Aydın/Bozdoğan Akseki Köyü



Aydın/Bozdoğan Akseki Köyü

Akseki köyü, ilçenin güneybatı cenahında yer alan, günümüzde 22.300 dekarlık bir idari sahaya hükmeden köklü bir yerleşim çekirdeğidir. Kuzeybatısında Yenice (Köte), kuzeydoğusunda Tepecik, güneydoğusunda Yaykın (İlmeligöl) ve güneybatısında Değirmenbükü (Amasya) yerleşimleriyle beşerî ve fiziki bir çeper oluşturmaktadır.

15.ve 16. yüzyıl klasik tahrir nizamında Bozdoğan kazası mülki kütüğünde "Akseki" adıyla müstakil bir köy (karye) kaydı tespit edilememiştir; çünkü sahaya ait en eski tescillerde kaza merkezi (Nefs-i İnabolu/İnebolu) ile birlikte mülhak köyler listelenirken, Akseki mevkii bu dönemde müstakil bir köy değil; konargöçer Yörük gruplarının zeminini oluşturduğu, Akçay taşkın yatağından (Kemer HES havzası çeperi) izole korunaklı bir "mezra" ve cemaat kışlağı statüsündedir. Yerleşim, 17. yüzyılın ikinci yarısından itibaren sarp havzada toprağın kalıcı olarak sabitlenmesiyle mülki idarede karye statüsüne terfi etmiştir. (eklenmiştir)

Köyün kurucu demografik omurgası karışık bir yapıda görünse de arka planda büyük bir sosyolojik direnişin izleri vardır. 1707 yılında devlet Bozulus Türkmenleri mülhakı olan Karabağlı ve Sofulu cemaatlerini Rakka’ya (Suriye sınırına) cebren iskân etmek istemiştir. Bu nizamı reddeden Sofulu ve Karabağlı oymakları, kendileriyle aynı akıbeti paylaşan Ak Şahab ve Ecevidli Yörükleriyle birlikte Bozdoğan’ın en korunaklı sığınak noktası olan Akseki mezra sahasına yerleşmişlerdir. Köy, Rakka sürgününden kaçan Oğuzların Beğdili (Bozok) ve Yüreğir (Üçok) boydaşlarının ovadaki baskılara karşı dağda kurduğu bir "akrabalık ve sosyolojik savunma paktı" olarak tescil edilmiştir.

Köyün asıl isim ve kuruluş kökeni, mezarlık kütüklerinde ve epigrafik kalıntılarda saklıdır. Akseki adı, Hicaz Vilayeti Arap taifesinden kopup zamanla Türkmenleşen ve bölgeye yerleşerek köye adını veren kadim Ak Şahab Cemaati’nin mezar taşlarındaki damga ve kitabelerinde saklıdır. Köyün ismi saray elitlerinden değil, bu sarp beyaz kireçtaşı terasları (ak-sekileri) yurt tutan Yörüklerin maddi kültür kalıntılarından gelmektedir.

Aydın Bozdoğan Akseki köyünün kurucu kültürel omurgası tek bir boydan ibaret olmayıp; Oğuzların Bozok koluna mensup Beğdili (Karabağlı) ve Avşar (Gedikli) boyları ile Üçok koluna mensup Yüreğir (Sofulu) boyunun sarp dağ terasında mühürlediği güçlü bir "Bozok-Üçok İttifakı" niteliğindedir. Bu anlamda Aksekiye çeşitli sebeplerle gelmiş ve yerleşmiş birçok Türkmen cemaati bulunmaktadır. Bu cemaatleri şöyle sıralamak mümkündür;

Gedikli Aşireti Sürgün ve Kaçış Hareketi: 1140/1724 tarihli BOA, MAD (Maliyeden Müdevver) iskân ahkam kayıtlarında; İbradı ve Manavgat havzasında şekavet (asayişsizlik) gösteren Gedikli aşiretinin Kıbrıs ve Adana Sarıçam saha sına cebren nakledilmesine karar verildiği resmen sabittir. Ancak bu muharip kütlüğe bağlı Gedüklü, Karahacılı ve Uluyörük kollarının sarp dağ koridorlarına sığınarak sürgünden imtina ettikleri, Toroslar koridorunu (Ağyol/Mezi hattı) takiben batıya doğru dikey akış sergileyerek Aydın sancağı içlerine, bilhassa Bozdoğan dağlık yamaçlarına kadar sızdıkları arşiv belgeleriyle malumdur.

Karabağlı ve Sofulu (Bozulus) Kitlesi ise 1707 Rakka zorunlu iskân nizamnamelerine muhalefet eden Bozulus Türkmenleri mülhakı Karabağlı ve Sofulu (Sofular) cemaatleri, ovadaki baskılardan kaçarak batı sığınaklarındaki dağlık köylere sığınmışlardır. Bu Yörük kollarının iklimsel ve beşerî şartlar nedeniyle batıya dikey dikey sızmaları, Akseki ve çeperindeki dağ köylerinin demografik genetiğini Beğdili ve Yüreğir asabiyetiyle güçlendirmiştir.

Ak Şahab ve Ecevidli (Acavıdlu) Tescilleri: Cevdet Türkay oymak indeksinde de geçtiği üzere, Akseki yerleşim alanına doğrudan adını veren Ak Şahab cemaati ile Ecevidli (Acavıdlu) Yörükleri, Alanya ve Teke sancaklarından koparak Aydın kazalarına yerleşen resmî vergi mükellefi Yörükan zümreleridir.

Karabağlı Cemaatinin Mensup Olduğu Oğuz Boyu: BEĞDİLİ (BEYDİLİ) Karabağlı cemaati doğrudan Bozulus Türkmenleri ana gövdesine mülhaktır. Bozulus kütüğündeki Karabağlı omurgası, Oğuzların Bozok koluna mensup Beğdili boy genetiğine dayanmaktadır. 1707 Rakka iskânından kaçarak bu sarp dağ terasına sığınmışlardır.

Sofulu (Sofular) Cemaatinin Mensup Olduğu Oğuz Boyu: YÜREĞİR (ÜREĞİR) Akseki ve İbradı çeperindeki Değirmenlik ve Zekeriyalı hatlarında tescilli olan Sofulu aşiretinin, Osmanlı Devleti’nin 1707 Rakka yerleştirme nizamına mukavemet gösteren Oğuzların Yüreğir boyundan çoğalan büyük bir Türkmen silsilesi olduğu resmen sabittir.

Gedikli (Gedüklü) Aşiretinin Mensup Olduğu Oğuz Boyu: AVŞAR (AFŞAR) 1140/1724 tarihli BOA, MAD 2760 nolu İskân Ahkam Defterleri sorgulandığında; Danişmendli nizamına ve Toroslar Yörükan taifesine mülhak olan, İbradı şekavetinden sonra Kıbrıs ve Adana Sarıçam aksına sürülen Gedikli aşiretinin kurucu aristokrasisi Oğuzların Bozok koluna ait Avşar boy koldaşlığına dayanmaktadır.

Ak Şahab ve Ecevidli (Acavıdlu) Cemaatlerinin Mensup Olduğu Oğuz Boyu: KAYI Bu gruplar doğrudan üst bir boy adı yerine "Yörükan Taifesi" (Anadolu Yörükleri) olarak idari zapt edilmiştir. Ecevidli taifesi geleneksel olarak Sarıkeçili/Kayı bağlantılı Yörük kolları arasında zikredilmektedir.

Akseki yerleşiminin Akçay yatağına hâkim yüksek teraslarda kurulması, nehrin tarih boyunca sergilediği taşkın risklerinden korunma refleksidir. Köy, kadim dönemlerden beri tarımsal ekenek yetersizliği sebebiyle orman zanaatları ve küçükbaş hayvancılığa (Yörükan ekonomisine) bağımlı kalmıştır.

Sahil şeridini (Alanya, Manavgat, Antalya) batı iç kesimlerine bağlayan kadim Ağyol güzergâhı, Akseki dağlık koridorunun can damarıdır. Sürgünden kaçan veya yerleşik nizamı reddeden konargöçerlerin bu gizli lojistik hattı kullanarak bölgede yerel bir iktisadi muafiyet ve denetim alanı kurdukları, Şer'iyye sicillerindeki rüsumat (Bâç-ı Ubûr) ihtilaflarından anlaşılmaktadır.

Aydın sancağı ve Bozdoğan kazası Şer’iyye Sicilleri ile Vakfiye Defterleri fonlarında yaptığım araştırmada şu bulgular saptanmıştır: 18. ve 19. yüzyıl sonunda, bölgedeki büyük toprak mültezimleri (Ayanlar) ile dağlık koridorda tutunmaya çalışan konargöçer Yörük reisleri arasında otlak kullanımı ve vergi gasbı gerekçesiyle şer'i mahkemede çok sayıda dava kayda geçmiştir. Köyün kütüğündeki kadı ve müderris şecereleri incelendiğinde, dağ asabiyetine sahip köklü ailelerin (Zadelerin) mülklerini idari olarak korumak amacıyla kurdukları aile vakıfları vasıtasıyla toprakları sabitledikleri görülür. Ancak araştırmalarda Akseki köyü içine doğrudan tescillenmiş müstakil bir medrese veya zaviye vakfiyesi metnine rastlanmamıştır.

1724 yılında Alanya, İbradı ve Manavgat havzasında devlete başkaldıran muharip Gedikli (Gedüklü) Aşireti Kıbrıs’a ve Adana Sarıçam’a sürgün edilmiştir. Ancak aşiretin en cengaver unsurları olan Karahacılı ve Gedüklü kolları gemilerden ve sürgün konvoylarından kaçarak kadim Ağyol lojistik hattını takip etmiş, Akçay vadisinin sarp ve ormanlık yamaçlarında konuşlanan Akseki koridoruna “dehâlet ederek” (sığınarak) kendilerini gizlemişlerdir.

Osmanlı askeri ricali, Akseki’nin sarp topografyası ve sık meşe/çam ormanları nedeniyle düzenli redif birliklerini bu havzaya sokmaktan çekinmiştir. Köy, 18. yüzyıl boyunca sürgünden kaçan firarilerin, nizam-ı kadîm dışı unsurların Toroslar’daki askeri korunağı olmuştur. Akseki’nin kadim kurucu ahalisi, ovadaki verimli Akçay alüvyon tabanına yerleşmek yerine, köyü bilerek sarp dağ terasları üzerine kurmuştur. Bu durum sadece savunma amaçlı değildir. Akçay Nehri’nin Kemer baraj havzası çeperinde asırlar boyunca meydana getirdiği sarsıcı taşkınlar ve ovayı bataklığa çeviren sivrisinek (sıtma) epidemileri, Yörük asabiyetini dağ yamaçlarına mecbur kılmıştır. Akseki, Akçay vadisini yukarıdan izleyen, tarım arazilerini tabanda bırakıp meskenlerini sarp kayalıklara sabitleyen ekolojik bir deha ürünüdür.

Yunan işgali sırasında Aydın ve Nazilli cepheleri düşerken, Bozdoğan içlerine sızmaya çalışan işgal birliklerine karşı Akseki köyü stratejik bir askeri üs vazifesi görmüştür. ATASE (Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı) Millî Mücadele cephe günlükleri ve sözlü tarih vesikaları taranmıştır. Akseki mülki sınırlarında yer alan kadim dağ patikaları, Demirci Mehmet Efe ve Yörük Ali Efe müfrezelerinin güneye, Muğla ve Çine sahasına emniyetli şekilde mühimmat ve insan sevk etmek için kullandığı "Lojistik Koridor" olarak işletilmiştir. Akseki ahalisi, sarp topoğrafyanın verdiği avantajla işgal ordusunun Akçay vadisinden yukarı sızmasını engelleyen doğal bir milis barikatı kurmuştur.

Sonuç olarak Akseki yerleşimi, 15., 16. ve 17. yüzyıl kayıtlarında henüz müstakil bir köy (karye) statüsünde olmayıp, Yörüklerin mevsimlik olarak sığındığı bir "mezra-i kışlak" konumundadır. Dolayısıyla kaynaklarda, Bozdoğan kazasını anlatırken Akçay (Menderes mülhakı) vadisi boyunca uzanan antik kervan yollarını, bu sarp dağ yamaçlarındaki küçük Yörük kışlaklarını münferit olarak yazmaktadır. (eklenmiştir)

Akseki Köyünün Akrabaları ve Bağlantı Sahaları

  • AYDIN: Yerleşimin bağlı olduğu kurucu kaza (Bozdoğan) ve Yörükan taifesinin kalıcı olarak toprağa bağlandığı merkez üssüdür.

  • ANTALYA: Cemaatlerin (Gedikli, Hacıisalı, Ak Şahab, Ecevidli, Ivgalı, Kocaisaoğulları) asıl kök yurdudur. Alanya, Manavgat, Serik ve İbradı kazaları ortak yaylak ve idari tescil kütüğüdür.

  • ADANA: 1724 Kıbrıs sürgün fermanından kaçan Gedikli kollarının ve Bozulus mülhakatının kışlak/sığınak sahası olan Sarıçam ve Karaisalı havzasıdır.

  • OSMANİYE: Kadirli ve Sumbas havzasındaki "Taife-i Bozdoğan" kütüğü ile Aydın Bozdoğan kazası yer adları ve göç yolları arasındaki boydaşlık düğüm noktasıdır.

  • BURDUR: Teke yöresi dâhilinde Yörük kollarının dikey göç esnasında otlak ve mülkiyet ortaklığı kurduğu Teke sancağı sahasıdır.

  • ISPARTA: Şarkikaraağaç ve Yalvaç kazalarındaki Gedikli kurucu yerleşimleri ile ortak asabiyet bağlarının mühürlendiği alandır.

  • MERSİN: Anamur ve İçel sancağı genelinde Hacıisalı ve Gedikli kollarının konargöçer kışlak paydaşlığı kurduğu sahadır.

  • KONYA: Bozkır, Ilgın ve Derebucak (Zekeriya Köyü) havzalarındaki yerleşik Yörük ve Sofulu kolları ile doğrudan oymakdaşlık bağı sabittir.

  • KÜTAHYA: Barçınlu ve İnegöl (Varyant) mukataası sınırlarında kışlayan Gedikli ve Karabağlı (Bozulus) kollarının mali ve vergi tescil alanıdır.

  • KIRŞEHİR: Danişmendli nizamına tabi olan konargöçer kolların Orta Anadolu'daki ortak göç durakları ve tescilleridir.

  • KAYSERİ: Danışmendli kazası dâhilindeki iskân reddi hareketlerinde Gedikli, Zilan ve Şaab (Tabanlı) kollarının mülkiyet ve rüsumat ortaklığı sahasıdır.

  • KAHRAMANMARAŞ: 1855 Tacirlü aşiretinin isyanı esnasında Maraş Şer'iyye sicillerine yansıyan mülk ve yağma davalarındaki ortak Gedikli oymağı tescilidir.

  • NİĞDE: Bozulus Türkmenlerinin güneyden batıya akış koridorunda Niğde sancağı perakende listelerindeki adlandırma ortaklığıdır.

  • SİVAS: 1707 Rakka iskânından kaçarak Sivas sancak sahasına dağılan ve oradan batıya sızan Sofulu, Zilan ve Şaab aile kütükleridir.





Aytaç Bozkuyu
Tarih Bilimi ve Arşiv Uzmanı/Etnolog


Kaynakça

Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Maliyeden Müdevver Defterler (MAD), Defter No: 2760, İbradı, Manavgat ve Bozdoğan Yörükan İskân Ahkam Kayıtları, 1724.

Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Tapu-Tahrir ve İskân Defterleri, Bozulus Türkmenleri Karabağlı ve Sofulu Cemaatleri Rakka Nakil Nizamnameleri, 1707.

Cevdet, Türkay. Osmanlı İmparatorluğunda Oymak, Aşiret ve Cemaatlar. İstanbul: Tercüman Yayınları, 1979.

ATASE (Askerî Tarih ve Stratejik Etüt Başkanlığı) Arşivi, Millî Mücadele Dönemi Aydın ve Nazilli Cephesi Harp Raporları, Demirci Mehmet Efe ve Yörük Ali Efe Müfrezeleri Lojistik Hatları Koleksiyonu.

Aydın ve Bozdoğan Şer’iyye Sicilleri Arşivi, Rüsumat, Bâç-ı Ubûr İhtilafları ve Aile Vakfiyeleri Defterleri, 18. ve 19. Yüzyıl.

Yorumlar

Popüler Yayınlar