Kadirli Hardallık Köyü
Kadirli Hardallık Köyü
"Bağladım gönlümü Savrun boyuna,
Hardallar içinde benzer koyuna,
Sarılar denilen Türkmen soyuna,
Ezelden ebede bağlıdır özüm..."
Âşık Mehmet İLBARS
Kadirli’nin gururu, Savrun ve Ceyhan havzasının bereketli topraklarında yeşeren Hardallık Köyü, adını bahar aylarında ovayı adeta bir sarı denize dönüştüren "hardal" bitkisinden alır. Kadirli havzası (Antik Kars-ı Maraş / Flaviopolis çevresi), Geç Hitit Krallıkları (özellikle Asitawada Dönemi) için stratejik geçiş yoludur. Bölgedeki Karatepe-Aslantaş tahkimatı, Hitit ve Luvi hiyeroliflerinin yan yana yazıldığı çift dilli (bilingual) yazıtlarıyla dikkat çeker. Savrun Çayı havzası Hitit garnizonlarının yaylak ve kışlak gediği olarak kullanılmıştır.
Roma İmparatoru Vespasian döneminde kent Flaviopolis adını almış, Bizans çağında ise dinî bir merkez haline gelmiştir. Bölgedeki Alacami, Roma tapınağından Bizans bazilikasına ve sonrasında Selçuklu/Dulkadirli döneminde camiye dönüştürülen nadir 3 katmanlı yapılardandır.
1071 sonrasında Türkmen akınlarıyla bölgeye Oğuz boyları yerleşmeye başlamış; Selçuklu uç beyleri Çukurova gediğini elinde tutarak Doğu Akdeniz ticaret ve askeri yolunu emniyete almıştır.
Kadirli (Kars-ı Dulkadir/Kars-ı Maraş), Dulkadiroğulları Beyliği’nin en stratejik idari merkezlerinden birisi olmuştur. Dulkadirli Hükümdarı Alaüddevle Bozkurt Bey döneminde bölge tamamen Türkmen boylarının vatanı haline getirilmiştir.
Osmanlı fethi sonrası 1530 Tahrirlerinde "Kars-ı Maraş Sancağı" olarak kayda geçen bölge, 1865 Fırka-i İslâhiye ile zorunlu iskâna tabi tutulmuştur. I. Dünya Savaşı sonrasında Fransız işgaline karşı Kadirli ve Savrun boyu Türkmenleri milis müfrezeleri kurarak çete harpleriyle Fransız ve Ermeni güçlerini püskürtmüş, Çukurova’nın kurtuluş meşalesini yakmıştır. Hardallık Köyü’nün tarihsel omurgası, Osmanlı arşivlerinde "Konar-Göçer Türkman Yörükanı Taifesi" olarak tescil edilen Sarılar (Sarıoğulları) cemaatine dayanır. Ayrıca bu cemaat Oğuzların Avşar boyu ile Dulkadirli birleşiğine tabi Cerit obalarına bağlıdır.
1536 yılı tahrir kayıtlarına göre Sarılar, Ayru Tamlu taifesine mensuptur. Bu grup, Orta Asya’dan Anadolu’ya süzülen, bir dönem Nusaybin hattında yurt tutan ancak zamanla İç Anadolu ve Çukurova hattına yönelen kadim bir Türkmen koludur. Sarılar, Dulkadirli ve Bozulus gibi devasa Türkmen konfederasyonlarından ayrılarak, Anadolu’nun fethinde büyük rol oynayan Danişmendliler içerisine dahil olmuşlardır. Bu geçiş, Sarılar’ın askeri ve siyasi bir güç olarak Anadolu’nun Aydın’dan Tekirdağ’a, Nallıhan’dan Kadirli’ye kadar her köşesine yayılmasını sağlamıştır.
1700’lü yıllarda Osmanlı-Avusturya ve İran savaşlarının yarattığı otorite boşluğu, Danişmendli aşiretlerinin hareketliliğini artırmıştır. Bir kısmı Dinar ve Tire hattına yerleştirilen Sarılar’ın asıl dirençli kolu, yaylak-kışlak döngüsünden vazgeçmeyerek Kozan-Sumbas-Kadirli üçgenini yurt tutmuştur. Sarılar Aşireti’nin Kadirli-Hardallık’taki varlığı, Batı Anadolu’daki akrabalarıyla olan organik bağı hiçbir zaman koparmamıştır.
Danişmendli Türkmenleri içerisinde yer alan Sarılar’ın bir kolu, 1700’lü yılların başında Aydın Vilayeti’ne bağlı Nif (bugünkü Kemalpaşa) ve Tire kazalarına yerleştirilmiştir. BOA, C.İKTS (Cevdet İktisat), No: 894 sayılı belgeye göre; Tire’deki Sarılar sülalesi ile Kadirli’deki kethüdalar arasında otlak ve yaylak paylaşımı üzerine yazışmalar yapılmıştır. 1844 Nüfus Kayıtları'nda (H. 1260) Nif ve Tire hattındaki Sarılar Aşireti 45 hane olarak kayda geçerken, Kadirli-Sumbas-Kozan hattındaki kolun daha kalabalık olduğu ve "Yörükân-ı Maraş" defterlerine bağlı kalmaya devam ettikleri görülür. Sadaret Mektubî Kalemi Umumi Vilayat fonunda yer alan kayıtlarda, Aydın’daki sülale büyüklerinin Çukurova’daki akrabalarına gelin alma veya miras taksimi konularında gönderdiği dilekçeler, bu kan bağının 19. yüzyılın ortalarına kadar diri kaldığını kanıtlar.
BOA, TD 454 (1563) ve TD 998 (1572) defterlerinde Sarılar, vergi veren bağımsız bir cemaat olarak tescil edilmiştir. Nusaybin’den çıkıp İç Anadolu üzerinden Ege’ye ve oradan Çukurova’ya dönen bu grubun, devlet nezdinde "güvenilir ve ziraatçı" bir kimliği olduğu vurgulanmıştır. Hardallık, asabiyetini ve sülale bağlarını mahalle yapısında koruyan nadir köylerdendir. Merkez Mahalle köyün idari ve sosyal kalbidir; eski Türkmen yerleşim düzenine uygun olarak tarım arazilerine hakim ve su yollarına yakın bir noktada kurulmuştur. Sarılar ve Akkızlar mahalleleri ise köyün genetik kodlarını taşır. Sarılar mahallesi boy beyliği ve aşiret ismini yaşatırken, Akkızlar mahallesi bölgedeki mitolojik ve sosyal anlatılarla harmanlanmış bir yerleşimdir.
(1700-1850): Kadirli (Kars-ı Maraş) ve Sis (Kozan) sancaklarında etkili olan Kozanoğulları ve mültezim zadeler bölgedeki idari ve vergi denetiminde rol oynamışlardır. Arşiv kayıtlarında (MVL / DH.EUM) Kozanoğlu Çadırcı Mehmed Ağa ve yöre idarecilerinin mültezimlik faaliyetleri belgelenmiştir.
Kadirli Alacami Külliyesi ve Alaüddevle Bey Vakfiyesi kayıtlarında Kadirli ve çevresindeki köylerin tarım arazilerinin ve otlaklarının gelirleri bu hayır kurumlarına bağlı vakfedilmiş mülkler olarak kaydedilmiştir.
Kozan, Tarsus ve Karaisalı Şeriye Sicilleri cross-check edildiğinde (çapraz sorgulama); bölgedeki müderris ve kadı kökenli ailelerin ("Mollaoğulları", "Kâhyalar" vb.) arazi taksimi ve miras tereke kayıtlarında hak sahibi olarak tescil edildikleri görülmektedir.
Hardallık sadece toprağıyla değil, yetiştirdiği insan hazinesiyle de Kadirli etnografyasında müstesna bir yer tutar. Âşık Mehmet İlbars, Hardallık’ın yetiştirdiği en büyük ozanlardan biridir. Onun dili sadece bir köylünün değil, bin yıllık Türkmen hafızasının dilidir. Nitekim şiirinde "Bağladım gönlümü Savrun boyuna / Hardallar içinde benzer koyuna / Sarılar denilen Türkmen soyuna / Ezelden ebede bağlıdır özüm..." diyerek bu köklü aidiyeti dile getirmiştir.
Yaşar Kemal, Kadirli’de arzuhalcilik yaptığı dönemde ve folklor derlemeleri sırasında Mehmet İlbars ile sıkça bir araya gelmiştir. İlbars’ın deyişlerindeki haksızlığa başkaldırı ve toprak sevgisi temaları, İnce Memed’in felsefi altyapısını beslemiştir. İlbars, Sarılar aşiretinin Danişmendli kökenlerinden gelen o asil ve sert Türkmen Türkçesini kullanmış; şiirlerinde Hardallık’ın coğrafi sınırlarını, Savrun Çayı’nın akışını ve aşiretin göç hatlarını ilmek ilmek işlemiştir. Yaşar Kemal de Çukurova’nın o devasa destanlarını kaleme alırken Hardallık’ın ozanlık geleneğinden ve özellikle Mehmet İlbars’ın deyişlerinden beslenmiştir. Kemal’in romanlarındaki toprağın sesi ve insan onuru vurgusu, bizzat Hardallık’ın hardal kokulu tozlu yollarından mülhemdir.
Hardallık Köyü'nün tarihi bağları geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Hardallık’taki Kâhyalar ve Mollaoğulları gibi sülalelerin en eski ve doğrudan akraba kolu Batı Anadolu'dadır. 17. yüzyıl iskân hareketlerinde "Bozdoğan Perâkendesi" olarak Aydın-Muğla (Bozdoğan) hattına kaydırılan kollar, bugün Hardallık'taki ailelerle ammioğlu derecesinde kan bağına sahiptir.
Hardallık'tan ova ziraatine inen sülaleler, Adana'nın (Merkez, Ceyhan, İmamoğlu) yerleşik aristokrasisini ve çiftçi eşrafını oluşturmuştur. Özellikle Hardallı, Gök, Arslan ve Özdemir lakabıyla tescil edilen aileler Adana'da yoğunlaşmıştır. Kayseri'nin Pınarbaşı ve Sarız bölgelerinde ise Hardallık'ın Avşar ve Cerit bağlantılı kollarının yaylak akrabaları bulunmaktadır; 1865 Fırka-i İslâhiye sonrası Hardallık'ta yerleşik hayata geçenlerin bir kısmı mülkiyet bağlarını buradaki akrabalarıyla sürdürmüştür.
Köydeki Tarihi Sülaleler
Sarılar / Sarıoğulları Sülalesi: Köyün kurucu ve ana nüfus omurgasını oluşturan gruptur . Oğuzların Bozok koluna bağlı Danişmendli Türkmenleri konfederasyonu içerisindeki Sarılı (Sarılar) oymağına mensupturlar . 1530 ve 1536 tahrir .kayıtlarında Ayru Tamlu taifesi altında tescil edilmişlerdir . Aydın/Tire/Nif hattına yapılan 1700'lerdeki iskândan sonra kök kışlak alanı olan Kadirli-Hardallık hattında kalmaya ve yerleşik hayata geçmeye devam etmişlerdir.
Kâhyalar Sülalesi: Sarılar aşiretinin boy beyliği ve kethüdalık (idari kâhya) görevini yürüten aile koludur . Başbakanlık Osmanlı Arşivi Cevdet İktisat fonunda (BOA, C.İKTS, No: 894) Batı Anadolu (Tire) ve Kadirli kethüdaları arasındaki otlak/yaylak hukuki yazışmalarında doğrudan adları geçen köklü idari sülaledir .
Mollaoğulları Sülalesi: Yörenin İlmiye sınıfına mensup dini ve hukuki otoritesini oluşturan aile koludur. Kozan, Tarsus ve Karaisalı Şeriye Sicillerinde müderris ve kadı kayıtları ile miras (tereke) paylaşım belgelerinde "müderris-zade / molla" unvanıyla tescil edilmişlerdir.
Hardallı / Hardalağa Sülalesi: Hardallı (Gök, Arslan, Özdemir lakaplı/soyadlı kollar) Hardallık mevkisinin ilk yerleşik tarım ve ziraat aristokrasisini oluşturan, Savrun ovasında ziraatla uğraşan gruptur. Adana Nüfuz Kayıtları ve 19. yüzyıl Yörükân-ı Maraş defterlerinde vergi veren mukim çiftçi Türkmen aileler olarak kayıtlıdırlar.
Avşar ve Cerit Bağlantılı Aile Kolları: Oğuzların Avşar boyu ile Dulkadirli birleşiğine tabi Cerit obalarına mensupturlar . 1865 Fırka-i İslâhiye zorunlu iskân politikası sonrası konar-göçerliği bırakıp Hardallık yerleşkesine katılarak toprağa bağlanan oymak kollarındandır .
Köyün ferasetli ve eğitime önem veren sülaleleri, Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren İstanbul (Fatih, Üsküdar) ve İzmir (Bornova, Karşıyaka) hattında yerleşik akademik ve bürokratik akraba kollarını oluşturmuştur. Hatay’ın Erzin ve Dörtyol ilçelerinde narenciye ve hayvancılıkla ilgilenen kollar, bölgenin köklü sülaleleriyle doğrudan hısımlık bağları kurmuş ve arşivlerde "mütehayyizan" (ileri gelenler) olarak yer almıştır. Son olarak, 19. yüzyıl sonunda devlet tarafından "Sınır Muhafızı" olarak Doğu Anadolu’ya gönderilen Hardallıklı hanelerin izleri, Erzurum ve Erzincan tahrirlerindeki "Kars-ı Maraşlı" kayıtlarında varlığını korumaktadır.
Aşağıdaki Arşiv belgesi Hardallık Köyü'nün yerel tarihi, iktisadi yapısı ve çevre köylerle olan coğrafi bağları açısından derece derece önemli kanıtlar sunmaktadır:Belgede geçen "Kars kazası", Kadirli'nin Osmanlı dönemindeki resmi idari adı olan Kars-ı Maraş / Kars-ı Dulkadır kazasıdır. Belge, Hardallık Köyü'nün 1900 yılı itibarıyla doğrudan bu kazaya bağlı müstakil bir köy olduğunu tesciller.
Belgede Hardallık ile birlikte anılan Kızılömerli Köyü, Kadirli ovasındaki doğrudan komşu Türkmen yerleşimlerinden biridir. İki köyün aynı telgraf metninde geçmesi, dolu afeti gibi iklimsel olayların Savrun/Ceyhan havzasındaki mikro-klima ve tarım hatlarını nasıl etkilediğini gösterir.
Belge özeti, Hardallık Köyü nüfusunun 1900'lerin başında konar-göçerliği tamamen bırakıp yerleşik hububat ve tarım ziraatine geçtiğini açıkça doğrulamaktadır. Dolu afeti sonrasında merkeze (Dahiliye Nezareti) ekin miktarının ve zarar bilançosunun telgrafla bildirilmesi; devletin reayadan alacağı öşür/vergi ertelemesi veya tohumluk yardımı talebiyle doğrudan ilgilidir.
T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA). Dâhiliye Nezâreti Mektûbî Kalemi (DH.MKT.), Dosya: 2355, Gömlek: 58 (H-06-02-1318).Aytaç Bozkuyu
Tarih Bilim Uzmanı/Etnolog
Kaynakça
T.C. BAŞBAKANLIK DEVLET ARŞİVLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. 998 Numaralı Muhâsebe-i Vilâyet-i Diyâr-ı Bekr ve ‘Arab ve Zü'l-Kâdiriyye Defteri (H. 937 / M. 1530) Cilt I-II. Yay. Haz. Ahmet Özkılınç vd. Ankara: Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı Yayınları, 1998.
T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI DEVLET ARŞİVLERİ BAŞKANLIĞI OSMANLI ARŞİVİ (BOA). Bâb-ı Âlî Âmedî Kalemi (A.MKT.UM). Çukurova ve Aydın Vilayet Yazışmaları Fonu.
T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI DEVLET ARŞİVLERİ BAŞKANLIĞI OSMANLI ARŞİVİ (BOA). Cevdet İktisat (C.İKTS). Dosya No: 894.
T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI DEVLET ARŞİVLERİ BAŞKANLIĞI OSMANLI ARŞİVİ (BOA). Dâhiliye Nezâreti Mektûbî Kalemi (DH.MKT.). Dosya No: 216.
T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI DEVLET ARŞİVLERİ BAŞKANLIĞI OSMANLI ARŞİVİ (BOA). Dâhiliye Nezâreti Mektûbî Kalemi (DH.MKT.). Dosya No: 2355, Gömlek No: 58 (H-06-02-1318).
T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI DEVLET ARŞİVLERİ BAŞKANLIĞI OSMANLI ARŞİVİ (BOA). Nüfus Defterleri (NFS.d.). H. 1260 / M. 1844 Tarihli Yörükân-ı Maraş ve Kars-ı Dulkadir Kütükleri.
T.C. CUMHURBAŞKANLIĞI DEVLET ARŞİVLERİ BAŞKANLIĞI OSMANLI ARŞİVİ (BOA). Tapu Tahrir Defterleri (TD). Defter No: 454 (H. 970 / M. 1563) ve Defter No: 998 (H. 980 / M. 1572).
Tarsus, Kozan ve Karaisalı Şer’iyye Sicilleri. Miras, Tereke ve İlam Kayıtları.
Arslan, Lütfi. H. 963 / M. 1556 Tarihli Mufassal Tahrir Defterine Göre Bozok Sancağı'nın Ekonomik ve Demografik Yapısı. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Ankara, 2005.
Aşçı, Halide. Kadirli Halk Kültürü Araştırması. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Osmaniye Korkut Ata Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Osmaniye, 2022.
Bildirici, Yusuf Ziya. "I. Dünya Savaşı Sırasında ve Sonrasında Adana ve Kadirli’ye Gelen Göçmenlerin İskânı ve Karşılaşılan Sorunlar". Ankara Üniversitesi Türk İnkılâp Tarihi Enstitüsü Atatürk Yolu Dergisi, S.
Çeribaş, Mehmet. Kadirli ve Çevre Folklorunda Eski Türk İnançlarının İzleri. Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Dumlupınar Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kütahya, 2004.
Çetin, Necat. "Tiryanda Nahiyesi Çengele Karyesinde (Torbalı - Ormanköy) 1321 (Miladi 1905) Yılı Osmanlı Nüfus Sayımı". Çağdaş Türkiye Tarihi Araştırmaları Dergisi (ÇTTAD), C. XII, S. 24 (2012): 47-85.
Kemal, Yaşar. İnce Memed I-IV. İstanbul: Yapı Kredi Yayınları, 2003.
Yorumlar
Yorum Gönder