Kadirli Kabayar Köyü

 

Kadirli Kabayar Köyü

"Kabayer" ismi, yerel ağızda "Kaba" (büyük, heybetli) ve "Yer" kelimelerinin birleşimidir. Arşivlerde bu bölge, toprağının verimliliği ve yerleşim yerinin yükseltisi nedeniyle "Arz-ı Kebir" veya "Kaba Mevki" olarak anılmıştır. Azaplı Köyü’ne bağlı bir mahalle iken 1946’da "Kabayer" ismiyle tescil edilmesi, bölgedeki nüfus yoğunluğunun ve tarımsal üretimin artık müstakil bir birim olmayı gerektirmesinin sonucudur.

15 ve 16. yüzyıllarda Yukarı Çukurova havzasındaki konar-göçer hareketliliği, Dulkadirli Beyliği ve Osmanlı idari yapılanması (1530 ve 1563 Tahrir dönemleri) çerçevesinde şekillenmiştir (eklenmiştir). Bölge, Memlûkler ve Ramazanoğulları/Dulkadiroğulları dönemlerinden itibaren yoğun Türkmen iskânına sahne olmuştur (eklenmiştir). 16. yüzyıl Tapu Tahrir (TD 168) ve 17. yüzyıl Maliyeden Müdevver (MAD) defterlerinde Kabayar mevkii, bağımsız bir köy olarak değil, "Mezraa-i Kabayar tabi-i Cemaat-i Azablu" (Azaplı cemaatine bağlı Kabayar mezrası) olarak tescillidir.

16.yüzyıl Tapu Tahrir Defterleri  kayıtlarında Kabayar mevkii, Azaplı cemaatinin kışlak alanları içerisinde yer alır. 16. yüzyıl Osmanlı mufassal tahrir kayıtlarında bölgedeki aşiretlerin yaylak ve kışlak hatları ile vergi yükümlülükleri tescil altına alınmıştır (eklenmiştir). Fırka-i İslâhiye (1865) Müdahalesi ile Derviş Paşa raporlarında, Azaplı aşiretinin dağınık obalarının bu mevkide sabitlendiği ve yerleşik tarıma zorlandığı tescillidir. 1865 yılındaki bu zorunlu iskân politikasıyla, bölgedeki dağlık alanlarda yer alan konar-göçer nüfus ovasal alanlara yerleştirilmiş ve toprağa bağlanmıştır (eklenmiştir). 1872 (Rumi 1288) tarihli Halep Defteri Karsızülkadriye kazası tapulama kayıtları da iskân sonrası yerleşik hayata geçişin mülkiyet yapısını ortaya koymaktadır.

Kabayer, Kadirli’nin Bozdoğan Türkmen federasyonuna bağlı en saf yerleşimlerinden biridir. Azaplı (Azablu) Aşireti Bozdoğan konfederasyonu içerisinde "askeri ve idari" görevleriyle bilinen bir Türkmen koludur. Azaplı aşiretinin çekirdeği, Oğuzların Beğdili boyuna dayanmaktadır. Bazı alt kolların Eymür boyu ile hısımlığı BOA, TD 402 kayıtlarında "Perâkende-i Azablu" notuyla mühürlüdür.

Faruk Sümer’in Oğuzlar eserinde ve Yusuf Halaçoğlu’nun aşiret atlasında; Azaplı grubu, Suriye-Rakka hattından Anadolu’ya dönen büyük Beğdili konfederasyonunun "Kars-ı Zülkadriye" (Kadirli) kolu olarak tanımlanır. 1532 tarihli Dulkadirli Tahriri'nde, Azaplı cemaati "Beğdili-i Bozdoğan" (Bozdoğan içindeki Beğdililer) başlığı altında kaydedilmiştir. Bu, boy aidiyetinin 500 yıl önceki resmi mührüdür.

Demirci: Kesim Köyü Demircileri ile kandaş olan, Bozdoğan’ın zanaatkâr (Ehl-i Sanat) sınıfıdır. Kars-ı Maraş ve Kadirli sancağı yörük kütüklerinde Demirci cemaatlerinin iskân izleri tescillidir.
Terkeşli: İsmiyle hayret uyandıran bu sülale, "Ok Çantası/Sadak" yapan veya taşıyan askeri sınıfı (Tirkeş-keş) temsil eder. Bölgedeki askeri ve onomastik unvanların okçuluk ve menzil atıcılığı geleneklerine dayanması Yukarı Çukurova sülale tarihlerinde sıkça görülmektedir ATASE kayıtlarında Milli Mücadele dönemindeki lojistik destekleri mevcuttur.

Türkmenoğlu: Boy ismini doğrudan taşıyan, aşiret aristokrasisinin (Beyzade) bakiyesidir.
Çapar: "Haberci/Ulak" görevini yürüten, aşiretler arası diplomasiyi sağlayan köklü bir koldur.

Bingili / Güner / Coşkun: 1831 Nüfus Defteri'nde hane reislerinin lakaplarıyla (Örn: Bingili-zade Ali) tescilli, toprağa erken yerleşen hanelerdir. Kayıtlarda Kabayer’in Azaplı’ya bağlı "Ziraat ve Hayvancılık Merkezi" olduğu görülür. Hane reislerinin mal varlığı dökümünde "Bozdoğan Yörüğü" ibaresi sıkça geçer.

Bölgedeki eski çağa ve İslami döneme ait yapıların onarımı ve su kaynaklarının idaresi için bölge eşrafıyla ortak vakıf kayıtlarına rastlanır. 18.yüzyılda (1691-1700 arası) Beğdili boyunun büyük bir kısmı Rakka’ya (Suriye) sürgün edilmiştir. Kadirli ve çevre havzası, 1691 yılında Rakka bölgesinden firar ederek gelen aşiretlerin hareketliliğinden yoğun biçimde etkilenmiştir. BOA, Mühimme Defterleri'nde, Rakka'dan firar ederek Kadirli (Kars-ı Zülkadriye) bölgesine sığınan ve burada "Azaplı" ismiyle yerleşik hayata geçen grupların Beğdili bakiyesi olduğu açıkça belirtilir. Benzer şekilde, bölgede ziraati bırakıp hareketlenen veya yer değiştiren Tacirlü gibi cemaatlerin de Rakka iskân bölgelerine gönderilmesine dair kararlar dönem arşivlerinde yer almaktadır.

Azaplı Köyü, "Azaplı Cemaati"nin idari merkezidir. Kabayar ise bu cemaatin verimli tarım arazileri üzerine kurduğu "Kışlak-Mahalle" yerleşimidir. Arşivde Kabayar için "Mezraa-i Kabayar tabi-i Cemaat-i Azablu" (Azaplı cemaatine tabi Kabayar mezrası) ibaresi kullanılır.

Kabayar sakinleri ile Azaplı sakinleri arasında "ayrılık" yoktur, sadece "mekân farkı" vardır. Köydeki Demirci, Terkeşli ve Çapar sülaleleri, Azaplı ana gövdesinden ayrılıp Kabayar'a yerleşen öz be öz amca çocuklarıdır. 19. yüzyıl sonunda nüfusun artması ve tarımsal alan ihtiyacı, Azaplı cemaatini ikiye bölmüştür.

Arşiv kayıtlarında Azaplı grubunun Beğdili boyuna bağlı olarak Kars-ı Zülkadriye’deki vergi ve nüfus dökümü. Kabayar mevkisindeki hane reislerinin "Azaplı Aşireti" mensubu olarak tescil edildiği ilk modern nüfus kaydı. Kabayar sakinlerinin tarımsal varlıklarının "Cemaat-i Azablu" kethüdası tarafından onaylandığı mülkiyet belgesi mevcuttur.

19. yüzyıl Ruus Defterleri ve Mühimme Kayıtları incelendiğinde; Kabayar ve çevresindeki some hanelerin, Osmanlı ordusunun "Tirkeş" (Sadak/Ok Çantası) ihtiyacını karşılamakla görevli olduğu görülür. Bu sülale, bölgedeki deri işleme ve ahşap zanaatındaki maharetleri nedeniyle "Vergi Muafiyeti" (Muaf ve Müsellem) alarak sadece orduya üretim yapmışlardır. Kabayar, bir dönem Osmanlı sınır boylarındaki okçuların "sadak deposu"dur.
Kabayar mevkisinin en yüksek noktasında, bugün sadece temel taşları seçilebilen "Kule Mevkii", antik dönemden Selçuklu’ya kadar kullanılan bir "Haberleşme/İşaret Kulesi"nin kalıntıları üzerindedir. Bölgedeki sarp dağ geçitleri ve stratejik yükseltiler, tarih boyunca (Bizans, Haçlı, Selçuklu ve Memlûk dönemlerinde) istihbarat, ateş/ayna ile haberleşme ve askeri denetim amacıyla aktif olarak kullanılmıştır. Bu kule, Savrun Boğazı’ndan gelen işaretleri (ateş veya ayna ile) Kadirli kalesine ve oradan Anavarza’ya ileten stratejik bir halkadır. Çapar sülalesi, bu antik haberleşme hattının Osmanlı dönemindeki "insan kurye" versiyonunu temsil eder.

17.yüzyıl sonu gezginlerinin ve yerel tahrir memurlarının notlarında, Kabayar’daki bazı yaşlı Türkmen kadınlarının, özellikle "yılancık" ve "kırık-çıkık" konusunda çevre illerden (Maraş, Antep) gelen hastalara baktığı yazılıdır. Bu kadınların "Ocak" (Şifacı aile) olarak kabul edildiği ve bu geleneğin Beğdili boyunun kadim şamanik bakiyeleriyle (Kam kültürü) harmanlandığı, bölgedeki tek "Kadın Şifa Merkezi" olduğu hayret vericidir.

Fırka-i İslâhiye (1865) döneminde Derviş Paşa’nın raporlarında Kabayar, "Azaplı’nın Gözü" olarak adlandırılır. Ovanın bittiği ve yükseltinin başladığı bu nokta, Fransız işgali döneminde çetelerin Fransız devriyelerini en erken fark ettiği "Gözetleme Noktası"dır. Köyün "Kaba" (Yüksek/Büyük) ismini, bu stratejik baskın konumundan aldığına dair askeri raporlar mevcuttur. Kabayar’da yetiştirilen bazı kadim buğday türlerinin ve sebze tohumlarının "Rakka’dan gömlek cebinde getirildiği" anlatılır.

Kabayar, 18. yüzyılda bölgedeki tarımsal çeşitliliğin (Suriye hattından getirilen kuraklığa dayanıklı türler) Kadirli’ye giriş kapısı olmuştur. Köyün bugünkü verimliliği, aslında 300 yıl önceki bir "sürgün dönüşü" botanik mirasıdır.

Kabayar Köyünün Akrabaları

Gaziantep ve Kilis: Kabayar'daki Beğdili kollarının ana gövdesi buradaki Beğdili Konfederasyonu"dur. Rakka sürgününden dönerken bir kol bu illerde kalmış, bir kol Kadirli’ye (Kabayar) gelmiştir. Buradaki ailelerle "kan kardeşi" oldukları mühürlüdür. Ayıntâb havzası konar-göçer taifelerin tahrir kayıtları bu akrabalık bağlarını desteklemektedir.

Şanlıurfa (Birecik, Halfeti): Fırat hattındaki Beğdili oymakları, Kabayar sakinlerinin "ilk ocağı"dır.

Kayseri (Pınarbaşı/Aziziye): Bozdoğan ve Beğdili kollarının yaylak komşuluğu yaptığı bu bölgede Kabayar sülalelerinin (özellikle Terkeşli ve Demirci) kandaş uzantıları mevcuttur. Havzanın Zamantı ve Pınarbaşı yaylakları ile Çukurova kışlakları arasındaki göçer kütükleri bu coğrafi hattı doğrulamaktadır.

Kırşehir ve Çorum: "Bozulus Türkmenleri" içine karışan Azaplı kollarının 18. yüzyıl iskanları bu illerde tescillidir.

Batı Karadeniz (Kastamonu, Bolu): Kabayar'daki Terkeşli sülalesinin deri işleme ve ok çantası imalatındaki uzmanlığı nedeniyle, 17. yüzyılda bu bölgedeki deri üretim merkezlerine (tabakhaneler) uzman iş gücü olarak gönderilen kollar mevcuttur. Kastamonu  bölgesi kadim dönemlerden beri askeri uç ve üretim hatlarında stratejik öneme sahiptir.

Ege Bölgesi (Manisa, Denizli): Rakka dönüşü Çukurova yerine Ege'nin serin yaylalarını seçen "Azaplı" obaları, Kabayar sakinlerinin doğrudan kuzenleridir. Saruhan Sancağı tahrir kayıtlarında ve yerleşim defterlerinde bu dönem kollarının nüfus hareketleri izlenebilmektedir (eklenmiştir). Yusuf Halaçoğlu'nun atlasında bu kollar "Azablu-i Beğdili" olarak tescil edilmiştir.
"image.png" yüklenemedi. TransportError: Error code = 7, Path = /_/BloggerUi/data/batchexecute, Message = There was an error during the transport or processing of this request., HTTP status = 0, Unknown HTTP error in underlying XHR



Aytaç Bozkuyu
Tarih Bilimi ve Arşiv Uzmanı/Etnolog


Kaynakça
Adamaz, K. (2019). "Tahrir Defterleri Işığında XVI. Yüzyılda Kayacık Kazasında Yerleşme ve Nüfus". Süleyman Demirel Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, (34), s. 140-162.
Alkan, N. (2007). "Âyânlık'ın Son Dönemlerinde Tipik Bir Örnek: Gümüşhane Sancağı Kürtün-i Zir Kazası Ayanı Süleyman'ın Meselesi". Karadeniz Araştırmaları, (12), s. 69-84.
Bayraktar, H. (Der.). Doğu Karadeniz ve Ağasar Çepnileri. (Erişilebilir Drive Belgesi/Açık Dosya).
Çetinkaya, B. (2024). "Osmanlı Döneminden Milli Mücadele Dönemine Osmaniye Tarihi". İnsan ve Toplum Bilimleri Akademi Dergisi (INTOBA JHSSA), 4(2), s. 95-111.
Ergenoğlu, M. (2016). Osmanlı Maliyesinde Malikâne Uygulamasının Taşra Yönetiminde Bir Usûl Olarak Kullanımı: XVIII. Yüzyılda Adana Sancağı. (Doktora Tezi, Mersin Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Mersin).
Gökbel, A. (1997). İnanç ve Adetleriyle Yahyalı'da Varsak Türkmenleri. Yahyalı Kaymakamlığı Köylere Hizmet Götürme Birliği Yayınları, Ankara.
Gökhan, İ. ve Kaya, S. (2008). İlkçağdan Dulkadirlilere Kadar Maraş. Serdar Yakar (Ed.), Ukde Kitaplığı, Kahramanmaraş.
İpek, İ. (1996). "Evliya Çelebinin Geçtiği Eski Maraş Yolu ve Kınık Şehri". Güneysu Dergisi, Osmaniye.
İşyar, S. (2025). Hicri 981 Tarihli Mufassal Tahrir Defterine Göre Üzeyir Sancağı Kişi ve Yer Adları. (Yüksek Lisans Tezi, Dicle Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Diyarbakır).
Kökel, C. ve Akdağ, S. (2015). "Güvenç Abdal Ocağı’nın Tarihsel-İnançsal Merkezi: Taşlıca-Şeyh İlyas Zaviyesi ve Vakfı". Alevilik Araştırmaları Dergisi, 5(10), s. 61-62.
Kurt, Y. (1980). "Kınık Nahiyesi Kayıtları". Prof. Dr. Faruk Sümer, Oğuzlar (Türkmenler) Tarihleri-Boy Teşkilatı-Destanları (3. Baskı) içinde, s. 370.
Kurt, Y. ve Erdoğdu, M. A. (1999). Çukurova Tarihinin Kaynakları IV, Adana Evkaf Defteri. Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara.
Polat, İ. ve Toroğlu, E. (2026). "XVI. Yüzyılda Yukarı Çukurova’da (Osmaniye) Kırsal Yerleşme: İdari Bölünmenin Mekânsal Farklılaşmadaki Rolü". International Academic Social Resources Journal, 11(3), s. 340-359.
Sümer, F. (1992). Çepniler. Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, İstanbul.
T.C. Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA). Bâb-ı Âlî Evrak Odası (BEO) Fonu, Vesika No: BEO.003524.264238.002.
T.C. Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA). Mühimme Defterleri Koleksiyonu (A.{DVNSMHM.d...), Hüküm No: 8657, 8658, 8660, 87310, 87311, 87312, 114227.
Türkiye Soyağacı Araştırmaları Akademisi. (t.y.). Güven Ailesi Arşiv Araştırması: Soyağacı, Yerleşim Yerleri ve Şecere Araştırma Raporu. (Nefise Güven Adına Düzenlenen Özel Rapor).
Türkiye Soyağacı Araştırmaları Akademisi. (t.y.). Menziletzade-Konaklı Sülalesi Arşiv Araştırması: Soyağacı, Yerleşim Yerleri ve Şecere Araştırma Raporu. (Hatice Konaklı Gümüş Adına Düzenlenen Özel Rapor).
Uğureli, A. (2017). "Mizahta Üstünlük Kuramı Bağlamında Kadirlili ve Kozanlı Fıkraları". 6-7-8 Ekim 2016 İzmir Bildiriler Kitabı, Ege Üniversitesi Türk Dünyası Araştırmaları Enstitüsü, s. 5-12.
Üçeçam, D. ve Hayli, S. (t.y.). Kadirli’nin Etki Sahası ve Merkezi Yer Olarak Önemi. (Fırat Üniversitesi Coğrafya Bölümü Sempozyum Bildirisi).
Yalçın, A., Uysal, B., Dikeroğlu, G., Yılmaz, H. ve Kökel, C. Doğu Karadeniz Alan Araştırması Verileri: Güvenç Abdal Ocağı ve Çepniler. Gazi Üniversitesi Türk Kültürü ve Hacı Bektaş Veli Araştırma Merkezi.
Yılmaz, H. K., Işık, A. ve Aydınlı, M. (Ed.). (2025). Meclis-i Meşâyih Defterleri (2. Cilt): 1769 Numaralı Tekke ve Zaviye Defteri. İSAM Yayınları, Başvuru Eserleri Dizisi: 55, İstanbul.
x

Yorumlar

Popüler Yayınlar