Kadirli Harkaçtığı Köyü
Kadirli Harkaçtığı / Harkaştığı Köyü
Kadirli ilçe merkezinin hemen Kuzeyinde, Savrun Çayının batı yakasında ve çevresindeki su kollarının oluşturduğu alüvyon düzlüğün üzerinde yer alır. Yerleşim, Çukurova’nın en verimli mikroklima alanlarından birinde konumlanmıştır. Topografik olarak düz bir arazi yapısına sahip olması, tarih boyunca hem sulu tarımı hem de stratejik ulaşım yollarını beslemiştir.
Köyün yerleşim dokusu, antik dönemlerden beri süregelen su kanalları ve ark sistemleriyle doğrudan ilişkilidir. "Har" ve "Kaçtığı" Türk onomastiğinde "coğrafi işlevle adlandırma" geleneğinin tipik bir örneğidir. Yerel ağızda "har", özellikle sulama amacıyla açılan büyük kanalları ifade eder. Kaçtığı (Yöneldiği/Ayrıldığı):"Kaçtığı"ifadesi ise suyun ana yataktan ayrılıp tarlalara veya diğer yerleşimlere yöneldiği noktayı tanımlar.
Harkaçtığı ismi, yerleşimin bölgedeki su dağıtımının merkezi olduğunu ve bu hayati kaynağı yöneten, adını buradan alan müstakil bir birim olduğunu kanıtlamaktadır. Harkaçtığı halkı üzerinde yapılan gözlemler, topluluğun genetik ve fiziksel mirasını büyük oranda koruduğunu göstermektedir.
Köyün halk arasındaki söyleminde ve yaşlı kuşakların aktardığı sözlü rivayetlerde, "Harkaçtığı" adının coğrafi bir ayrışma noktasına, eski bir göç yolunun çatallandığı (har kestiği / yolun ayrıldığı) yere dayandığına inanılır. Sözlü kültürde buranın antik devirlerden beri Toroslar’a çıkış güzergâhında bir mola veya yol ayrımı olduğu aktarılır.
Köyün yaşlılarının ve yerel kaynak kişilerin aktardığına göre, bölgeye ilk yerleşen grupların Türkmen aşiretlerinin kervan yolları güvenliği için Osmanlı döneminde veya daha öncesinde iskân edilen oymak kalıntıları olduğu söylenir. Ancak bu rivayetler tapu kütüklerinde şahıs bazlı doğrulanamamaktadır.
Çukurova ve Maraş bölgesindeki iskân hareketleri, XVI. yüzyıldan itibaren tahrir defterleri ile kayıt altına alınmıştır. Harkaçtığı ve çevresinin yerleşim süreci, zikredilen dönemdeki tapu-tahrir kayıtlarında yer alan cemaatlerin toprağa bağlanması (çift-hane sistemi) ile paralellik gösterir.
Harkaçtığı yerleşimi, Çukurova’nın genel iskan tarihinde Avşar boyunun en yoğun nüfusa sahip olduğu Kadirli-Kozan hattında yer alır. Yusuf Halaçoğlu ve Faruk Sümer’in tahrir analizlerine göre, bölgedeki su kanallarını (har) yöneten ve bu mevkide sabitlenen gruplar, Avşar boyunun alt kollarından (özellikle Köseli veya İmanlı Avşarları) kopan ailelerdir.Osmanlı arşiv kayıtlarında ve Çukurova Türkmenleri üzerindeki tahrir defterlerinde Harkaçtığı köyünün yerleştiği saha, Bozulus ve Dulkadirli Türkmenleri ile bölgedeki Avşar cemaatlerinin (özellikle Kiçi Paşa ve Tayyıblar cemaatleri) kışlak ve yerleşme sahası olarak geçmektedir.
Harkaçtığı sakinleri, Dulkadiroğlu Beyliği’nin yıkılışından sonra bölgede kalan ve Osmanlı tahrir defterlerinde "Yörükan Taifesinden" olarak kaydedilen ana kitlenin bir parçasıdır. Bu kitle içerisinde yer alan Avşarlar, bölgedeki konar-göçer nizamın ve daha sonra yerleşik hayata geçişin (Fırka-i Islahiye) başat aktörleridir.
Köy halkının antropolojik yapısı (brakisefal kafa yapısı, belirgin elmacık kemikleri) ve sürdürdükleri ağıt kültürü, Türkmen düğün gelenekleri gibi unsurlar, Saf Avşar/Türkmen karakterini yansıtır. Özellikle Avşar boyunun karakteristik özelliği olan "dik başlılık ve hürriyete düşkünlük", Harkaçtığı’nın sözlü tarihindeki "Kovgun" anlatılarında da kendini belli eder.
Harkaçtığı’nın yerleşik bir köye dönüşümü, Osmanlı Devleti’nin 19. yüzyıl merkezileşme politikalarıyla şekillenmiştir. Fırka-i Islahiye (1865-1866): Bölgeye asayiş ve yerleşik düzen getirmek amacıyla müdahale eden harekat, bölgedeki konar-göçer grupları bu mevkide sabit iskâna tabi tutmuştur. Bu iskan, daha önce hayvancılık odaklı bir yaşam süren topluluğun, bölgedeki su imkanlarını kullanarak tarımsal üretime (özellikle pamuk ve mısır) geçmesine ve yerleşik bir çiftçi kimliği kazanmasına zemin hazırlamıştır. Suyun bereketi ve iskan döneminin zorlukları üzerine yakılmış ağıtlar, köyün yaşlı nesli arasında halen hatırlanmaktadır.
Köydeki eski mezar taşları ve ev mimarisi, topluluğun estetik kodlarını yansıtır. Mezar taşlarındaki sadelik ve kullanılan semboller, Türkmen defin gelenekleriyle uyumludur. Köy halkının anlatımlarında, yerleşimin yakın çevresinde eski mezarlık alanları, ören yerleri ve kervan yollarına ait taş kalıntılarının bulunduğu sıkça dile getirilir. Bu durum, bölgenin kesintisiz bir medeniyet katmanına sahip olduğu yönündeki yerel inancı besler.
Harkaçtığı köyünün eğitime önem verdiğini ve Osmanlı devletininde bunun farkında olduğunu gösteren en önemli arşiv belgesi 1900 de Harkaçtığı köyünde açılan iptidai mekteptir.
Aytaç Bozkuyu
Tarih Bilim Uzmanı / Etnolog
Kaynakça
T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA), Maârif-i Umûmiye Nezâreti Mektûbî Kalemi (MF.MKT.), Dosya No: 505, Gömlek No: 37, Tarih: H-22-01-1318 (Miladi: 11 Mayıs 1900).
T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA)BEO (Babıali Evrak Odası) Tasnifi: Adana Vilayeti ve Maraş Sancağı dâhilindeki kazalarda/köylerde açılan iptidai mekteplerin inşası, maarif komisyonu kararları ve idari yazışmalar.
DH.MKT (Dahiliye Nezareti Mektubi Kalemi) Tasnifi: Bölgedeki idari yapılanma, iskân ve maarif faaliyetlerine dair resmi yazışmalar.
Adana Vilayeti Salnamesi (Hicri 1316 / Miladi 1898-1899 ve müteakip yıllara ait maarif istatistikleri, kaza ve köy mektepleri yekûn cetvelleri).
Prof. Dr. Faruk Sümer: Oğuzlar (Türkmenler) Tarihleri - Boy Teşkilâtı - Destanları (Avşar boyunun bölgedeki yerleşimi ve demografik yapısı)
Prof. Dr. Yusuf Halaçoğlu: Osmanlı İmparatorluğu'nda Aşiretlerin İskânı ve Türkmen aşiretleri tahrir analizleri.Prof. Dr. Refet Yinanç ve Mesut Elibüyük: Maraş Tahrir Defteri (1563 tarihli Kars-ı Maraş Sancağı Mufassal Tahrir Defteri verileri).
Yorumlar
Yorum Gönder