Kadirli Vayvaylı Köyü
Kadirli Vayvaylı Köyü
Vayvaylı Köyü’nün temel yerleşim çekirdeği olan Hüyük Mevkii, Tunç Çağı ve Demir Çağı'ndan itibaren Çukurova’nın su taşkınlarından korunmak ve Ovayı gözetlemek amacıyla inşa edilmiş antik bir yerleşim tepesidir. MÖ 2. binyılda Kizzuwatna Krallığı ve müteakiben Hitit İmparatorluğu'nun Karatepe-Anavarza hattındaki tarım ve kervan koridoru üzerinde yer alır.
Vayvaylı bölgesi, Roma çağında Anavarza (Anazarbus) ve Flaviopolis (Kadirli) kentleri arasındaki tarımsal hububat ve zeytinyağı üretim merkezidir. Bizans-Arap mücadelelerinde (Sugûr hattı) bölge tampon bölgeye dönüşmüş, kaleler ve gözetleme tepeleri arası haberleşme ağının bir parçası olmuştur.
Dulkadiroğulları Beyliği döneminde Savrun Çayı kıyısı, Oğuzların Boz-Ok koluna bağlı Avşar / Bozdoğan Türkmenlerinin kışlağı haline getirilmiştir.
Kadirli (Kars-ı Maraş) havalisindeki Bozdoğan teşekküllerine bağlı Vayvaylı oymağının tarihsel serüvenini incelediğimizde Rakka sürgününden Karataş-Misis hattına, oradan da Savrun Havzası'na uzanan bu göç dalgası; Türkmen boyları (Bozdoğan, Avşar, Cerit) arasındaki toprak ve egemenlik mücadeleleri ile devletin iskân politikaları bağlamında analiz etmemiz gerektiğini görüyoruz.
Türkmen isimlendirme geleneğinde oymak adları genellikle boy beyinin adından veya bir savaş kahramanlığından gelirken, Vayvaylı ismi doğrudan bir toplumsal travmaya ve "ağıt kültürüne" dayanır.
Osmanlı Devleti'nin Bozdoğan, Cerit ve Tecirli gibi İfraz-ı Zülkadriye aşiretlerini Suriye/Rakka çöllerine mecburi iskâna tabi tutması (1691), bu aşiretler için büyük bir yıkım olmuştur. Sürgün yıllarında veya dönüş yolunda Bozdoğan beyi Hacı Halil Bey’in vefatı üzerine yakılan "Vaay vaay gitti Hacı Ağa" ağıdı, o kadar derin bir iz bırakmıştır ki, bu koldan yürüyen sülale zamanla "Vayvaylı" adıyla anılmaya başlanmıştır. Ali Rıza Yalgın'ın Cenup'ta Türkmen Oymakları çalışmasında sıkça vurguladığı Çukurova ağıt geleneğinin, bir boyun ismine dönüşmesinin en dramatik örneğidir. Rakka'dan Çukurova'ya geri dönen (firar eden) aşiretlerin yeniden yurt tutma süreci, Osmanlı bürokrasisi ile Türkmen beyleri arasında çetin pazarlıklara sahne olmuştur.
Aşiret reisi Kerimoğlu’nun Adana Valiliği'ne müracaatı ve padişah fermanıyla Karataş bölgesine yönlendirilmeleri, devletin Bozdoğanlıları "kontrol edilebilir" düzlüklerde tutma stratejisinin bir parçasıdır. Ancak aşiretin demografik büyüklüğü, onları Misis'e kadar genişlemeye mecbur bırakmıştır. Bugün Adana'ya bağlı yirmi civarındaki Bozdoğan köyünün "Kütük Bozdoğanı" (ilk nüfus kaydına girenler) olarak anılması, devletin bu devasa federasyonu resmi tapu ve vergi sistemine entegre etme çabasının hukuki bir terimidir.
16. ve 17. yüzyıl Osmanlı Tahrir kayıtlarında Bozdoğan (Iğdır) cemaatinin yurt yeri olarak Savrun Havzası kışlağı ve Çokak/Mağara yaylak tescilleri gösterilmektedir.Fırka-i İslahiye (1865) sonrası Vayvaylı oymağının Hüyük mevkisindeki yerleşimi, 1872 Halep Defteri tescilleri ve Bozdoğan boyunun kol tescilleri belgelenmiştir.
Vayvaylı obasının Misis'ten Kadirli'ye uzanan yolculuğu, boy içi alt liderlerin (Kâhya) inisiyatif almasıyla şekillenmiştir. Vali padişahtan gelen fermana bağlı olarak Karataş bölgesine yerleşin der. Ancak aşiret büyük olduğu için ucu Misis'e kadar yayılır. Misis'e gelen Bozdoğan aşiretine mensup grubun başında Vayvayoğlu Veli Kâhya vardır. Burada bir köy oluştururlar ve köyün adını da Hacı Kodal köyü olarak koyarlar. İlk muhtarları Veli Kâhya’dır. Veli Kâhya önderliğinde kurulan 400 hanelik Hacı Kodal yerleşimi, oymağın ilk ciddi "yerleşik hayata geçiş" (çiftçileşme) denemesidir. Hacı Kodal, Vayvaylı obasının Misis hattında kurduğu ilk yerleşime adını veren, Veli Kâhya'nın grubundaki önemli bir cemaat reisidir (kethüda). Akçadağ, Çokak ve Kızıloluk hattında bugün varlığını sürdüren "Kodallar" ile Hacı Kodal köyü arasında doğrudan bir genetik ve tarihsel akrabalık vardır.
Bozdoğan teşekkülleri devasa bir federasyondur. Devlet bu oymakları düzlüğe (Misis-Kadirli hattına) iskân etmeye zorladığında, obanın tamamı toprağa bağlanmamıştır. Bir kısmı asıl ekonomik faaliyetleri olan hayvancılığı sürdürmek için geleneksel yaylak rotalarında (Çokak-Akçadağ) kalmış veya o bölgelerde oba kurmuştur. Yani ovanın "Hacı Kodalları" ile dağın "Kodalları", aynı ağacın kışlak ve yaylakta filizlenen iki farklı dalıdır.
Yusuf Halaçoğlu'nun Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar indekslerindeki 16. yüzyıl Tapu Tahrir kayıtlarıyla birebir örtüşmektedir. Arşiv belgelerinde Bozdoğan (Iğdır) cemaatlerinin karşısında yurt yeri olarak genellikle şu ifade yer alır: "Savrun Havzası kışlak, Çokak ve Mağara nahiyeleri yaylak." Bozdoğanların Kızıloluk, Çokak, Maksutoluğu gibi mevkileri bugün dahi yayla olarak kullanmaları, "kültürel sürekliliğin" en muazzam kanıtıdır. 1865 Fırka-i İslahiye ve 1934 İskân Kanunu bu insanları köylere yerleştirse de, bin yıllık "dağa çıkma/yaylama" refleksini genlerinden söküp atamamıştır.
Veli Kâhya grubunun Amberinarkı bölgesine yönelmesi, Çukurova'nın iki kudretli gücünü; Iğdır boyuna mensup Bozdoğanlar ile Bozok koluna mensup Avşarları (Anber Ağa) karşı karşıya getirmiştir. Anber Ağa buraya yerleşmelerine izin vermiyor. Veli Kâhya da grubunu alıp önce Kadirli’ye yakın bir yere, sonra da şu anki Vayvaylı köyü sınırları içerisindeki Hüyük mevkisine yerleşiyorlar. Bu kriz, sadece bir toprak meselesi değil, su yollarını (ark) kontrol etme stratejisidir. Avşar direnci, Veli Kâhya'yı asıl ata yurdu olan Savrun Havzasına (Kadirli'ye) çekilmeye zorlamıştır.
Avşar baskısı ve Ceritlerle yaşanan medcezirli (kâh dost, kâh düşman) ilişkiler sonrası Veli Kâhya, grubunu bugünkü Kadirli-Vayvaylı köyü sınırları içerisindeki Hüyük mevkisine taşımıştır. "Hüyük" mevkisinin seçilmesi tesadüf değildir. Türkmenler, hem su taşkınlarından korunmak hem de savunma (gözetleme) avantajı sağlamak için genellikle eski antik yerleşimlerin (höyüklerin) eteklerini yurt tutarlar. Bu durum, bölgedeki kadim iskân hafızasının Bozdoğanlılar tarafından devam ettirildiğini gösterir.
Yaşar Kemal’in İnce Memed 2 romanındaki kurgusal çatışmaların, Kadirli’ye bağlı Vayvaylı köyünün gerçek tarihsel ve sosyolojik altyapısıyla (Bozdoğan aidiyeti ve iskân sancıları) nasıl örtüştüğünü görüyoruz. Romanda Çukurova’nın (özellikle Anavarza ovasının) verimli topraklarını ele geçirmek isteyen, acımasız ve modern yöntemler kullanan bir toprak ağası olan Ali Safa Bey'in en büyük takıntısı (kendi deyimiyle kara sevdası) Vayvaylı köyüdür. Yaşar Kemal romanında Vayvaylı köylülerini "Ölmez otu gibi toprağa yapışmışlar, gelen bütün belalara karşı bağırlarını açmışlar" şeklinde betimler. Ali Safa Bey bilir ki; eğer Savrun Çayı kıyısındaki Vayvaylıları ezerse, Anavarza ovasının geri kalanı çorap söküğü gibi eline geçecektir.
Rakka sürgününden dönüp, Karataş-Misis hattından Savrun kıyısındaki Hüyük mevkisine tırnaklarıyla kazıyarak yerleşen Veli Kâhya'nın Vayvaylısı, toprağın ne demek olduğunu çok iyi bilir. Romandaki Ali Safa Bey, tarihsel süreçteki "devlet baskısı ve yerel mütegallibe"nin (Ağa sisteminin) edebi bir simgesidir.
Vayvaylı, İnce Memed’in Ali Safa Bey'in zulmüne karşı köylüleri koruduğu, onlarla omuz omuza çarpıştığı ve uzun süre barındığı o meşhur köydür. Köylüler, devletin ve ağanın işbirliğine karşı İnce Memed'i bir kurtarıcı olarak bağırlarına basarlar. Ali Safa Bey'in adamları köyü kurşun yağmuruna tuttuğunda, Vayvaylılar Memed ile birlikte direnirler. Romanda Ali Safa Bey'in Urfa'dan getirttiği ve sonrasında efsaneleşen bir "Yağız At" vardır. Memed'in bu ata binmesi, Vayvaylı köylüleri için yenilmezliğin ve başkaldırının sembolü olur. At ne zaman vurulursa, köylülerin de umudunun o zaman kırılacağına inanılır.
Yaşar Kemal, Vayvaylı'nın coğrafyasını romanda adeta bir harita gibi çizer: "Vayvay köyü Anavarza ovasının yukarı ucunda, Topraktepe'nin yarım saat kadar aşağısında, Dedefakılı bükünün sağında, Savrun çayının çakıltaşlarını yayarak genişlediği yerdedir. Evleri kamıştan, sazdan, çitten yapılmış huğlardır." Vayvaylı köyü sadece resmi tarih evraklarında değil, Yaşar Kemal'in kalemiyle dünya edebiyatında da "haksızlığa karşı toprağını savunan Türkmen onurunun" simgesi olmuştur.Romanda Anavarza Ovası’nı ele geçirmeye çalışan acımasız ağa Ali Safa Bey’in tek takıntısı Vayvaylı’dır. Yaşar Kemal, Vayvaylı köylülerini: "Ölmez otu gibi toprağa yapışmışlar, gelen bütün belalara karşı bağırlarını açmışlar" şeklinde betimler.Vayvaylı, İnce Memed’in ağalık düzenine karşı barındığı, köylülerin canı pahasına İnce Memed’i koruduğu ve Ali Safa Bey’in Urfa’dan getirttiği "Yağız At" efsanesiyle başkaldırının simgesi olan efsanevi köydür.
Vayvaylı sülalelerinin (özellikle Kâhyalar ve Vayvaylıoğulları) en eski akraba kökleri Aydın ve Denizli (Bozdoğan - Nazilli - Kuyucak) hattındadır. 17. yüzyıl iskân kayıtlarında "Bozdoğan Perâkendesi" olarak Batı Anadolu’ya nakledilen ve bugün orada yerleşik olan aileler, Vayvaylı'daki sülalelerle doğrudan "Ammioğlu" derecesinde akrabadır.
Adana (Yüreğir, Ceyhan, Sarıçam) bölgesi ise Vayvaylı’dan ova ziraati ve ticaret amacıyla ayrılan hanelerin en yoğun olduğu yerdir. Vayvaylı, Gök, Arslan ve Yılmaz soyadlarını taşıyan köklü ailelerin kütükleri doğrudan Vayvaylı köy kütüğüne bağlıdır.
Kayseri (Sarız, Pınarbaşı, Develi) hattında Vayvaylı'nın Avşar ve Cerit bağlantılı "yaylacı" kollarının akrabaları bulunmaktadır. 1865 Fırka-i İslâhiye sonrası kışlağı Kadirli'de, yaylağı Kayseri'de kalan "bölünmüş haneler" mevcuttur.
Vayvaylı Köyü’nün demografik omurgası tam bir Bozdoğan (Avşar) teşekkülüdür:
Bozdoğan (Avşar Boyu / Bozok Kolu): Vayvaylı’nın ana kurucu unsurudur. Aile kütükleri 16. yüzyıl Tapu Tahrir defterlerindeki "Savrun Havzası kışlak, Çokak ve Mağara nahiyeleri yaylak" kaydıyla tescilli Bozdoğan konfederasyonuna dayanır.
Kâhyalar / Vayvaylıoğulları (Vayvaylı / Gök / Arslan / Yılmaz): Oymağın kethüdası ve kurucu lideri Vayvayoğlu Veli Kâhya'nın soyundan gelen ana damardır. Aydın-Denizli (Bozdoğan-Nazilli) hattındaki "Bozdoğan Perâkendesi" ile doğrudan ammioğlu (amca oğlu) derecesinde akrabadırlar.
Kodallar (Hacı Kodal Cemaati / Kodal): Misis'te kurulan Hacı Kodal köyünün ve dağlık iskân sahasındaki (Akçadağ, Çokak, Kızıloluk) Kodallar sülalesinin ovadaki koludur. Veli Kâhya idaresindeki Hacı Kodal Kethüda'nın torunlarıdır.
Avşar ve Cerit Bakiyesi Haneler: Aşiretin 18. yüzyıldaki iç çatışmalar ve evlilikler vasıtasıyla bünyesine kattığı, Kayseri (Sarız, Pınarbaşı) yayla bağlantılı hısımlık kollarıdır.
Vayvaylı ve Savrun havzası, Osmanlı maliye kayıtlarında "Misis ve Kars Mukataası" dâhilindedir. Aşiret reisi Kerimoğlu ve Vayvayoğlu Veli Kâhya, yerel vergi toplayıcısı (mültezim) ve aşiret kethüdası olarak Bâb-ı Âlî nezdinde muhatap tescil edilmiştir. 1784 tarihli Sadr-ı Azam beratıyla Karamanlı Boy Beyi tescil edilen Latifoğlu Hacı Ali Efendi ile Bozdoğan aşiret reisleri arasında Çukurova aşar ve an-cemaat vergilerinin toplanmasında mültezim ortaklıkları kurulmuştur.
Misis-Amberinarkı hattından Kadirli Hüyük mevkisine uzanan mülkiyet uyuşmazlıklarında, Adana ve Kozan Mahkemesi tereke (miras) kayıtlarında Vayvaylı eşrafının "Mülk sahibi rençber ve çiftlik ağaları" olarak tescil edildikleri görülür.Köyün kütüğündeki dini ve idari liderlik, "Kâhya" unvanlı cemaat reisleri (Veli Kâhya ve soyu) tarafından yürütülmüş; nikâh, mülk devri ve miras taksimleri Kars-ı Zülkadriye Kadılığı ve Müftüoğlu sülalesine mensup kadılar huzurunda şer'an tescil edilmiştir.
Aytaç Bozkuyu
Tarih Bilimi Uzmanı/ Etnolog
Kaynakça
T.C. Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA), Tapu Tahrir Defterleri Fonu (TT.d.), Defter No: 454 & Defter No: 998 (Muhâsebe-i Vilâyet-i Diyâr-i Bekr ve ‘Arab ve Zü'l-Kâdiriyye Defteri), M. 1526 & M. 1530. (Savrun Havzası kışlakları, Çokak ve Mağara nahiyeleri yaylakları ile Bozdoğan / Iğdır ve Kınık cemaatlerinin tahrir kayıtları).
T.C. Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA), Mühimme Defterleri ve İskân Kalemi Kayıtları, H. 1102 / M. 1691 (Rakka Fermanı ve Fırarî Aşiretler Kayıtları) & H. 1282 / M. 1865 (Fırka-i İslâhiye İskân Defterleri).(Bozdoğan, Cerit ve Tecirli aşiretlerinin Rakka iskânı, Karataş-Misis hattına yönlendirilmeleri ve 1865 yılı Çukurova yerleşik hayata geçiş belgeleri).
T.C. Resmi Gazete, İskân Kanunu, Kanun No: 2510, Kabul Tarihi: 14.06.1934, Yayınlandığı Resmi Gazete: 21.06.1934 / Sayı: 2733. (Aşiretlerin ve konar-göçer unsurların resmi köy kütüklerine tescil edilmesi ve arazi dağıtım esasları).
Halaçoğlu, Yusuf (2009). Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650), Cilt 1-6, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara. (16. ve 17. Yüzyıl Tapu Tahrir kayıtları ışığında Bozdoğan, Iğdır, Cerit ve Avşar cemaatlerinin kışlak-yaylak dağılımı).
Kemal, Yaşar (2004). İnce Memed 2, Yapı Kredi Yayınları, İstanbul. (Vayvaylı Köyü’nün Anavarza Ovası ve Savrun Çayı kıyısındaki coğrafi konumu, Topraktepe ve Dedefakılı bükü betimlemeleri, Ali Safa Bey ve Vayvaylı köylülerinin toprak savunması).
Yalgın, Ali Rıza (1977). Cenup'ta Türkmen Oymakları, (Haz. Sabri Yılmaz), Kültür Bakanlığı Yayınları, Ankara. (Çukurova Türkmen ağıt geleneği, Hacı Halil Bey ağıdı ve Vayvaylı ismiyle oymaklaşma etnografyası).
Yorumlar
Yorum Gönder