Kadirli Coşkunlar Köyü



Kadirli Coşkunlar Köyü

Coşkunlar Köyü ve çevresindeki Savrun/Ceyhan havzası, Demir Çağı ve Geç Hitit krallıkları (Kizzuwatna) döneminde Toros geçitlerini (Mazgaç Beli) ovaya bağlayan askeri kervan yollarının kontrol noktasıdır. Kadirli merkezindeki antik Flaviopolis ve Karatepe-Aslantaş hattı ile bağlantılı olarak, köyün yüksek yerleşim alanları antik dönem gözetleme kulelerine ve tarımsal zeytinyağı/şarap preslerine ev sahipliği yapmıştır.

Bölgede konargöçer Türkmen iskânı öncesinde var olan Bizans sınır karakolları ve manastır kalıntıları, Türkmenlerin sedanter (yerleşik) hayata geçişinde doğrudan yapım malzemesi olarak kullanılmıştır. Türkmen yerleşimciler sıfırdan taş ocakçılığı yapmak yerine mevcut Bizans harabelerinin devşirme taşlarını kışlak evlerinin ve avlularının yapımında değerlendirmişlerdirSavrun Havzası, 14. yüzyıldan itibaren Dulkadiroğulları Beyliği'nin batı kanat sancağı (Kars-ı Dulkadir / Kars-ı Maraş) idaresine girmiştir. Coşkunlar mevkii, dağlık Maraş/Göksun hinterlandı ile ova arasındaki askeri intikal koridorudur.

Osmanlı klasik döneminde Kayseri/Uzunyayla’dan inen Türkmen obalarının takip ettiği Mazgaç Beli - Göksun - Andırın - Savrun hattı, Osmanlı ordusunun Doğu ve Güney seferlerinde menzil/lojistik hattı olarak tescil edilmiştir.1865 yılında Cevdet Paşa ve Derviş Paşa komutasındaki Fırka-i İslahiye ordusu, yazın Kayseri/Sarız-Binboğa dağlarına çıkan, kışın Savrun/Ceyhan kıyısına inen Recepli Avşarlarını Coşkunlar mevkisinde zorunlu iskâna tabi tutmuştur. Bu askeri müdahale, kıl çadırdan ve kamış "Huğ" evlerden toprağa bağlı kerpiç/taş ev yapımına ve tescilli tapu sistemine geçişin dönüm noktası olmuştur.

Kadirli havalisinde Bozok koluna mensup Avşar boyunun en önemli temsilcilerinden olan Recepli Avşarlarının kurduğu Coşkunlar Köyü'nün sosyo-tarihsel yapısı, tarihin günümüze kadar ulaşan bir yansımasıdır. Kayseri ve Sarız hattından Savrun havzasına inen bu oymakların göç yolları, Fırka-i İslahiye (1865) sonrası yerleşik hayata geçişleri ve bünyelerindeki Amber Ağalar ile Maksutlar gibi sülale hiyerarşileri devlet arşivleri ışığında yapılan derin araştırmalarla ortaya konmuştur. Kadirli coğrafyasında "Avşar" dendiğinde akla ilk gelen ve asabiyetini en çok koruyan grup Recepli (Recep) Avşarlarıdır. Faruk Sümer’in Oğuzlar adlı eserinde detaylandırdığı üzere, Nadir Şah sonrası İran-Kafkasya hattından Anadolu’ya giren Avşarlar; Uzunyayla ile Kayseri’nin Pınarbaşı, Sarız ve Tomarza yörelerini merkez üs ve yaylak edinmişlerdir. Osmanlı arşivlerinde, Yusuf Halaçoğlu'nun cemaat indekslerinde "Receplü" olarak tescil edilen bu grup, Avşar boyunun en savaşçı ve nüfus bakımından en kalabalık kollarından biridir. Coşkunlar Köyü ise bu büyük gövdenin kışlak sahasında toprağa tutunmuş halidir.

Coşkunlar Köyü ahalisinin Kayseri ve Sarız Avşarlarından olması, Türkmen göçebeliğindeki o muazzam yaylak-kışlak döngüsünün açık bir kanıtıdır. Sarız ve Binboğa dağlarından kopan bu gruplar; Mazgaç Beli, Göksun ve Andırın hattını takip ederek Savrun ve Ceyhan havzasına inmişlerdir. 1865 Fırka-i İslahiye harekâtı, Cevdet Paşa ve Derviş Paşa komutasında bu grupları kışlaklarında, yani bugünkü Coşkunlar mevkisinde zorunlu iskâna tabi tutmuş, çadırdan ve huğdan kerpiç eve geçişi başlatmıştır. Coşkunlar Köyü sadece tek bir sülalenin değil, Recepli Avşarlarına bağlı kolların birleştiği bir oymak konfederasyonu niteliğindedir. Vayvaylı köyünü kuran Bozdoğanlı Veli Kâhya'nın Misis'ten Kadirli'ye gelirken önünü kesen ve Amberinarkı bölgesine yerleşmelerine izin vermeyen güç, Kadirli tarihinin en kritik figürlerinden biri olan Avşar Anber Ağa'dır. Bu sülale, bölgedeki su yollarını ve stratejik düzlükleri kontrol eden, Avşar boyunun siyasi ve askeri liderliğini (boy beyliğini) üstlenen elit tabakadır.

18 ve 19. yüzyıllarda Kadirli (Kars-ı Maraş) havalisinde iskân arayışında olan Bozdoğan (Iğdır) teşekküllerine bağlı Vayvaylı obası ile bölgenin hâkimi konumundaki Recepli Avşarlarına mensup Amber Ağalar arasındaki arazi ve su (ark) kullanım haklarına dayalı tarihsel çatışmalar bu dönemin temel dinamiklerini oluşturur. Çatışmanın merkezinde yer alan Amberinarkı vakası, konargöçer Türkmen obalarının toprağa bağlanma sürecindeki sosyo-ekonomik rekabetin en somut örneğidir. Kadirli coğrafyasındaki bu sınır çatışmasını doğru okumak için meselenin kökenindeki Oğuz boy hiyerarşisine inmek gerekir. Rakka sürgününden dönüp Misis üzerinden Kadirli'ye doğru ilerleyen Vayvayoğlu Veli Kâhya önderliğindeki 400 hanelik Bozdoğan grubu, Üçokların teşkilatçı ve yayılmacı karakterini yansıtır. Karşılarında ise Kayseri-Uzunyayla hattından inip bölgenin en stratejik ve verimli düzlüklerini (bugünkü Coşkunlar ve civarı) çoktan tutmuş olan, Bozok kolunun savaşçı damarı Recepli Avşarları ve onların elit lider kadrosu Amber Ağalar (Anber Ağa sülalesi) bulunmaktadır. Bu karşılaşma, aslında Çukurova'nın tapusunu kimin elinde tutacağına dair büyük bir güç sınamasıdır.

Türkmen iskânında su, topraktan bile daha stratejik bir değerdir. Veli Kâhya'nın kalabalık obasıyla Misis'ten sonra gözüne kestirdiği ilk yerleşim sahası, adını doğrudan Avşar beyinden alan Amberinarkı bölgesidir. Amberinarkı toponimisi tesadüf değildir; Anber Ağa, bölgedeki su yollarını (arkları), tarım arazilerini ve hayvanların sulanma güzergâhlarını kontrol eden mutlak güçtür. Veli Kâhya'nın bu bölgeye yerleşme teşebbüsü, Avşarların su tekelini ve ekonomik bağımsızlığını doğrudan tehdit etmiştir. Anber Ağa, Veli Kâhya'nın 400 hanelik bu devasa gücünün Amberinarkı'na yerleşmesine kesin bir dille karşı çıkmış ve obanın su yollarına erişimini kapatmıştır. İki silahlı ve asabiyeti yüksek gücün karşı karşıya gelmesi, kanlı bir Türkmen iç savaşının eşiğinden dönülmesine sebep olmuştur.

Veli Kâhya, karşısındaki Avşar gücünün kararlılığını ve Amberinarkı'ndaki lojistik dezavantajını (suyun Avşarların kontrolünde olmasını) görerek stratejik bir geri çekilme yapmıştır. Vayvaylı obası, Anber Ağa ile yıpratıcı bir savaşa girmek yerine, Kadirli'ye daha yakın olan ve antik bir yerleşimin izlerini taşıyan Hüyük mevkisine çekilmiştir. Bu çekilme, günümüze kadar uzanan bir Bozdoğan-Avşar sınırını çizmiştir. Avşarlar (Coşkunlar, Kavutlar, Amber Ağalar) suyun başını ve üst düzlükleri tutarken; Bozdoğanlar (Vayvaylı, Bozkuyu, Kesikkeli) daha aşağı havzaları ve Savrun kıyılarını tahkim etmişlerdir. Osmanlı bürokrasisi bu iki büyük gücün birbirini dengelemesinden memnun kalmıştır. Amber Ağalar ile Vayvaylılar arasındaki bu ilk sınır ve su kavgası, zamanla yerini husumetten doğan bir saygıya bırakmıştır. Fırka-i İslahiye (1865) ve sonrasındaki kesin iskânlarla topraklar tapuya bağlandığında, sınır kavgaları yerini kirvelik ve kız alıp verme gibi sosyal anlaşmalara, yani kan bağıyla kurulan yeni bir diplomasiye bırakmıştır.

Bozdoğanların Maksutoluğu yaylasıyla da toponimik bir benzerlik taşıyan bu sülale, muhtemelen dağ (yaylak) ile ova (kışlak) arasındaki ticari ve lojistik bağlantıyı sağlayan, sürü yönetimi ve mülkiyet konusunda uzmanlaşmış bir gruptur. Coşkunlar, Kavutlar, Börklüler, Gürbüzler ve Eroğlular aileleri ise köyün demografik, ziraî ve ekonomik omurgasını oluşturur. Bu aileler Fırka-i İslahiye sonrası tarıma ilk geçen ve bölgenin tapu düzenini kuran ana sülalelerdir. Coşkunlar Köyü, Dadaloğlu'nun şiirlerinde yankılanan o "ferman padişahınsa dağlar bizimdir" isyan ruhunu, yerleşik hayata geçtikten sonra toprak ve mülkiyet savunmasına dönüştürmüştür. Kayseri/Sarız bağlantısı sayesinde, köyün ağzı ve düğün, ağıt, halay gibi kültürel ritüelleri Orta Anadolu Avşar kültürüyle Çukurova sıcaklığının eşsiz bir sentezini sunar.

Coşkunlar Köyü'nün akrabalık bağlarına bakıldığında geniş bir coğrafya göze çarpar. Aydın ve Denizli (Bozdoğan - Nazilli Hattı) bölgesinde, Coşkunlar sülalelerinin (özellikle Kâhyalar ve Mollaoğulları silsilesi) en eski ve doğrudan akraba kolu yer alır. 17. yüzyıl "Büyük Kaçgun" döneminde Batı’ya "Bozdoğan Perâkendesi" olarak nakledilen sülaleler, bugün Coşkunlar'daki ailelerle "Ammioğlu" (amca oğlu) derecesinde akrabadır. Adana (Ceyhan, Yüreğir, İmamoğlu) hattı ise ova ziraati ve modern kentleşme ile Coşkunlar'dan ayrılan hanelerin en yoğun olduğu bölgedir; Coşkun, Gök, Arslan ve Yılmaz soyadlarını taşıyan köklü ailelerin kütükleri doğrudan Coşkunlar köyü kütüğünden ayrılmıştır. Kayseri (Pınarbaşı, Sarız) bölgesinde ise Coşkunlar'ın Avşar ve Cerit bağlantılı yaylacı kollarının akrabaları bulunur; 1865 Fırka-i İslâhiye sonrası yerleşik düzene geçilirken kışlağı Kadirli'de, yaylağı Kayseri'de kalan bölünmüş haneler günümüzde de varlığını korumaktadır.

Köyün Sülaleleri:

Coşkunlar & Kâhyalar / Mollaoğulları: Köyün kurucu, idari ve ilmiye silsilesini oluşturan ana ailelerdir.Köyün kurucu ve adını veren ana omurga sülalesidir. Oğuzların Bozok koluna mensup Recepli Avşarlarının iç idareden sorumlu kâhyalık (boy yöneticiliği) silsilesine dayanırlar. Fırka-i İslahiye (1865) sonrası kışlak sahasında ilk tapu ve hane tescilini gerçekleştiren gruptur. Batı Anadolu’daki (Aydın/Söke-Nazilli hattı) "Bozdoğan/Avşar Perâkendesi" kollarında da "Kâhyalar" adıyla akraba izleri bulunur.

Amber (Amber Ağalar / Anber Ağa Silsilesi): Recepli Avşarlarının askeri ve idari "Boy Beyliği" elit tabakasıdır. 18. ve 19. yüzyıllarda Kadirli (Kars-ı Maraş) havalisinde su yollarını (Amberinarkı) ve stratejik otlakları kontrol eden ana güçtür. Tarihsel süreçte Bozdoğan teşekkülü önderi Veli Kâhya ile Amberinarkı bölgesinde yaşanan su/arazi krizinin doğrudan tarafıdır. Fırka-i İslahiye ve tapu nizamlârı sonrası köyün ilk mültezim ve ağalık yapısını temsil etmişlerdir.

Kavutlar: Recepli Avşarlarının Kayseri/Sarız ve Uzunyayla hattından Savrun Havzası'na inen köklü kışlakçı kollarına mensupturlar. Fırka-i İslahiye sonrası kerpiç yapılara geçişte ve ova ziraatında (özellikle hububat ve pamuk) köyün ilk mülk sahibi hane reisleri arasında tescil edilmişlerdir.

Börklüler:Avşar boy yapısı içerisindeki "Börklü" veya "Börklüce" cemaat teşekkülüne dayanır. İsmi, Türkmen giyim kuşamında yer alan geleneksel başlık (börk) kültürüne ve askeri birlik aidiyetine işaret eden onomastik bir mirastır. Tapu tahrir ve kütük kayıtlarında yerleşik hayata geçişle birlikte toprağa bağlanan hane reisleri olarak geçer.


Gürbüzler:Recepli Avşarlarına bağlı Yörük-Türkmen obalarından olup, kışlak-yaylak hattında (Sarız-Binboğa / Kadirli) hayvan sürüleri kontrolünü sağlayan ve Fırka-i İslahiye tescillerinde tarımsal kütüğe ilk giren ana ailelerdendir.

Eroğlular: Fırka-i İslahiye (1865) tescilleriyle bölgede ova ziraatına ilk geçen ve kütük kayıtlarını oluşturan köklü sülalelerdir. Avşar boy asabiyetini koruyan ve köy demografisinin ziraî omurgasını oluşturan gruptur. Soyadı Kanunu (1934) döneminde kökenlerindeki Türkmen cengâverlik/alp geleneklerine atfen bu soyadını almışlardır.

Gök (Gökler / Gökömeroğulları): Coşkunlar köy kütüğünden ayrılan veya köy içi yerleşimini sürdüren Recepli Avşarı hanelerindendir. Ceyhan, Yüreğir ve İmamoğlu tarım havzalarına yayılan kollarla doğrudan "Ammioğlu" (amca oğlu) derecesinde akrabalık bağları tescillidir.

Arslan (Arslanoğulları): Kadirli Avşar cemaatlerinin kışlak sahalarında güvenlik ve asayiş görevlerini yürüten obalarından türemiştir. Coşkunlar ana kütüğünden ova tarımına geçiş sürecinde tescil olunan yerleşik hanelerdendir.

Maksutlar (Maksutoluğu İrtibatlı): Avşarlar ile Bozdoğanlar arasındaki yaylak-kışlak ticarî ve lojistik bağlantısını sağlayan uzman sürü yöneticisi koldur.

Müftizade Hazım Agâh Efendi: Kadirli doğumlu, ilmiye sınıfına mensup, Irak ve Bağdat civarında görev yapmış, Kozanoğlu Ahmet Paşa'nın 1878 yılındaki yerel idare hareketinde adı geçen ve Bektaşi tekkelerine dair resmi raporlar/mektuplar kaleme almış önemli bir şahsiyettir.

Kozan ve Tarsus Şer'iyye Sicili Tereke Kayıtları: 1872 Tapu ve Tereke defterlerinde Savrun Havzası'nda geniş arazi mülkiyetleri ve hayvan sürüleri tescil edilmiş; Coşkunlar kütüğünden Mollaoğulları, Coşkun, Kavut ve Gök sülalesi reislerinin tasarruf hakları belgelenmiştir.

Yaşar Kemal eserlerinde Coşkunlar Köyü ve civarındaki Avşar-Bozdoğan coğrafyasını ve ekonomik çatışmaları işler:

Avşar-Bozdoğan Toprak Rekabeti: İnce Memed 2 ve Demirciler Çarşısı Cinayeti romanlarında anlatılan "Derebeyi/Ağa" çekişmeleri (Ali Safa Bey figürü), tarihsel süreçte Amber Ağalar (Avşar) ile Veli Kâhya (Bozdoğan) arasında yaşanan Amberinarkı su ve toprak hakimiyeti krizinin doğrudan edebiyata yansımasıdır.

Huğ Evler ve Doğa-İnsan İlişkisi: Yaşar Kemal'in "sazdan, kamıştan yapılmış huğlar" betimlemesi, Fırka-i İslahiye öncesi ve hemen sonrasındaki Coşkunlar-Vayvaylı kışlak mimarisini resmeder.

                                        

Aytaç Bozkuyu

Tarih Bilim Uzmanı / Etnolog

Kaynakça

BOA, BEO.003524.264238: Kars-ı Dulkadir (Kadirli) Müftülüğü ve Mahalli Eşrafın İdari Durumlarına ve Dahiliye Nezareti İdari Tahkikatına Dair İrade-i Seniyye ve Telgraf Kayıtları.

BOA, MVL.5.23 (H-11-05-1262): Adana Sancağı Dahilinde Sis ve Cebel-i Kozan Kaymakamı Kozanoğlu Çadırcı Mehmed Ağa'nın ve Mahalli Aşiretlerin Tedib ve İskân-ı Aşair Harekâtı Hakkında Askerî Sevk Fermanı.

BOA, TD 454 ve TD 998: 1563 ve 1572 Tarihli Kars-ı Maraş (Kadirli) ve Adana Sancağı Mufassal Tahrir Defterleri (Bozdoğan ve Recepli Avşarı Taifesi Cemaat Tescilleri, Varak 53-a).

BOA, ML.VRD.TMT.d. (H-1261 / M-1844-1845): Kars-ı Dulkadir ve Çevresi Temettüat Defterleri (Hane Reisleri Mesleki, Zirai ve Emlak Tescil İcmalleri).

BOA, Fırka-i İslahiye Harekât ve İskân Kayıtları (1865): Cevdet Paşa ve Derviş Paşa Komutasında Çukurova, Cebel-i Bereket ve Savrun Havzasına İndirilen Recepli Avşarları ve Bozdoğan Aşiretlerinin Kışlaklarda Zorunlu İskânına Dair Arazi İcazetnameleri.

Çelik, Akif Bilge (2008). Fırka-i İslâhiye (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Tarih Anabilim Dalı, Kahramanmaraş.

Taşğın, Ahmet, Sultanmurat Abzhalov ve Bakhytzhan Saparov (2019). "Muhibb-i Ehlibeytten Kozan Sancağı Mülhakatından Kars-ı Zülkadiriyeli [Kadirlili] Müftizade Hazım Agâh Efendi". SBARD (Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi), Yıl 17, Sayı 34, ss. 15-50.

Yağmur, Memduh (1993). Avşarlar ve Avşar Düğünü Belgeseli (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Radyo-TV Bölümü, İstanbul.

Çeribaş, Mehmet (2004). Kadirli ve Çevre Folklorunda Eski Türk İnançlarının İzleri (Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi). Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Anabilim Dalı, Kütahya.

Sümer, Faruk (1999). Oğuzlar (Türkmenler): Tarihleri, Boy Teşkilâtı, Destanları (5. Baskı). İstanbul: Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayınları.

Halaçoğlu, Yusuf (2009). Anadolu’da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650) (Cilt 1-6). Ankara: Türk Tarih Kurumu Yayınları.

Orhonlu, Cengiz (1987). Osmanlı İmparatorluğunda Aşiretlerin İskânı. İstanbul: Eren Yayıncılık.

Yalgın (Yalkın), Ali Rıza (1977). Cenup’ta Türkmen Oymakları (Cilt 1-2). Haz. Sabahat Emir. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları..

Gökbel, Ahmet (2007). Anadolu'da Oğuz Boyları ve Avşarlar. Ankara: Ürün Yayınları.

Kemal, Yaşar (1969). İnce Memed II. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.

Kemal, Yaşar (1974). Demirciler Çarşısı Cinayeti (Akçasazın Ağaları 1). İstanbul: Yapı Kredi Yayınları.






Yorumlar

Popüler Yayınlar