Çukurova’da Bir Türkmen Sülalesi: Canpolat (Canpolatoğlu) Sülalesi
Canpolat (Canpolatoğlu) Sülalesi
Önemli Uyarı: Yürüttüğümüz tüm oymak, sülale ve şecere araştırmalarında temel şiarımız; herhangi bir soyu yermek, küçümsemek yahut övmek ve yüceltmek gibi sübjektif, hissi veya ideolojik amaçlardan tamamen uzak durarak, mutlak bir tarafsızlık ilkesiyle hareket etmektir. Sosyal bilimlerin ve çağdaş tarih metodolojisinin gerektirdiği akademik disiplin uyarınca, ailelerin köklerini incelerken sözlü anlatıların ötesine geçip yalnızca tescilli, somut ve doğrulanabilir maddi arşiv belgelerini (Nüfus, Temettuat, Mahkeme Sicilleri ve İskân kayıtlarını) yegâne rehber kabul ediyoruz. Bilimsel objektiflikten ödün vermeden yürüttüğümüz bu çalışmaların tek gayesi, geçmişin idari ve sosyolojik gerçekliğini belgenin söylediği yalın hakikat sınırları içerisinde kalarak geleceğe tarafsız bir ışıkla aktarmaktır.
Kök Coğrafya: Malatya Hekimhan Basak (Başak) Köyü
Kadirli ilçesinde meskûn olan Avşar Türkmen boyuna bağlı Canpolat (Canpolatoğlu) sülalesinin kök hücresini oluşturan ana yapı, Malatya Hekimhan’ın Basak (günümüzdeki adıyla Başak) köyüdür.
1556 tarihli Mühimme kaydı, Osmanlı devlet bürokrasisinin ve Canbulat/Canpolat Hanedanı’nın 16. yüzyıldaki askeri-idari tırmanışını gösteren çok kıymetli bir Osmanlı Arşiv Belgesidir. Bu arşiv kaynı Halep bölgesinde dirlik/tımar sahibi olan Canpolat Bey oğlu Hüseyin'in askeri yararlılıkları konu edilmektedir.Şam ve Halep Beylerbeyileri (bölgenin en üst düzey askeri ve idari mülki amirleri), Hüseyin Bey’in "Vilayet-i Arab" (Arap vilayetleri / Ortadoğu seferleri) coğrafyasında defalarca devlete "yoldaşlık" (askeri yararlılık, savaş katkısı ve sadakat) gösterdiğini merkeze arz etmişlerdir.Gösterdiği bu askeri başarı üzerine Hüseyin Bey’in yıllık geliri daha düşük olan "Tımar" dirliği, daha yüksek gelirli ve üst düzey askeri komutanlara verilen "Zeamet" payesine yükseltilmiştir."Canpolat Bey", Halep/Kilis hattının miri olan ve Osmanlı hizmetine giren Kilis Sancakbeyi Canpolat Bey'dir. Oğlu Hüseyin Bey ise daha sonra Kilis Sancakbeyliği yapacak ve sülalenin Halep-Şam hattındaki gücünü pekiştirecektir.
Kanuni Sultan Süleyman dönemi tahrirlerine dayanan 1560 tarihli resmi vergi kayıtlarına göre, sülalenin kök köyü olan Hekimhan Basak köyünde vergiye tabi 6 hane/şahıs tespit edilmiştir. Köye yıllık 1.200 akçe vergi biçilmiştir.
Başbakanlık Osmanlı Arşivi’nde (Tapu Tahrir Defteri, TT. d. 1560) yer alan resmi tahrir kayıtlarında geçen şahıs isimleri kelimesi kelimesine şöyledir:
"Pir Nazar'ın oğulları İsmail ve Mansur, Mustafa’nın oğulları Ali ve İbrahim, Salih'in oğlu (Sali) Aşık (Aşıt), Seydi Ahmet oğlu Hüseyin."
Bu kayıttaki "Mustafa" ve "Aşıt" isimleri, sülalenin Kadirli kolunun kurucusu "Bolat Mustafa" ile köyün ana sülalesi olan "Aşıt-Uşağı" isimlerinin arşivsel kökenini oluşturmaktadır.
Malatya Hekimhan Basak köyü havzası, Dulkadiroğulları ve Memlük sınır hatlarında Horasan menşeli Türkmen dervişlerinin (Koluaçık Hacım Sultan Ocağı ve Sinemilli Ocağı çevresi) ve Avşar-Beğdilli boylarının yerleşim alanına dönüşmüştür. 1560 tarihli kayıtlara altlık oluşturan beylik dönemi nüfuz yapısında bu derviş unsurlarının izleri net bir şekilde mevcuttur.
1607 yılında Halep ve çevresinde hakimiyet kuran Canbulatoğlu Ali Paşa’nın Osmanlı merkez ordusuna (Sadrazam Kuyucu Murat Paşa) karşı başlattığı büyük Celali İsyanı bastırıldıktan sonra, Halep ve Kilis’teki Canbulat hanedan mensupları tasfiye edilmiştir. askeri ve feodal yapıya mensup bazı kolların can güvenliklerini sağlamak amacıyla kimlik ve unvan değiştirerek Toroslar’ın sarp bölgelerine ve Malatya Hekimhan’ın derviş köyü olan Basak (Başak) gibi güvenli alanlara sığınmışlardır.
Göç Yolu ve İskân Süreci
Canpolat sülalesi Hekimhan'dan direkt Kadirli'ye inmemiştir. Göç yolu üzerinde önce Sivas Yama Dağları, ardından Kahramanmaraş'ın Elbistan ve Pazarcık bölgelerindeki akraba ocakların (Sinemilli havzası) yanında bir süre konakladıkları; hayvan sürülerinin rehberliğinde ormanlık ve sulak bir koridor olan Andırın üzerinden Kösepınar (Şeritbeleği Mezrası) hattına sızdıkları anlaşılmaktadır. Resmi nüfus, tahrir ve iskân dökümlerinde Canpolat sülalesinin Kadirli'ye ilk gelişinde doğrudan yerleştiği ve kütük oluşturduğu ana köyler İlbistanlı Köyü (Cilt: 38, Hane: 142) ile Kösepınar Köyü (Şeritbeleği Mezrası) olarak kaydedilmiştir
Sülalenin Kadirli kolunun kurucusu olan "Bolat Mustafa", ailesiyle birlikte 1925-1932 yılları arasında Hekimhan coğrafyasından Çukurova’ya göç etmiştir. İlk kayıtlarda "Canpolatoğulları" olarak anılan aile, 1934 yılında yürürlüğe giren 2525 sayılı Soyadı Kanunu ile birlikte geleneksel unvanlarını tescil ettirerek "Canpolat" resmi soyadını almıştır.
Resmi nüfus kütüklerinde (İlbistanlı Köyü, Cilt: 38, Hane: 142) sülalenin büyük reisi, 1926 Hekimhan doğumlu Osman Canpolat (baba adı Abdurahman, anne adı Dudu) olarak kayda geçirilmiştir. Soyadı sürekliliği bu hat üzerinden Mehmet Ali, Abdullah ve Alp Canpolat isimleriyle günümüze kadar intikal etmiştir.
"Canpolat" Adının Tarihsel ve Kültürel Arka Planı
"Canpolat" adının salt bir soyadı olmadığı; Hekimhan ve Dersim-Malatya-Kahramanmaraş sınır hattındaki eski derebeylikler, tarihi Canbulat paşalar veya bölgedeki egemen ocak topluluklarının güçlü karakterlerine (Demir/Polat gibi sağlam can taşıyan) atıfla verilmiş bir nam olduğu söylenir.
Resmi arşiv belgelerinde 1926 doğumlu Osman Bey'in babası "Abdurahman" olarak geçse de, şifahi tarihte bu hattın Hekimhan Basak köyündeki eski dede aileleriyle ya da "Aşıt-Uşağı", "Şefeli-Uşağı" gibi 16. yüzyıla kadar uzanan köklü Türkmen taifeleriyle kan bağının bulunması güçlü bir tarihsel gerçektir.
Sülalenin resmi kağıtlarda göç sebebi "ekonomik arayışlar" ve Çukurova'nın cazibesi olarak belirtilse de, yerel anlatılarda dağlık Hekimhan bölgesindeki yerel ağalarla ve rakip ailelerle yaşanan amansız güç savaşları, mera paylaşımları ve inanç eksenli baskıların bu büyük kopuşu tetiklediği belgelere yansımıştır.
Sülalenin Kadirli Kösepınar’a yerleşmesi tesadüfi olmayıp, buranın Andırın yayla yolu (Çığşar-Bağdaş hattı) üzerinde stratejik bir geçiş noktası olmasıyla ilgilidir. Resmi tarih iskan politikası dese de aile; yaylak-kışlak özgürlüğünü Çukurova'nın sıcağında kaybetmemek adına bu dağlık ve serin koridoru özellikle seçmiş, inançsal ritüellerini (cem, kurban, ocak bağlılığı) orman köylerinde daha rahat yaşatabilmiştir.
Sosyo-Ekonomik Yaşam ve Akrabalık Bağları
Kadirli’ye gelen aile, su kaynaklarının sağladığı coğrafi avantajları değerlendirerek Savrun Çayı yatağı boyunca su değirmenciliği ve tarım işletmeciliği faaliyetlerine girişmiştir. Sülalenin bölgedeki kalıcı varlığı; başlangıçta kış aylarını Kadirli Kösepınar Köyü (Şeritbeleği Mezrası), yaz aylarını ise Andırın’ın Çığşar ve Bağdaş yaylalarında geçiren geleneksel bir konar-göçer/yaylak-kışlak döngüsüne sahipken, 1930’lu yıllardaki iskan eğilimleri neticesinde tamamen yerleşik düzene evrilmiştir. Zamanla nüfus ve ekonomik ağ genişleyerek Kadirli Merkez (Pazar ve Dere Mahalleleri) ile İlbistanlı Köyü eksenine yayılmıştır.
Canpolat sülalesinin Kadirli’deki yerleşik hayata geçiş ve ekonomik büyüme süreçlerinde, ilçenin yerlisi olan sülalelerle kurdukları akrabalık bağları neticesinde nüfus kayıtlarına yeni aile adları dahil olmuştur. Resmi nüfus belgelerinde Canpolat ana hattı ile evlilik bağı kuran sülaleler şunlardır:
Tepegöz Sülalesi: Kars kökenli olup Kadirli Bağ Mahallesi ve Kösepınarı Köyü'ne yerleşen hane (Oymak adı tescil edilmemiştir).
Sel Sülalesi: Kadirli Karabacak ve Karakütük köyü sakini olan hane (Mustafa Sel ve Veli Sel kayıtları mevcut olup oymak bağı tescil edilmemiştir).
Okay Sülalesi: Kadirli Dere Mahallesi'nde meskûn hane.
Bu durum, sülalenin Hekimhan'dan getirdiği kapalı ocak yapısının, Kadirli'nin yerel demografik unsurları (Bozdoğan ve Tecirli aşiret kolları) ile hısımlık ilişkileri kurarak genişlediğini ve zengin bir soyadı çeşitliliğine ulaştığını bilimsel olarak ortaya koymaktadır.
Canpolat sülalesi, geldikleri ana yurt olan Hekimhan Basak Köyü'nün sosyo-kültürel dokusuna paralel olarak Alevi Türkmen kültür unsurlarını barındırmaktadır. Tarihsel olarak Koluaçık Hacım Sultan ve Sinemilli ocağı gibi dervişlik ve ocak geleneklerinin yoğun olduğu bir havzadan beslenen sülale, Kadirli bölge kültürüne de entegre olmuştur.
Sülale; hukuk, edebiyat ve dil bilimi alanında Müşir Kaya Canpolat, Prof. Dr. Mustafa Canpolat ve şair Ahmet Canpolat gibi ulusal düzeyde kıymetli simalar yetiştirerek Kadirli'nin Cumhuriyet dönemi aydınlanma profilinde mühim bir yer edinmiştir.
Bağlantılı Sülaleler, Oymaklar ve Bölgesel Yayılım
1. Malatya / Hekimhan (Kök Coğrafya)
Akraba / Bağlantılı Topluluklar: Aşıt-Uşağı, Şefeli-Uşağı, Hamus-Uşağı, Haydar-Uşağı ve Dedeler Sülaleleri (Basak / Başak Köyü sakinleri). Canpolat sülalesinin doğrudan doğruya kök hücre bağıdır. Kadirli kolunun kurucusu Bolat Mustafa ve ailesi 1925-1932 yılları arasında buradan göç etmiştir. Kadirli kolunun büyük dedesi 1926 doğumlu Osman Canpolat’ın resmi doğum yeri Hekimhan’dır. Köy; Avşar ve Beğdilli Türkmen boylarının iskan sahası olup Koluaçık Hacım Sultan ve Sinemilli Ocağı inanç havzasına doğrudan bağlıdır.
Kaynak: Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Tapu Tahrir Defteri (TT. d. 1560).
2. Kahramanmaraş / Elbistan ve Pazarcık
Sinemilli Ocağı Talipleri ve Ocakzadeleri (Kantarma ve Dervişçimli Mahalleleri/Köyleri). İnanç, kültür ve tarihsel oymak/ortaklık bağıdır. Canpolat sülalesinin köken aldığı Hekimhan Basak köyü, tarihsel ve fonksiyonel olarak Kahramanmaraş merkezli Sinemilli Ocağı inanç ve dervişlik ağının en önemli uç yerleşimlerinden biridir. Aileler arasında asırlara dayanan inançsal ve kültürel bir senkronizasyon ile akrabalık ilişkisi mevcuttur.
Kaynak: Sema Özveren, Kahramanmaraş Alevi Ocaklarında İnanç, İbadet ve Erkân: Sinemilli Ocağı Örneği, Yüksek Lisans Tezi, Mersin Üniversitesi, 2019.
3. Adana / Ceyhan
Aynı kökten bölünme ve tarımsal göç bağıdır. Kadirli’ye (Kösepınar ve İlbistanlı köyleri) yerleşen Canpolat sülalesinin tarımla uğraşan bir kolu, ilerleyen yıllarda ekonomik faaliyetlerini ve toprak işletmeciliğini genişleterek bereketli Ceyhan Ovası düzlüklerine doğru kalıcı olarak kaymış ve buraya yerleşmiştir.
4. Kahramanmaraş / Andırın (Çığşar ve Bağdaş Yaylaları)
Yaylak-kışlak döngüsü ve mülkiyet bağıdır. Sülale, Kadirli'nin Kösepınar köyüne yerleştikten sonra da tarihsel konar-göçer alışkanlıklarının bir uzantısı olarak yaz aylarını Andırın sınırında yer alan Çığşar ve Bağdaş yaylalarında geçirmiş, buraları kalıcı yazlık iskan alanı haline getirmiştir.
Kaynak: Adana Vilayeti Cumhuriyet Köy Raporları, 1940, s. 88.
5. Aydın ve Ege Hattı Anlatıları
Batı Anadolu'da (özellikle Aydın, Germencik ve Manisa çevrelerinde) yaşayan bazı eski Alevi Türkmen obaları, asırlar önce Malatya Hekimhan ve Maraş havzasından "Canpolatoğulları" adıyla bir grubun Ege'ye incir ve zeytin tarımı için göç ettiğini aktarmaktadır. Resmi Osmanlı iskan defterlerinde Kadirli koluyla bu Ege grupları arasında doğrudan bir kan bağı tescil edilmemiş olsa da, 18. ve 19. yüzyıllardaki büyük aşiret tensikatları (özellikle Avşar iskanları) sırasında sülalenin bir kolunun batıya savrulmuş, bir kolunun ise Hekimhan'da kalarak sonradan Kadirli'ye inmiş olması güçlü bir tarihsel olasılıktır.
6. Halep / Afrin Sınır Hattı Anlatıları
Sülale hafızasında yer yer zikredilen bir diğer iddia ise, Hekimhan'dan da evvelki köklerin Suriye hattındaki "Canbolat" hanedanlığı ve aşiretiyle ilgili olduğudur. 16. ve 17. yüzyılda Halep bölgesinde hüküm süren ve Osmanlı ile ciddi siyasi mücadelelere giren Canbulatoğlu Ali Paşa'nın isyanı bastırıldıktan sonra, bu aileye mensup kolların can güvenliklerini korumak amacıyla isim ve kimlik değiştirerek Anadolu’nun içlerine, özellikle de Hekimhan’ın sarp Basak köyü gibi izole derviş mekanlarına sığındıkları anlatılmaktadır.
Belge, vefat eden bir şahsın şer’i vasiyetnamesi, bu vasiyetnameye istinaden düzenlenen miras/kütük kayıtları, aile içi tereke ve zimmet/mülkiyet paylaşımları konusundadır. İlgili vasiyetnamenin ait olduğu kaza/meclis tarafından merkeze sunulması ve incelendikten sonra aslının iade edilerek miras hukukuna uygun resmi muamelenin ifa edilmesi istenmektedir. Bölgedeki merhum bir hane reisine ait şer'i vasiyetname (vasiyetnâme-i şer'iyye) ve mülk kütüklerinin tescil edilmesi, Vefat sonrası aile fertleri veya mirasçılar arasında çıkabilecek zimmet, alacak-borç ve arazi/mülkiyet uyuşmazlıklarının çözümü için mahkeme/meclis kararına esas teşkil etmek, İlgili adli/idari muamelenin usulüne uygun şekilde yerine getirilmesini (mu'âmele-i ifâ oluna) sağlamak amacıyla yazılmıştır.
Belgenin hitap ve havale kısmındaki şerhlerden anlaşıldığı üzere bu yazı; Adliye Nezareti’ne (Adalet Bakanlığı), Mahkeme-i Temyiz/Meclis-i Ahkâm-ı Adliye’ye veya bölgenin idari/adli amiri olan Sancak/Kaza Kadılığına/Meclisine yazılmış resmi bir üst yazıdır (araz/müzekkere). Malatya Hekimhan'dan Kadirli'ye (Kars-ı Maraş) göç eden Avşar kökenli Canpolat / Canpolatoğlu sülalesi ve bölgedeki hısımlık/arazi ilişkileri çerçevesinde
Tereke ve Mülk Paylaşımı Usulü (Aşiret – Yerleşik Geçişi): Canpolat sülalesi üzerine yapılan arşiv tespiti çalışmalarında; ailenin Kadirli'ye (Kösepınar, İlbistanlı, Pazar ve Dere Mahalleleri) yerleşme sürecinde su değirmenleri, Savrun Çayı boyunca tarım arazileri ve yaylak/kışlak mülkleri edindiği tescillenmişti. Bu belge, Osmanlı hukuk sisteminde konar-göçerlikten yerleşik hayata geçen ailelerin gayrimenkul, arazi ve zimmetlerinin doğrudan "Şer'i Vasiyetname" ve "Tanzim Olunan Kütükler" üzerinden adli/mülki güvenceye alındığını göstermektedir.
Sülale İçi Miras ve Hısımlık Kayıtlarının Yapısı: Canpolatlar, Kadirli'nin yerlisi olan Tepegöz, Sel, Okay ve Güven (Kayserilioğulları) gibi ailelerle kız alıp-verme yoluyla evlilik bağları tesis etmişlerdir. Bu tür vasiyetname ve tereke evrakları, kadı sicillerinde hısımlık kurulan ailelerin birbirine devrettiği mirası, arazi sınırlarını ve soy bağlarını teyit eden en somut adli vesikalardır.
İlmiye ve Adli Mekanizma İlişkisi: Metinde geçen "Vasiyetnâme-i Şer'iyye" ve "Adliye" ibareleri, bölgedeki aşiret ricalinin hukuki ihtilaflarını şer'i mahkemeler ve kaza meclisleri aracılığıyla çözüme kavuşturduğunu doğrulamaktadır.
Kaynakça
T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA). Tapu Tahrir Defterleri (TT.d.), Defter No: 397: Osmanlı Klasik Dönemi Kars-ı Dulkadiyye (Kadirli) ve Havf-i Hekimhan İskan ve Cemaat Defterleri, Topluluk Yapısı ve Aşiret Tensikat Kayıtları.
T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA). Tapu Tahrir Defterleri (TT.d.), Defter No: 1560: Kanuni Sultan Süleyman Dönemi Malatya Sancağı Tahrir Defteri, Basak Köyü Vergi ve Nüfus Kütüğü Kayıtları.
Eker, S. (2003). Onyıllarla Prof. Dr. Mustafa Canpolat. Mustafa Canpolat Armağanı içinde (s. 1-10). Ankara: Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Yayınları.
Evliya Çelebi b. Derviş Mehemmed Zıllî. (2011). Seyahatnâme (9. Cilt, s. 210-215, Haz. S. A. Kahraman). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.
Özveren, S. (2019). Kahramanmaraş Alevi Ocaklarında İnanç, İbadet ve Erkân: Sinemilli Ocağı Örneği (Yayımlanmamış yüksek lisans tezi, s. 84-112). Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mersin.
Sayar, M. (2008). Kilikya Bölgesi Antik Coğrafya ve Yüzey Araştırmaları Raporları (s. 134-145). Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Yinanç, R. (1989). Dulkadir Beyliği (s. 202-218). Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Yorumlar
Yorum Gönder