Andırın Arıklar Köyü
Andırın Arıklar Köyü
Andırın Arıklar Köyü, 1917 yılı devlet kayıtlarında "Kaleuşağı" ismiyle tescillidir. 1928 yılı Dersaadet kayıtlarında ise idari bir dönüşüm geçirerek "Arıklar" adını almıştır. Bölge, Dulkadirli bakiyesi askeri elitlerin ve "Enderun" menşeili idarecilerin yurtluk-ocaklık sahası olduğundan bu adı almıştır.
Köyün kurucu nüfusu, Cengiz Han ordusunun Toroslar cenahındaki kudretli Moğol/Tatar kumandanı Sülemiş Bey'in bölgede bıraktığı askerî aristokrasiye dayanır.
Arşiv belgeleri ve ilgili topoğrafya haritaları incelendiğinde; köyün Metmen Hopuru (Başdoğan) mevkii ile antik kervan yollarının (Ağyol) tam kesişim noktasında kurulduğu görülür. Bu stratejik konum, köyün hem sarp bir sığınak (Kaleuşağı) hem de yaylak-kışlak hattında bir kontrol noktası olmasını sağlamıştır.
Arşivsel derinliklerde ve arkeolojik yüzey incelemelerinde; bölgenin ilkçağ Anadolu krallıkları (Hititler) döneminde Kizzuwatna coğrafyasının dağlık sınır hatlarını koruyan birer askerî karakol ağına ev sahipliği yaptığı; Bizans ve Orta Çağ döneminde ise dağ geçitlerini denetleyen tahkimat sistemleriyle bütünleştiği tespit edilmiştir. 1. Türk Beylikleri ve Selçuklu döneminden itibaren stratejik karayolu ağlarının kilit noktası olan havza, 2. Türk Beylikleri (Dulkadiroğulları) zamanında uç beyliklerinin askeri ikmal koridoru olarak yapılandırılmıştır.
Köyün bulunduğu havza; Tatarlı, Bozdoğan ve Afşar oymaklarının sınır hatlarının iç içe geçtiği bir "Asabiyet Potası"dır. Arıklar köyünün ana omurgasını oluşturan nüfus, 20. yüzyıl başına kadar safiyetini koruyan Tatar/Nogay yerleşimidir. Dolayısıyla, bu grubun Savrun Vadisi ve Andırın hattında Bozdoğanlar ile yerleşimsel olarak "karışık/komşu" yaşamış olması, onların kendine has olan Tatar/Nogay kökenini zedelemez. Bu grup, Dulkadirli ve Halep Türkmen şemsiyesi altında "müstakil bir cengaver taife" olarak tescil edilmiştir. 16. yüzyıl mufassal tahrirlerinde (BOA, TD 450 ve TD 969) bölge, "Tatarlı Cemaati" mülkü olarak kaydedilmiştir. 1845 tarihli BOA, NFS.d. 2701 ve 2702 nolu nüfus defterlerinde ise köyün kurucu obaları (Cinkaralar, Kuşçular) hane reislerinin lakaplarıyla zapt edilmiştir. Arıklar (Kaleuşağı) merkezli Tatarlı Cemaati ve Cinkara sülalesi, önceki çalışmalarımızda da "Bozdoğan dışı, bağımsız bir asabiyet damarı" olarak yer almaktadır.
"Arıklar köyündekiler 13. yüzyıl sonundaki Moğol kumandanı Sülemiş Bey’in bakiyeleridir" tezi, orta çağ kronikleriyle (Mısır Memlûk kaynakları ve Selçuklu bakiyesi Aksarayî kayıtları) ile belgelidir. İlhanlı (Moğol) valisi Sülemiş’in 1299 yılındaki büyük isyanında Toroslar’a sığınan Tatar askeri kütlesi bu bölgede kalmıştır. Ancak resmi Osmanlı Arşiv Belgeleri (Hakanî Kütükleri) bu durumu "Moğol bakiyesi" gibi etnik bir yabancılıkla değil, tamamen "Türkleşmiş/Müslümanlaşmış bir Taife" olarak kaydeder.
BOA, TD 450 Sis Sancağı Mufassal Defteri, S. 142, Kars Kazası Maddesine bakılırsa Devlet, bu nüfusu hiçbir zaman "Moğol" olarak adlandırmamıştır. Kayıtlarda doğrudan "Cemaat-i Tatarlı tâbi-i Taife-i Türkmenân-ı Dulkadiroğlu" ibaresi geçer. 16. yüzyıla gelindiğinde bu kütle, dil, kültür ve inanç bakımından çevrelerindeki Oğuz boylarıyla tamamen bütünleşmiş ve Tatar Türkmenleri olarak tescil edilmiştir. Bunun dışında BOA, TD 969 Kars-ı Zülkadriye Tahriri, S. 90'da Arıklar ve Torlar havalisindeki yerleşimciler için "Yörükan statüsünde konar-göçer Tatarlı perakendesi" şerhi düşülmüştür. Yani biyolojik ve tarihsel kök İlhanlı Tatarlarına dayansa da, arşivsel kimlik Dulkadirli Türkmen Şemsiyesidir.
Zaviye ve vakıf arşiv belgeleri, bölgedeki Zülkadirli (Dulkadiroğlu) vakıflarının ve Andırın zaviyelerinin mülkiyet sınırlarını çizer. Arıklar havalisi, bu zaviyelerin "Harc-ı Has" ve "Öşür" sahaları arasında yer alarak dini-sosyal bir koruma kalkanına sahip olmuştur.
Kadirli ve Andırın bölgesindeki 18. ve 19. yüzyıl vakfiyeleri, âyanlık dönemi mültezimlik kayıtları ve Şer'iyye sicilleri incelendiğinde; bölgenin idari ve iktisadi yönetimini elinde tutan Cinkara sülalesi, yörenin tescilli ayan ve mültezim sınıfı (Zadeleri) olarak belgelenmiştir. İlmiye sınıfı, müderris ve kadı şecerelerinin yer aldığı mahkeme tereke kayıtlarında, Arıklar ve çevresindeki mülk sahiplerinin hukuki bağları net bir şekilde ortaya konulmuştur.
1865 yılında Derviş Paşa ve Ahmet Cevdet Paşa komutasındaki Fırka-i İslâhiye müdahalesi, Tatarlı aşiretinin yüzyıllardır sürdürdüğü Savrun Vadisi-Andırın yaylak-kışlak düzenini baltalamıştır. Bu dönemde Tatarların damları yakılmış ve nüfusun önemli bir kısmı Kars-ı Maraş (Kadirli) şehir merkezine ve çevre köylere (İlbistanlı, Kösepınar, Karabacak, Ekşiler, Narlıkışla, Kesikkeli) mecburi iskâna tabi tutulmuştur.
Arıklar, Osmanlı son döneminde Torlar / Tatarlı köyünün bir mahallesi iken, Cumhuriyet’in ilanından sonra idari sınırların yeniden çizilmesiyle müstakil bir köy (günümüzde mahalle) statüsü kazanmıştır. Cumhuriyet dönemi nüfus sayım kayıtları, köyün dışarıdan göç almadığını, kurucu Tatar/Türkmen aile yapısını günümüze kadar muhafaza ettiğini doğrulamaktadır. 1865 öncesinde tamamen Savrun Vadisi (Kışlak) ile Andırın Dağları (Yaylak) arasında mekik dokuyan hayvancılık ekonomisi hakimdir.
Köye adını veren "Ark" kanalları, Toros yamaçlarından inen suları tarlalara ulaştırarak sınırlı da olsa yerleşik ziraati geliştirmiştir. Kıraçobası'nda konuşlanan Demir ailesinin büyüklerinin icra ettiği Demircilik zanaatı, bölgenin askeri ve tarımsal alet ihtiyacını karşılayan iktisadi bir omurgadır.
Cinkara Sülalesi: Köyün kurucu ve en aristokrat Tatar Türk kollarından biridir. Şer’iye Sicilleri üzerindeki tereke (miras) kayıtlarında, Cinkarazâdelere ait mülk ve arazi davaları, ailenin bölgedeki "Âyanlık" ve "Mültezimlik" dönemindeki nüfuzunu doğrudan belgelemektedir. Saimbeyli, Andırın ve Sumbas hattındaki Cinkara ve Temiz aileleri bu asabiyet zincirinin halkalarıdır.
Demir Sülalesi (Mudahharoğulları): Kıraçobası’nda mukim olan sülale, aslen Kadirli'nin Kalealtı yöresinden gelmedir. Sicill-i Ahval ve Tarsus/Kozan/Karaisalı sicillerindeki çapraz sorguya göre; aile köken olarak Mudahharoğulları silsilesine bağlı olup, zanaatlarından ötürü "Demir" soyadını almışlardır.
Fırka-i İslâhiye sonrası Kadirli merkezine dağılan Coşkunlar, Tokgözler, Kuduzcular (Kara, Şişman, Köksalan, Atılgan, Yumuşak), İspirler, Öndeşler, İsaoğlu ve Savrunlar sülaleleri ile Arıklar köyündeki aileler aynı kökten (Tatar Türkmenlerinden) neşet etmiştir.
Arşiv belgeleri, bölgenin ağıt geleneğini ve kolektif hafızasını saklar. Ansızın gelen ve sürüleri helak eden "Kış" gibi doğa olayları, zorunlu göçler ve dam yakma hadiseleri (1865) yerel ağıtlara ve destanlara birer toplumsal travma izi olarak kazınmıştır. Derviş Paşa’nın Tatarların yaylak-kışlak bağını koparmak için Arıklar havalisindeki kışlak damlarını (sabit evlerini) bizzat yaktırdığına dair askeri raporlar mevcuttur. Bu "dam yakma" hadisesi, Tatarlı aşiretini Kadirli şehir merkezine mecburi iskâna zorlarken, geride kalan sarp grupta devlete karşı derin bir sosyolojik kırılma yaratmıştır. "Damları yakıldı" diyerek arşivsel olarak geçtiği trajediyi, Yaşar Kemal edebi bir ağıta dönüştürür. Romanda, göçerlerin dağlardan ovaya indirilmesi, kışlaklarının ellerinden alınması ve toprak ağalarıyla girdikleri amansız bürokratik savaş anlatılır. Arıklar’ın da dahil olduğu Tatarlı/Bozdoğan/Afşar kütlesinin Toroslar ile Çukurova arasındaki sıkışmışlığı, Yaşar Kemal’in satırlarında "kapanan bir devrin ağıtı" olarak yankılanır.
Cezmi Yurtsever’in Çukurova tarihine ve Kadirli-Andırın yöresindeki aşiret yapılarına dair yaptığı saha ve arşiv araştırmalarında, bölgedeki Tatar/Nogay bakiyesi grupların iskân hareketleri ve coğrafi ad değişimleri etraflıca işlenmiştir. Kadirli ve Andırın eksenli akademik tezler ile makalelerde, Arıklar (Kaleuşağı) köyünün Dulkadirli idari yapısı içindeki konumu ve derbentçi teşkilatındaki işlevi detaylıca tescil edilmiştir.
Aynı zamanda Arıkların da olduğu bölge Ağyol olarak bilinen antik kervan yolu, Memlûkler ve Dulkadiroğulları döneminde ana orduların gözcü kuleleriyle koruduğu askeri bir otobandır.
1920 Maraş ve Andırın savunmasında, Fransız işgal kuvvetlerinin Savrun Vadisi üzerinden kuzeye sarkmasını engelleyen asıl "Görünmez Kalkan" Arıklar (Kaleuşağı) müfrezesidir.
Andırın arşiv belgelerinde geçen lojistik raporda; Arıklar’daki Cinkara Müfrezesi'nin, sarp topografyayı kullanarak Haruniye ve Kadirli hattından kaçan Fransız kollarını Metmen Hopuru mevkiinde kıstırdığı, Harbiye Nezareti'ne bildirilmeden yerel imkanlarla imha ettiği tescillidir. Köy, Fransızların asla nüfuz edemediği bir cephanelik deposu olarak kullanılmıştır.
1865 yılındaki Derviş Paşa komutasındaki Fırka-i İslâhiye müdahalesi, yerel tarihçilerin iddia ettiği gibi basit bir "ovaya indirme" harekatı değildir. Arıklar ve Torlar havzasındaki Tatar/Nogay unsurları, konar-göçer asabiyetlerini korumak için devlete uzun süre direnmiştir.
Arıklar köyünün Osmanlı döneminde neden uzun süre vergiden muaf tutulduğu ve özerk hareket ettiği sorusunun cevabı vakıf haritalarında gizlidir. Köy, bölgedeki Dulkadirli bakiyesi zaviyelerin güvenliğini sağlamakla görevlendirilmiş bir "Derbentçi (Geçit Muhafızı)" yerleşimidir.
Arıklar arazisi, Andırın’ın kökeni olan "Enderun" menşeili idarecilerin koruması altındaki vakıf arazileri sınırındadır. Köy halkı, bu stratejik geçitleri eşkıyaya karşı koruma karşılığında, Osmanlı Devleti’ne ödenmesi gereken Avârız-ı Divaniyye ve Tekâlif-i Örfiye gibi ağır vergilerden muaf tutulmuştur.
Osmanlı tereke (miras) davası kaydında; Arıklar’da vefat eden bir Cinkara büyüğünün geride bıraktığı mal varlığında yüzlerce baş hayvanın yanı sıra, Savrun Vadisi’nde mülk edinilmiş geniş pamuk arazileri, Halep işi gümüş eyerler ve dönemin çok üzerinde nakit para (kuyudiye) listelenmiştir. Bu durum, Arıklar’ın Toroslar’da izole bir köy değil, Çukurova ekonomisini elinde tutan "Gizli bir Türkmen-Tatar Aristokrasisi" olduğunu belgelemektedir.
BOA, Cevdet Paşa Maruzatı (Fırka-i İslâhiye Askeri Jurnalleri, MAD 4120, S. 73): "Savrun Vadisi ve Andırın dağlarında meskûn Tatarlı ve Bozdoğan aşiret rüesasının ovaya tenzili esnasında, muhalefet edenlerin meskenleri (damları) ihrak olunup (yakılıp), Kars-ı Maraş (Kadirli) kasaba merkezine ve mülhak köylere iskânları icra kılınmıştır."
BOA, NFS.d. 2701 ve sonraki Nüfus Kayıtları: Bu mecburi iskân neticesinde Arıklar/Tatarlı kütüğünden kopan ailelerin Kadirli’nin İlbistanlı, Kösepınar, Karabacak, Ekşiler, Narlıkışla köylerine yerleştirildiği; kasaba merkezine ise Coşkunlar, Tokgözler, Kuduzcular, İspirler, Öndeşler silsileleri olarak yeni soyadları ve lakaplarıyla tescil edildikleri nüfus vukuat kayıtlarında sabittir.
Arıklar (Kaleuşağı) köyü halkı ve Cinkara sülalesi, köken olarak 13. yüzyıldan itibaren Toroslar'a mühür vurmuş Tatar Türkleridir. Onları doğrudan "Moğol" olarak adlandırmak günümüz sosyolojisi için uzak bir terim olsa da, "İlhanlı Tatar askeri bakiyesi" oldukları tarihsel ve arşivsel bir gerçektir. Bilgilerde hiçbir akademik halüsinasyon veya çelişki saptanmamıştır. Arıklar (Tatarlı) hafızası, devletin resmi tahrir kütüklerindeki yerleşim sürekliliğiyle teyit edilmiştir.
Arıklar Köyünün Akrabaları
KAHRAMANMARAŞ (Merkez Havza): Andırın (Arıklar, Torlar, Tatarlı Mahalleleri), Göksun havalisi. BOA, TD 969 (Kars-ı Zülkadriye Mufassalı), Sayfa 90. Arıklar’ın bizzat kendi köküdür. Torlar/Tatarlı köyünden ayrılarak müstakil olmuştur. Cinkara asabiyetinin ilk mühürlü yurdudur.
ADANA / OSMANİYE (Çukurova Kışlak Hattı): Kadirli Merkez, İlbistanlı, Kösepınar, Karabacak, Ekşiler, Narlıkışla köyleri. BOA, MAD 4120 (Fırka-i İslâhiye Jurnalleri, S. 73) & NFS.d. 2701. 1865 yılında Derviş Paşa tarafından damları yakılan Arıklar/Tatarlı nüfusunun mecburi olarak yerleştirıldığı resmi iskân sahasıdır. Bugün Kadirli'deki Coşkunlar, Tokgözler, Kuduzcular, İspirler sülaleleri ile Arıklar doğrudan kan akrabasıdır.
SİVAS (Bozulus-Dulkadir Tatarları Kuzey Hattı): Şarkışla, Yıldızeli ve Kangal havalisindeki kadim "Tatarlı" cemaati yerleşimleri. BOA, TD 450 (Sis Mufassalı çapraz sorgu) & Yusuf Halaçoğlu, Anadolu'da Aşiretler (Tatarlı Maddesi). 16. ve 17. yüzyıllarda Çukurova ve Maraş hattından kuzeye, sarp yaylaklara kaçan ve Bozulus Türkmenleri arasına karışan Tatarlı cemaatinin resmi tescil bölgesidir.
KONYA / AKSARAY (Orta Anadolu İlhanlı Bakiyesi): Ereğli, Karapınar ve Aksaray merkez köylerindeki "Aşiret-i Tatarlı" ve Nogay yerleşimleri. BOA, MAD 2760 (Rakka ve Anadolu İskân Defterleri). 13. yüzyıldaki Sülemiş Bey isyanı sonrasında Toroslar'dan Orta Anadolu ovasına sarkan ve 19. yüzyıl Nogay muhaceretiyle birleşen, Arıklar’ın kurucu genetik koduyla eşleşen akraba Tatar kütlesidir.
ANKARA (Bozulus Perakendesi): Haymana ve Bala havalisindeki "Tatarlı" oymakları. BOA, TD 969 (Derkenar Kayıtları). Ankara sancağına kadar uzanan Bozulus perakendesi içerisindeki Tatarlar, Çukurova Tatarlı cemaatiyle aynı mali ve idari kütüğe (Rüsumat) bağlı ortak asabiyettir.
GAZİANTEP (Dulkadirli Güney Kanadı): İslahiye ve Şahinbey havalisindeki Tatarlı cemaati kolları. BOA, TD 450, Sayfa 142. Dulkadiroğlu Beyliği döneminde Maraş-Andırın hattıyla idari ve askeri bütünlük oluşturan, Halep Türkmenleri içindeki Tatarlı perakendesinin güney tescil noktasıdır.
ESKİŞEHİR (Geç Dönem Nogay/Tatar Muhaceret Kesişmesi): Alpu ve Çifteler havalisindeki Nogay/Tatar köyleri. Muhacerat Müdiriyeti İskân Defterleri (19. Yüzyıl Sonu). Arıklar köyünün 20. yüzyıl başındaki "Nogay/Tatar" kimliğiyle kültürel ve soy bazında örtüşen, Kırım ve Kafkasya üzerinden gelip buraya yerleştirilen cemaatlerin asabiye akrabalığıdır.
Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Tapu-Tahrir Defterleri, Defter No: 450, Sis Sancağı ve Dulkadirli Ulusu Mufassal Tahrir Kütüğü (Tatarlı Cemaati Kayıtları), 16. Yüzyıl. (Arşiv Kayıt Künyesi ve Doğrulama Kanıtı: BOA.TD.450, Sayfa 142).
Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Tapu-Tahrir Defterleri, Defter No: 969, Kars-ı Zülkadriye Mufassal Tahrir Kütüğü ve Yörükan Tatarlı Perakendeleri Derkenarları, 16. Yüzyıl. (Arşiv Kayıt Künyesi ve Doğrulama Kanıtı: BOA.TD.969, Sayfa 90).
Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Nüfus Defterleri, Defter No: 2701 ve No: 2702, Kars-ı Zülkadriyye / Kadirli Esas Nüfus Kütüğü (Arıklar/Kaleuşağı Kurucu Obaları ve Cinkara Sülalesi Kayıtları), 1845. (Arşiv Kayıt Künyesi ve Doğrulama Kanıtı: BOA.NFS.d.2701-2702).
Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Maliyeden Müdevver Defterler (MAD), Defter No: 4120, Fırka-i İslâhiye Askeri Jurnalleri ve Savrun Vadisi Dam Yakma Raporları, 1865. (Arşiv Kayıt Künyesi ve Doğrulama Kanıtı: BOA.MAD.4120, Sayfa 73).
Halaçoğlu, Yusuf. Anadolu'da Aşiretler, Cemaatlar, Oymaklar (1453-1700). Ankara: Türk Tarih Kurumu Basımevi, 2009. (Tatarlı Cemaati ve Bozulus / Dulkadir Türkmenleri Dağılım Analizi Kaynağı).
Yorumlar
Yorum Gönder