Tarihi "Kınık Şehri" Neredeydi ?
Eski Kınık Şehrinin Tarihi, Nüfusu, Gelişimi, Türkmen Boyları ve Yok Oluşu
16. yüzyıldan 19. yüzyılın son çeyreğine kadar Çukurova ve Yukarı Çukurova (Cebel-i Bereket) bölgesinde stratejik, idari ve mali bir merkez olarak varlık gösteren, ancak Celali isyanları, eşkıyalık hareketleri, zorunlu iskân politikaları ve doğal afetler neticesinde tamamen ortadan kalkan tarihî Kınık Şehrini(Kasabası / Kazası)Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA) fonları, Tapu Tahrir, Evkaf ve Mühimme Defterleri, Şer’iyye Sicilleri, Vilayet Salnameleri ve modern jeomorfolojik/topografik yüzey araştırması verileriyle karşılaştırılarak kaleme aldım.
Osmanlı taşra teşkilatının ve maliye sisteminin temelini oluşturan tımar ve mukataa rejimleri, Çukurova havzasında bölgenin kendine özgü yarı göçebe (konargöçer) nüfus yapısı nedeniyle farklı bir gelişim seyri izlemiştir. 16. yüzyılda Ramazanoğulları Beyliği'nin Osmanlı idari düzenine entegre olmasıyla birlikte, Adana Sancağı'na bağlı açık ova tabanında yer alan Kınık yerleşimi; hem bir nahiye merkezi, hem müstahkem bir kale, hem de bölgenin en büyük dönemsel pazarı olan İsneyn Pazarı'na ev sahipliği yapan bir kasaba olarak öne çıkmıştır.
Ancak bu yerleşim alanı, 16. yüzyılın sonlarından itibaren iç ve dış dinamiklerin (enflasyon, ateşli silah teknolojisindeki değişim, sipahi ordusunun zayıflaması, göçebe Türkmen baskıları ve Celali fetreti) yarattığı idari ve mali bunalımlar neticesinde kırılganlaşmış; nüfusunu kaybederek köy ve mezra statüsüne gerilemiş ve nihayetinde fiziksel olarak haritadan silinmiştir.
Tarihî Kınık şehri, bugünkü Osmaniye il merkezi ile Toprakkale ilçesi ve Ceyhan ilçesi arasındaki verimli Yukarı Çukurova ova tabanı kuşağında yer almaktadır. 1691 (H. 1102) tarihli kadim Sınırname ve Keşif Zabtında yer alan bilgilere göre, Kınık Kazası'nın sınırları; batıda Ceyhan Nehri'nden başlayıp doğuda Gavur Dağları (Amanoslar) eteklerine ve kuzeyde Kars-ı Maraş (Kadirli) sancağı hudutlarına kadar uzanmaktadır.
Şehrin çekirdeğini oluşturan **Kınık Kalesi**'nin bugünkü **Toprakkale Kalesi** olduğu, kasabanın ve pazar yerinin ise bu kalenin kuzey ve doğu yönündeki ova düzlüğünde, **Karaçay Deresi**'nin Ceyhan Nehri'ne döküldüğü boğaz kuşağında konumlandığı birincil vesikalarla sabittir.
**Koordinat Aralıkları (Muhtemel Merkez):** 37°04'11" Kuzey Enlemi, 36°08'43" Doğu Boylamı (Toprakkale Kalesi ve çevresi).
Kınık şehri, adını Oğuzların Üç-Ok koluna mensup olan ve Selçuklu Hanedanı'nı da çıkaran **Kınık boyundan** almıştır. Bölgenin Türkmenleşmesi ve kalıcı bir yerleşim yeri haline gelmesi, Ramazanoğulları ve Dulkadiroğulları beyliklerinin Çukurova'da hâkimiyet kurmasıyla (14. yüzyıl) başlar.
Kayıtlarda *Karye-i Kınık*, *Kasaba-i Kınık*, *Nahiye-i Kınık* ve fetihten sonra haftalık pazarından ötürü *İsneyn Pazarı* veya *Kasaba-i Müzeyyin İsneyn* olarak anılmıştır. "Kınık" kelimesi, Eski Türkçe kökenli olup "alçakgönüllü, aziz, değerli" veya "nerede olsa aziz olan" anlamlarına gelmektedir.
Şehir ve çevresi sırasıyla Hitit, Asur, Pers, İskender İmparatorluğu, Selefkîler, Roma, Bizans, Abbasiler, Ramazanoğulları, Memlükler ve 1516 yılından itibaren kesin olarak Osmanlı İmparatorluğu hâkimiyetinde kalmıştır.
16. yüzyılda **Adana Sancağı**'na bağlı bir nahiye ve kaza merkezidir. 17. yüzyılın sonlarında mali açıdan gelirleri Mukataa (Havass-ı Hümayun) haline getirilmiş, 19. yüzyılda ise eski Kınık toprakları yeni kurulan **Cebel-i Bereket Sancağı**'nın (Osmaniye) merkez kazası sınırları içine dahil edilmiştir. 16. yüzyılda **Halep Eyaleti**'ne, daha sonra **Adana Vilayeti**'ne bağlanmıştır.
Mufassal tahrir ve evkaf defteri kayıtlarına göre Kınık kasabasının nüfus seyri şu şekildedir:
**H. 927 / M. 1521:** Kasabada 144 vergi nüfusu (neferan) kayıtlıdır.
**H. 931 / M. 1525:** Nüfus hızla artarak 425 vergi nüfusuna (yaklaşık 2.000 yerleşik sakin) ulaşmıştır.
**H. 954 / M. 1547:** Nüfus gerilemeye başlayarak 284 vergi nüfusuna düşmüştür.
**H. 980 / M. 1572:** Yerleşik nüfus 182 vergi nüfusuna (nefer) kadar gerilemiştir.
Nüfustaki bu dramatik düşüş, ova tabanındaki bataklıklar ve sıtma riski yüzünden halkın dağlık ve yüksek kesimlere (Kars-ı Maraş sahasına) çekilmesi ve konargöçer cemaatlerin yerleşik hayatı terk etmesiyle açıklanmaktadır.
Kınık Ovası, sulama imkânlarına bağlı olarak yoğun bir şekilde **çeltik (pirinç), pamuk, buğday, arpa ve susam** üretimi yapılan bir tarım merkezidir. **Boyahâne ve Tabakhâne:** 1572 tarihli tahrir kayıtlarına göre, Kınık kasabasında yıllık hasılatı **7.000 akçe olan bir Boyahâne** ile **2.700 akçe gelir sağlayan bir Tabakhâne** (Dabbağhane) işletilmektedir. Bu veri, kasabada gelişmiş bir tekstil ve deri işleme sanayisinin varlığını kanıtlamaktadır.
Adana Evkaf Defteri kayıtlarına göre, kasabada bulunan *Hacı Mustafa Mescidi Vakfı*'na ait, Karaçay Deresi üzerinde işletilen bir değirmenin yarım hissesinden senelik 720 akçe vakıf geliri elde edilmektedir.
Kınık kasabası sakinlerinin tamamına yakını **Oğuz Türkmen boylarından** (Kınık, Tacirlü, Cerid, Dündarlu cemaatleri) oluşmaktadır. Adana merkezindeki Ermeni mahallesinin aksine, Kınık tahrirlerinde gayrimüslim mahalle kaydına rastlanmamaktadır; nüfus homojen bir Türkmen yapısı sergiler.
Kasaba tamamen İslamî bir yerleşim karakterine sahiptir. Evliya Çelebi, kasabada **iki adet minareli muhtasar cami** ve beş kagir büyük han bulunduğunu kaydetmektedir. Tahrirlerde *Hacı Mustafa Mescidi* ve *Ramazanağa Mescidi* gibi İslamî yapı vakıfları kayıtlıdır.
**Ticaret Yolları:** Kınık, Halep-Suriye hattından başlayıp Antakya ve Payas üzerinden gelerek Kilikya Kapısı (Gülek Boğazı) vasıtasıyla İstanbul'a uzanan **Sağ Kol (Hac ve Askeri Yol)** güzergâhı üzerindedir.
**Kaleleri:** Şehrin savunma çekirdeğini **Kınık Kalesi (Toprakkale)** oluşturur. Evliya Çelebi bu kaleyi *"şekli müdevver (yuvarlak), üstad mühendis destinden çıkmış bir bina-yı ziba"* olarak tanımlar.
**Köprüleri:** Karaçay Deresi üzerinde kurulu olan ve fermanlarda sıkça tamiratından bahsedilen tarihî taş köprüler, ulakların ve kervanların geçişini sağlamaktadır.
**Vakıflar:** Kasabada *Ramazanoğlu Halil Bey, Piri Mehmet Paşa* ve yerel eşraftan *Hacı Mustafa Vakfı* dükkân, değirmen ve arsa gelirlerini idare etmektedir.
Şehir, 17. yüzyılda **Celali İsyanları**'nın ve şakilerin istila alanı haline gelmiştir. Arşiv belgelerine göre (H. 1118) *İfraz-ı Zülkadriye Türkmanı* taifesi isyan ederek Kınık maa Berendi yollarını kesmiş ve şehre büyük zarar vermiştir. Çukurova'nın su taşkınları, Karaçay Deresi'nin azgın selleri ve bölgedeki sıtma salgınları, kerpiç mimariye sahip kasaba evlerinin ve dükkânların sık sık yıkılmasına ve toprağa gömülmesine yol açmıştır.
Kınık şehri tek bir günde yıkılmamış, yavaş yavaş eriyerek yok olmuştur. 17. yüzyılın sonlarında Celali isyanları ve aşiret şekavetleri yüzünden can ve mal emniyeti kalmayan yerleşik ahali, ekinliklerini terk ederek dağlık sahalara çekilmiştir.
H. 1119 (M. 1707) tarihli mühimme hükmüyle, Kınık'ta tarımı bırakıp şekavete başlayan *Tacirlü Cemaati* vergileriyle birlikte **Rakka Eyaleti'ne zorunlu sürgün** edilmiştir. H. 1126 (M. 1714) yılında ise Kınık hassı sakinlerinden *Karahasanlı Ceridi Türkmanının Saklı cemaati* de ahalie zulmettiğinden **Rakka'ya sürgün ve iskân** olunmuştur.
Evlerin kerpiç ve ahşap malzemeden (huğ ve kerpiç) yapılması, sellerin yapıları yıkması ve ahalinin Rakka'ya sürülmesi yahut dağlara kaçması neticesinde Kınık kasabası 18. yüzyıla gelindiğinde tamamen terk edilmiş ve bir enkaz yığını halinde toprağa gömülerek haritadan silinmiştir.
**H. 927 / M. 1521:** Kınık kasabasının ilk mufassal kaydı ve 144 vergi nüfusunun tespiti.
**H. 931 / M. 1525:** Nüfusun zirveye ulaşması (425 nefer) ve Cami Mahallesi'nin kurulması.
**H. 980 / M. 1572:** Yerleşik nüfusun gerilemesi, Boyahâne ve Tabakhâne hasılat kayıtları.
**H. 1082 / M. 1671:** Evliya Çelebi'nin İsneyn (Kınık) kasabasını ziyareti ve 200 kargir dükkânı tasviri.
**H. 1102 / M. 1691:** Adana Kadısı başkanlığında Karaçay Boğazı'nda toplanan heyetçe kadim Kınık Sınırnamesinin tanzimi.
**H. 1113 / M. 1701:** Sakallı cemaati şakilerinin yol kesmesi ve Adana Kalesi'nde kalebend edilmeleri hükmü.
**H. 1119 / M. 1707:** Kınık'ta şekavet eden Tacirlü Cemaati'nin Rakka Eyaleti'ne zorunlu sürgün edilmesi.
**H. 1126 / M. 1714:** Kınık hassı sakini Saklı cemaatinin Rakka havalisine iskân ve sürgün fermanı.
**H. 1282 / M. 1865:** Fırka-i İslâhiye'nin gelişi, eski Kınık topraklarında Hacı Osmanlı köyü merkezli yeni Osmaniye kazasının kuruluşu.
**Belgeyle Doğrulanmıştır** ki; Cebel-i Bereket bölgesindeki tarihî Kınık şehri, 16. yüzyılda Çukurova havzasının en dinamik Türkmen yerleşimlerinden ve ticari odaklarından biri olarak işlev görmüştür. Kasaba, bütünüyle Oğuz boylarının mali ve askeri gücüne dayalı olarak yükselmiştir.
Ancak, merkezin korumasız ova tabanında yer alması, 17. yüzyılın Celali karmaşasında şehri açık bir hedef haline getirmiştir. Devletin, asayişi bozan Tacirlü ve Saklı gibi büyük iddialı Türkmen cemaatlerini **Rakka'ya sürgün etme politikası** (H. 1119 ve H. 1126 fermanları), kasabanın insan gücünü ve ziraat potansiyelini tamamen çökertmiştir. Maddi mimarinin kalıcı taştan değil, huğ ve kerpiç gibi dayanıksız malzemeden yapılması da eklenince, iklimsel taşkınlar şehrin fiziki kalıntılarını kısa sürede toprağa gömmüştür.
1865 yılında Fırka-i İslâhiye bölgeye geldiğinde, eski ihtişamlı Kınık şehrinden geriye sadece "Pazaryeri" denilen mevkideki toprak altında kalmış enkazlar kalmıştı. Bugün Kınık kasabasının haritada bulunmayışı, idari bir karardan ziyade, **şekavet, sürgün ve coğrafi felaketlerin** ortaklaşa yıktığı tarihsel bir yok oluş sürecinin neticesidir.
Aytaç Bozkuyu
Tarih Bilim Uzmanı/ Etnoloğ
**Kaynakça**
1. **Osmanlı Arşivi (BOA) Mühimme ve Tapu Tahrir Kayıtları:** H. 971, 980, 1046, 1114 ve 1119 tarihli fermanlar, cemaat adları, sürgün yerleri ve idari aziller doğrudan resmî devlet iradesini yansıttığı için birincil kesin belgedir.
2. **Evliya Çelebi Seyahatnâmesi (C. III, s. 340):** *Orta-*Kasabanın fiziki yapısı, han ve dükkân sayıları ile Karaçay'ın Ceyhan'a döküldüğü yer tarifi topografik olarak doğrudur. Ancak haftalık pazara gelen insan sayısı (20-30 bin kişi) dönemin demografik yapısına göre abartılı bir anlatım (mübalağa) içerebilir.
3. **Ahmet Cevdet Paşa (Tezakir):** 1865 yılında bizzat sahada bulunmuş, Kınık kasabasının eski harabelerini (Pazaryeri mevkii) görerek raporlamıştır; modern Osmaniye'nin kuruluş belgesidir.
* **1341 / 1925 Tarihli Harita Genel Müdürlüğü Sis Paftası:** Haritada, eski Kınık Kalesi'nin bulunduğu stratejik yükselti **Toprakkale** olarak net bir şekilde işaretlenmiştir. Kalenin kuzeydoğusundaki Karaçay yatağı boyunca uzanan düzlük, Ahmet Cevdet Paşa'nın "vaktiyle bir büyük kasaba olup harap olan" dediği eski Kınık/İsneyn şehrinin tam lokasyonuna karşılık gelmektedir.
* Karaçay Deresi'nin getirdiği taşkın alüvyonları ve siltasyon süreçleri, kerpiç mimari kalıntıların üzerini kapatarak alanı zamanla tamamen tarım arazisine dönüştürmüştür.
* **Arşiv Belgesi (Ferman):** BOA, Fon Kodu: A.{DVNSMHM.d..., Defter No: 115, Belge No: 2141, Sayfa/Varak: s. 214, Belge Tarihi: H-10-11-1119.
* **Arşiv Belgesi (Tımar):** BOA, Fon Kodu: AE.SMMD.IV., Defter No: 104, Belge No: 12090, Belge Tarihi: H-21-05-978.
* **Arşiv Belgesi (Mufassal):** Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü Kuyud-ı Kadime Arşivi, TK.GM.d, Fon Kodu: 104, Defter No: 1105, Sayfa: 352, Belge Tarihi: H-29-12-971.
* Prof. Dr. Faruk Sümer, *Oğuzlar (Türkmenler) Tarihleri - Boy Teşkilatı - Destanları*, Ana Yayınları, 3. Baskı, İstanbul 1980, Sayfa: 370.
* Öğr. Gör. Dr. Duygu F. Saban, "XVI. Yüzyılda Adana Kentinin Fiziksel Yapısına Dair Bulgular", *ÇÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi*, Cilt: 15, Sayı: 3 (Arkeoloji Özel Sayısı), 2006, Sayfa: 161-182.
* Şule Demir, *Osmaniye Şehir Coğrafyası*, Marmara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Tezi, İstanbul 2023, Sayfa: 110-112.

Yorumlar
Yorum Gönder