Çukurova’da Bir Türkmen Sülalesi: Kocamanlılar


Çukurova’da Bir Türkmen Sülalesi: Kocamanlılar 

Kadirli ve Andırın sahasının sosyo-kültürel yapısında derin izler bırakan Kocamanlı sülalesi, İç Anadolu’dan Çukurova’ya uzanan köklü göç rotası, iskân süreçleri ve yetiştirdiği kültürel şahsiyetlerle bölge tarihinin en dikkat çekici unsurlarından birini oluşturmaktadır.

Göğ Ömer ve Tarihsel Kökenler (1788 – 1855)

Sülalenin bilinen en eski atası olan Göğ Ömer (Göğ Omar), 1788-1855 yılları arasında yaşamıştır. Bu zaman dilimi, 18. yüzyılın son çeyreği ile 19. yüzyılın ortasına denk gelen ve Çukurova çevresindeki konar-göçer Türkmen oymaklarının iskân hareketliliğinin en yoğun yaşandığı döneme rastlamaktadır.

Göğ Ömer’in belgelerle tescilli "Konya - Kilis - Haruniye - Kadirli" göç rotası, Selçuklu ve müteakip beylikler dönemindeki büyük Türkmen hareketliliğinin klasik bir yansımasıdır. Konya aksı, sülalenin köken yurdu olarak işaret edilen ve Osmanlı'nın konar-göçer unsurları güneye kaydırma politikasıyla ilişkili olan ilk merkezdir. Ardından ulaşılan Kilis aksı, güney sınır boyunda bir dönem iskân olunan istasyon bölgesidir. Kilis’ten kuzeye, Çukurova ve Andırın dağlık sahasına geçiş adımı olan Haruniye (Düziçi) - Maraş hattı ise ailenin coğrafi temaslarını doğrulamaktadır. Nihayetinde Kadirli Koçlu (Avluk) köyü, Göğ Ömer’in yerleştiği ve sülalenin kurumsallaştığı ana merkez haline gelmiştir.

Kadirli havzası, tarihsel olarak Bozdoğan Türkmenleri ve Zülkadirli Devleti'nin ana unsurları olan Oğuz boylarının (Avşar, Beğdili, Karkın vb.) iskân sahasıdır. Konya'dan Kilis'e, oradan Çukurova'ya uzanan bu hat; 16. ve 17. yüzyıllarda Osmanlı devlet politikasınca stratejik bölgeleri tutmak üzere görevlendirilen, ardından Çukurova'ya geri dönen Halep Türkmenleri veya Atçeken Türkmenleri hareketliliğiyle doğrudan örtüşmektedir.

İskân ve Avluk Köyü

Sülalenin yerleştiği Koçlu (Avluk) köyü ve akraba bağlarının bulunduğu Gürükler/Döğüşler kolunun eski yurdu olan Höçkeren Kalesi civarı, antik dönemden Kilikya Ermeni Baronluğu ve Dulkadiroğlu dönemine kadar Savrun Vadisi’ni kontrol eden en kritik savunma hatlarından biridir. Avluk ve çevresi, dağlık Andırın sahası ile Kadirli ovası arasındaki stratejik geçiş koridorudur. Bölgedeki antik kaleler ve su değirmenleri kalıntıları (özellikle Kalealtı Suyu üzerindeki tarihî Gelebit değirmenleri), alanın sadece bir tarım sahası değil, Orta Çağ boyunca iaşe ve değirmen menzili olarak kullanıldığını gösterir.

Göğ Ömer’in yaşadığı dönem, Osmanlı Devleti'nin Çukurova'daki konar-göçer aşiretleri zorunlu yerleşik hayata geçirmeye çalıştığı sancılı bir süreçtir. 1865 yılında bölgeye müdahale eden Fırka-i Islahiye (Cevdet Paşa ve Derviş Paşa komutasındaki ordu) öncesinde ve hemen sonrasında, bölgedeki Türkmen boyları ova köylerine yerleştirilmiştir. Sülalenin Tatar Koca ve Deli Ali kolları gibi unsurlarının Höçkeren Kalesi civarındaki eski yurtlarını terk ederek bu köylere yerleşmesi, 19. yüzyıl Osmanlı iskân defterlerindeki (Nüfus ve Temettuat Defterleri) "perakende aşiretlerinin deruhte edilmesi" politikasıyla birebir uyumludur.

Sülalenin Resmi Kuşak Dökümü arşiv belgelerinde tescil edilen aile silsilesi verilerine göre, Göğ Ömer'den günümüze uzanan kuşak hattı tam tarihlerle şu şekilde tespit edilmiştir:

  • Göğ Ömer (Göğ Omar): (1788 – 1855)

  • Mehmet Çavuş (Mehmet Akyol): (d. 1829 – v. 1912)

  • Ali Kaha (Ali Kahya): (d. 1860) 

  • İbrahim Kocaman: (d. 1901) 

  • Salih Kocaman: (d. 1924) 

  • Muhsin Kocaman: (d. 1973) 

Göğ Ömer’in oğlu Mehmet Çavuş’un (Mehmet Akyol) 1829 yılındaki doğumu ve 1912'deki vefatı, Osmanlı'nın bölgede kurumsallaşmaya başladığı Tanzimat sonrası dönemde, ailenin "Koçlu Köyü Hane 34" numaralı kütüğe kurucu ailelerden biri olarak yazılmasıyla neticelenmiştir. "Çavuş" unvanı, ailenin yerel düzeyde askeri ve idari bir ağırlığa sahip olduğunu göstermektedir.

Milli Mücadele Dönemi 

Kadirli ve Andırın bölgesi, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Fransız işgaline ve Ermeni çetelerinin faaliyetlerine karşı Çukurova’da ilk organize direncin (Kuva-yı Milliye) başladığı yerdir. Fransızların Kadirli’yi işgal ettiği 1919-1920 döneminde, ovadaki Türkmen sülaleleri dağlık Andırın sınırına yakın olan Avluk (Koçlu) ve Karabacak köyleri hattını lojistik üs ve güvenli bölge olarak kullanmıştır.

Kocamanlı sülalesinin o dönemki yetişkin kuşakları (1860 doğumlu Ali Kahya ve 1901 doğumlu İbrahim Kocaman), Andırın'dan Kadirli cephesine (Şehit Muallim Ahmet Boran ve Aydınoğlu Tufan Bey müfrezelerine) giden stratejik yolların güvenliğinde ve Kuva-yı Milliye müfrezelerinin iaşesinde (lojistik destek, at temini ve yerel istihbarat) aktif rol oynamışlardır.

Akrabalık Bağları 

Sülale tarihi erkek figürler üzerinden yürütülse de, resmi arşiv vesikaları kırılma anlarında kadınların kilit rol oynadığını gösterir:

Rukiye Hanım (Göğ Ömer'in Eşi): 1700'lerin sonu ile 1800'lerin başında, Konya'dan Kilis'e ve oradan Haruniye'ye uzanan zorlu göç hattında Göğ Ömer'in yanında yer alan sülalenin kök anasıdır.

Hatice Hanım (Mehmet Çavuş'un Eşi): Ali Kahya'nın (Ali Kocaman) annesidir. 1800'lerin ortasında, Avluk köyünün henüz bir aşiret yerleşkesinden kalıcı bir tarım köyüne dönüştüğü dönemde sülalenin iç düzenini ve hafızasını idare etmiştir.

Hürü Kocaman (d. 1908) ve Fatma Bertiz (d. 1894): İbrahim Kocaman'ın eşi Hürü Hanım Andırın tescilli iken, Fatma Bertiz ise Andırın/İlbistanlı Köyü hanesine tescillidir. Bu veriler, Kocaman sülalesinin dağlık Andırın sahasındaki köklü Türkmen oymakları (özellikle Bertiz aşireti) ile ova arasında stratejik bir akrabalık koridoru kurduğunu ve kız alıp verme geleneğinin sürdürüldüğünü kanıtlamaktadır.

Akraba Sülaleler 

Akyollar / Mehmet Çavuş Kolları: Göğ Ömer’in oğlu Mehmet Çavuş’un soyundan gelirler. Soyadı Kanunu döneminde aynı aileden gelen bir kısım bireyler "Akyol", bir kısmı "Kocaman" soyadını almıştır. Her iki grup da biyolojik ve tarihsel olarak tamamen aynı köke dayanır.

Kocaboğa Sülalesi: Avluk köyünde Kocamanlılar ile birlikte en büyük nüfus payına sahip iki ana gruptan biridir. Sülalenin kökeni Tatar olarak geçmekte olup, bölgedeki "Topal Tatar" soyundan bağımsız müstakil bir koldur. Kocamanlılar, köken hafızasında bu Tatar gruplarından ayrılarak Konya-Kilis hattından gelen ari bir Türkmen kolu olarak kendilerini konumlandırmış ve köyün sosyo-politik dengesini bu iki ana yapı üzerinden inşa etmişlerdir.

Gürükler / Deli Ali (Çatal Ali) Soy Hattı: Yusufizzettin Köyü tescilli olup, Kadirli'deki geniş akraba ağlarıyla tanınırlar. Bölgenin tarihsel şahsiyetlerinden Tatar Koca’nın torunu Deli Ali (Çatal Ali) soyuna dayanırlar. Eski yurtları Savrun kenarındaki Höçkeren Kalesi civarıdır. Sülale kütüğünde doğrudan anne tarafı akrabalığı mevcuttur (Muhsin Kocaman'ın annesi Gürükler kızıdır). Kadirli (Yusufizzettin Köyü) kütüğüne kayıtlıdırlar.

MENEKŞELER: Âşık Abdulvahap Kocaman’ın (1930-2005) 1949 yılında evlendiği eşi Cennet Hanım’ın mensup olduğu aile/sülaledir.

BERTİZ (Bertiz Türkmen Oymağı):Sülale ağacının üst kollarında yer alan 1894 doğumlu Fatma Bertiz (Andırın/İlbistanlı Köyü tescilli) üzerinden Kadirli-Andırın hattında doğrudan evlilik bağı kurulan köklü Türkmen oymağıdır.

Gelebit Değirmeni Hısımlığı: Arşiv belgelerinde Deli Ali'nin üç hanımından birinin Kalealtı Suyu üzerindeki tarihî Gelebit değirmenlerinin sahibi Gelebit'in kızı Hera olduğu tescil edilmiştir.

Deli Ali (Tatar Koca) soy hattından çoğalan geniş akraba sülaleleri şunlardır:

  • Sezerler (Kavramalar)

  • Gürükler

  • Çatallar ve Özçatallar 

  • Tunceller

  • Kırıkkale 

  • Karaosmanuşağı

  • Kıvrak 

  • Evcan 

  • Kale ve Özkale 

  • Ermeydan 

  • Gülden

  • Çolakça 

Güneş / Küçükaslan ve İlgili Kollar: Köyün Andırın bölgesinden göç almış geç dönem iskân kollarıdır. Ataları 1870 doğumlu Mehmet Küçükaslan (Çolak Muhtar) olarak bilinir. Bu kolun Karabacak ve Avluk hattında çoğalan mensupları günümüzde Güneş, Küçükaslan, Güneşgörmez , Yandak  ve Avluk soyisimlerini taşımaktadır.

Kültürel ve Edebi Miras

Âşık Abdulvahap Kocaman (1930 - 2005)

Resmî kayıtlara göre 1934, asli olarak 1930 yılında Koçlu (Avluk) köyünde doğan ozan, Mehmet Bey ve Rukiye Hanım’ın oğludur. 1949 yılında Cennet Hanım (Menekşeler ailesinden) ile evlenmiş ve 11 çocuk sahibi olmuştur. 14 Ağustos 2005'te doğduğu köyde vefat etmiştir.

Şiirlerinde Vahap, Abdulvahap veya Kocaman mahlaslarını kullanan ozan, badeli âşıklar zümresinden olmayıp Karacaoğlan, Dadaloğlu ve halk hikayelerinden beslenerek kendi tarzını oluşturmuştur. 1950-1960’lı yıllardan itibaren Çukurova’da sarı kağıtlara bastırdığı memleket, afet ve sosyal olayları anlatan destanları gür sesiyle okuyup satması sebebiyle "Destancı Vahap" olarak tanınmıştır. 1966'dan itibaren Konya Âşıklar Bayramı’nın demirbaş ozanlarından biri olmuş, heybetli Türkmen-Yörük kıyafetleriyle Türk destancılık geleneğini sahnede temsil etmiştir.

Edebiyatçı Ali Kocaman

Çukurova’nın etnografik ve edebi saha araştırmalarını yürüten Ali Kocaman, bölge kültürünün en zengin alanı olan ağıt derleme faaliyetlerinde bulunmuştur. Yukarı Çukurova genelinde (Kadirli, Kozan, Andırın, Sumbas) köyleri tarayarak kaybolmaya yüz tutmuş yerel ağıtları ve arkasındaki olayları derlemiş, "Ağıtlar ve Hikayeleri" adıyla kitaplaştırmıştır. Bu eser; I. Dünya Savaşı, Yemen, Çanakkale gibi seferberlik hatıralarını, eşkıyalık vakalarını ve sosyal olayları halkın kendi diliyle kayıt altına alan birinci derece kaynak niteliğindedir.

Sonuç olarak Kadirli Koçlu (Avluk) köyü merkezli Kocamanlı sülalesi; Âşık Abdulvahap Kocaman ile Türkmen destancılığını ulusal sahneye taşımış, Edebiyatçı Ali Kocaman ile de bu sözlü kültür mirasını yazılı hafızaya dönüştürerek Çukurova’nın tarihsel ve kültürel dokusunda önemli bir yer edinmiştir.


Aytaç Bozkuyu

Tarih Bilim Uzmanı/Etnolog

Kaynakça

BOA, ML.VRD.TMT.d. (Maliye Nezareti Temettüat Defterleri Fonu): Maliye Nezareti Temettüat Defterleri Tasnifi, Kars-ı Zülkadriye (Kadirli) Kazası, Avluk (Koçlu) Karyesi Hane ve Emlak Kayıt Defterleri (19. Yüzyıl).

BOA, NFS.d. (Nüfus Defterleri Fonu): Nüfus Defterleri Tasnifi, Adana Eyaleti, Kars-ı Zülkadriye (Kadirli) Sancağı, Tecirli ve Bozdoğan Aşiretleri İskân ve Nüfus Kayıt Defterleri (19. Yüzyıl).

T.C. İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü. (2023). Alt-Üst Soy Bilgisi Sorgulama Belgeleri ve Tescil Kayıtları. T.C. İçişleri Bakanlığı Yayınları, Ankara.

Yorumlar

Popüler Yayınlar