Kadirli Karabacak Köyü
Kadirli Karabacak Köyü
Karabacak köyü, genetik ve idari kodları itibariyle Bozulus’un Dulkadirli koluna dayanmaktadır.
Kavurgalı Oymağı: Arşivlerde Dulkadirli grubunun en önemli kollarından biri olarak zikredilen Kavurgalı oymağı, Kadirli ve Maraş hattındaki Türkmen varlığının omurgasını oluşturur.
Cemaat Yapısına bakılırsa Karabacak yerleşimini kuran irade, Avşar boyunun Kavurgalı kolu içerisindeki; Avcılı, Aydınlı, Ayrancılı, Cevanlı, Dağarcılı, Doğanlı, Duacı ve Eyicek cemaatlerinin sentezidir. Bu cemaatler 16. yüzyıl tahrirlerinde Ceyhan nehri kenarını kışlak tutan "Kadim Dulkadirli" unsurları olarak mühürlenmiştir.Köyün kurucu unsurları arasında yeralan bu oymaklar, silsile itibariyle Avşar boyuna mensupdur.
Göç Rotasına baktığımızda ise Horasan-Azerbaycan-Uzunyayla/Sarız (Yaylak)-Kadirli/Ceyhan Boyu (Kışlak) olduğunu görürüz.
Fırka-i İslâhiye (1865) ile Derviş Paşa'nın harekatı sonrası, Kozanoğulları'na destek veren grupların kontrolü amacıyla; Tatarlı, Karabacak ve Yalnızdut köyleri bir hat üzerinde inşa edilmiştir.
Tatar Meselesine gelince Arşivler doğrulamaktadır ki; Karabacak'taki "Tatar" unsurlar Moğol kökenli değil, Avşar boyu içinde yer alan ve "Tatarlu/Tatar" adıyla tescillenmiş Türkmen oymaklarıdır.
Karabacak'taki Tatar unsurlar, Avşar boyu içerisinde yer alan, tahrirlerde "Tatarlu" veya "Tatar" lakabıyla geçen öz be öz Türkmen oymaklarıdır. Bu adlandırma, Moğol istilası sonrası Anadolu'ya giren ve Türkmenleşen veya doğrudan "Tatar" adını cemaat ismi olarak alan Avşar bölüklerini ifade eder. Bu durum, Yusuf Halaçoğlu'nun "cemaat isimleri" üzerine yaptığı analizlerle de örtüşmektedir.
Not: Daha önceki Karabacak Köyü ile ilgili yaptığım çalışmada sayın büyüğüm Cezmi Yurtseverim hocamız konuyla ilgili şu yorumu yapmıştı "Tatarlı Arşiv belgelerine göre bir "cemaat'tır"...16. yüzyıl Osmanlı-Tapu Tahrir defterlerinde Kars-ı Maraş Sancağında tatarlı adıyla bilinen obalar vardır. 1850'li yıllara gelindiğinde Elmalı Kayseri merkezli TATARLI Nahiyesi vardır. Ve bunlar Avşar olmayıp tatardır. Fırka-i Islahiye ile birlikte Kars/Kadirli şehir merkezine indirilip Fakı, Derviş,karabacak mahallelerine yerleştirildiler. Karabacaklı sonra şehirden ayrılarak ovalık bölgeye yerleşti. Karabacak köyü ile tatarlı köyleri yan yanadır." Hocamızın verdiği bilgiyi ben arşivde okuduğum şekilde belirtmek isterim.
Cezmi Bey, 16. yüzyıl tahrirlerindeki (Kars-ı Maraş) "Tatarlı" ibaresini ve 1850'li yıllardaki Kayseri Elmalı merkezli "Tatarlı Nahiyesi"ni doğrudan bir etnik aidiyet (Tatar) olarak okumaktadır. Ancak akademik literatürde, özellikle Faruk Sümer ve Yusuf Halaçoğlu’nun çalışmalarında mühürlendiği üzere; Anadolu’daki "Tatar" adlandırması her zaman Moğol/Tatar etnisitesini ifade etmez.16. yüzyıl mufassal tahrirlerinde,Dulkadirli Türkmenleri ve Bozulus içerisindeki pek çok oymak, "Tatarlu" adıyla kaydedilmiştir. Bu gruplar, 13. yüzyıldaki Moğol istilası sonrası Anadolu’ya giren ancak hızla Türkmenleşen veya doğrudan bir kol adı olarak bu ismi benimseyen Avşar teşekkülleridir.Karabacak köyünü kuran Kavurgalı oymağının bünyesindeki Aydınlı, Avcılı ve Tatarlu cemaatlerinin bir arada kışlaması (Ceyhan boyu), bu grubun etnik bir "dış unsur" değil, Avşar-Dulkadirli konfederasyonunun organik bir parçası olduğunu tescil eder.
Karabacak köyü oymak kütüğünde yer alan sülale ve Türkmen cemaatlerinin boy mensubiyetleri Osmanlı tahrir defterlerinde mühürlü birer tarihi vesikadır. 1563 ve 1572 tarihli mufassal kayıtlarına göre köyün ana omurgasını teşkil eden Kavurgalı cemaati, Dulkadirli ulusu içerisinde doğrudan Avşar boyuna bağlıdır. Bununla birlikte, tahrir defterlerinde "Cemaat-ı Tatarlu" başlığı altında kaydedilen kitleler, Oğuzların Kıpçak ve Avşar boy dairelerinde vergilendirilmiş öz be öz Türkmen bölükleridir. Köyün hane yapısında önemli bir yer tutan ve defterlerde "Cemaat-ı Aydınlu" ve "Cemaat-ı Cevanlu" olarak tescil edilen unsurlar da aynı şekilde Avşar ve Bayındır boy konfederasyonlarına bağlı olarak kışlamaktadır. Defterde "Cemaat-ı Perakende" unvanıyla kaydedilen ve Yörükân taifesine bağlanan dağınık gruplar ise, yerleşik nizamdan faydalanan ancak her an göçe hazır asabiyetleriyle kütüğe geçirilmişlerdir.
Değerli Cezmi Bey'in "Tatarlıların şehir merkezine indirildiği ve oradan Karabacak’a geçildiği" tezi, idari yerleşim tarihi açısından doğrudur. Ancak bu kitlenin "Avşar olmayıp Tatar olduğu" iddiası, aşiretin silsilesinden ziyade o günkü idari kayıttaki "Nahiye" adına odaklanmış bir yaklaşımdır. Ayrıca Cezmi Hocam yerleşim coğrafyasına (Elmalı, Kayseri, Kadirli hattı) odaklanırken; ben, aşiretin iç yapısına (Kavurgalı-Avşar bağı) ve etno-genetik sürekliliğine odaklanmaktayım. Akademik açıdan bakıldığında, 1865’te oluşturulan "Tatarlı-Karabacak-Yalnızdut" hattı, aynı aşiret gövdesinin (Avşar/Kavurgalı) farklı kollarının mülkiyet taksimidir.
Sonuç olarak Kadirli Karabacak Tatarları, Moğol kökenli bir "etnik ada" değil; 16. yüzyıldan beri Dulkadirli ve Bozulus içerisinde "Tatarlu" ismiyle mühürlenmiş, zamanla bu isimle maruf olmuş Avşar Türkmenleridir. Cezmi Hocamın bahsettiği "Tatarlı Nahiyesi"ndeki kitle, aslında Avşar-Kavurgalı boyunun idari bir birim altında toplanmış halidir. Dolayısıyla her ikimizin görüşüde aynı gerçeğin farklı katmanlarına bakmaktadır; ancak arşivlerin "boy ve oymak" disiplini tespitlerimizi akademik olarak daha kuvvetli kılmaktadır.
Karabacak’ın müstakil bir köy statüsü kazanması, Osmanlı’nın göçebe aşiretleri kontrol altına alma ve yerleşik hayata geçirme projesi olan Fırka-i İslâhiye ile gerçekleşmiştir. 1865 yılında stratejik bir hat üzerinde Tatarlı, Karabacak ve Yalnızdut köyleri inşa edilmiştir. üçleme, bölgedeki asayişi sağlamak ve tarımsal üretimi artırmak amacıyla devlet eliyle oluşturulan bir "iskân kuşağı"dır. Karabacak, idari olarak tek muhtarlık olsa da, yerel hafızada ve oymak yerleşiminde şu mahalle/mevkiler öne çıkar:
Karabacak (Merkez) Mahallesi: Kavurgalı Avşarı (Ana Kol): Köyün kurucu çekirdeğidir. Burada özellikle Doğanlı, Eyicek ve Aydınlı cemaatlerine mensup aileler yoğundur. 1865'te şehirden (Kadirli merkezden) ayrılarak ovaya inen "Karabacaklı" lakaplı sülale reislerinin ilk yerleştiği sahadır.
Tatarlı (Aşağı/Yukarı) Mevkii (Tatar Avşarı) Oymağı: "Avşar bünyesindeki Tatarlar" olarak bilinen gruptur. Karabacak ile sınırdaş olan bu mahalle yapısı, aslında aynı aşiret konfederasyonunun (Dulkadirli/Bozulus) bir parçasıdır. Burada Avcılı ve Cevanlı kollarının izleri görülür.
Yalnızdut Bağlantısı (Kısmi Mahalleleşme) Ayrancılı ve Dağarcılı Cemaatleri: Karabacak ile Yalnızdut arasındaki tarımsal sınırda yerleşen, hayvancılıktan ziraate geçişte Ceyhan nehrine en yakın noktaları tutan akraba kolların yerleşim alanıdır.
Karabacak’ta "mahalle" kavramı, Anadolu’nun diğer bölgelerindeki gibi sadece coğrafi bir ayrım değil, "akraba obalarının konakladığı yer" anlamını taşır. Örneğin, bir mahallede Eyicek sülalesi yoğunsa, orası sözlü tarihte o sülalenin adıyla anılagelmiştir. 1865 iskânında devletin dağıttığı araziler de bu oymak hiyerarşisine göre taksim edildiği için, mahalle sınırları aslında oymakların "tarla sınırları" ile belirlenmiştir.
Devlet, Karabacak sakinlerine Ceyhan nehri boylarında ziraat yapmaları için arazi tahsis etmiş, yaylakları olan Uzunyayla ve Sarız hattı ile bağlarını idari olarak sınırlayarak yerleşikliği teşvik etmiştir.
Yaşar Kemal’in eserlerinde tasvir ettiği "toprağa bağlanan Yörüklerin hüznü", Karabacak ve çevre köylerin 1865 iskânındaki sancılarını yansıtır. Ceyhan nehri kenarındaki "Tatarlı" figürleri, onun romanlarında sadık ve çalışkan Türkmen tipleri olarak yer bulur.
Karabacak, Ceyhan nehrinin taşkınları ve sıtma ile anılan bir geçmişe sahiptir. Kitapta geçen ve bölge kadınları tarafından yakılan ağıtlarda; "nehre kurban giden gençler", "gurbete (Suriye/Halep hattına) gidip dönmeyen kervancılar" ve 1865 iskanının getirdiği "hürriyet kaybı" temaları işlenir.
Kadirli ve çevre köylerindeki halk şairlerinin (Aşıkların), Karabacak’ın misafirperverliğine ve Kavurgalı Avşarlarının yiğitliğine dair söylenmiş deyişleri mevcuttur. Genellikle bu şiirlerde Karabacak; "Ceyhan'ın gözü","Avşar'ın düzü" olarak nitelenir.
Köydeki Tatar varlığının, çevre köylerdeki şaka ve nükte yollu anlatılara konu olması. "Tatarın feraseti" veya "Tatarın inadı" üzerine kurulu anonim köy fıkraları bu bölgenin folklorik zenginliğidir.
Karabacak Köyü’nün ana omurgasını oluşturan Kavurgalı Avşarı ve bu yapıyla et ve tırnak gibi bütünleşmiş olan Tatarlı oymaklarının arşivlerde Bozulus-Dulkadirli konfederasyonu içerisinde; hem savaşçı kimlikleriyle (Kavurgalı) hem de iskân disipliniyle (Tatarlı) mühürlenmiş, Çukurova’dan Yeni-İl’e (Sivas), oradan Batı Anadolu ovalarına kadar dağılmış devasa bir Türkmen ağının parçasıdır.
Çukurova ve Ceyhan Havzası (Ana İskân ve Kışlak Merkezi)
Osmaniye (Kadirli - Karabacak / Tatarlı / Yalnızdut): 1865 iskânının çekirdek bölgesidir. Kavurgalı, Aydınlı, Eyicek, Doğanlı ve Tatarlı sülaleleri buradaki yerleşimin asli unsurlarıdır.
Adana (Ceyhan, İmamoğlu, Sarıçam): Ceyhan nehri boyunca kışlayan ve Fırka-i İslâhiye ile nehir boyundaki köylere (Örn: Tatarlı köyü ve çevresi) yerleştirilen kollar, Karabacak halkıyla doğrudan kan bağı taşır.
Osmaniye (Düziçi - Haruniye / Bulanık): Karabacak ile akraba olan Cerid ve Tecirli kollarının bir kısmı bu hatta iskân edilmiştir.
İç Anadolu ve "Yeni-İl" (Kayseri-Sivas) Hattı
Kayseri (Pınarbaşı, Sarız, Uzunyayla): Karabacak’ı kuran Avşarların kadim yaylağıdır. Cezmi Yurtsever Bey’in bahsettiği Tatarlı Nahiyesi (Elmalı merkezli) buradadır. Buradaki Avşar köyleri, Karabacak’ın "yaylak kardeşi" ve birinci derece akrabasıdır.
Sivas (Şarkışla, Kangal, Altınyayla):"Yeni-İl Türkmenleri" içerisinde zikredilen Kavurgalı ve Tatarlı bölükleri, 18. yüzyılda bu bölgede yerleşik hayata geçmiştir. Karabacak sülalelerinin İç Anadolu’daki en güçlü kolu burasıdır.
Yozgat & Kırşehir: Dulkadirli bakiyesi olan ve batıya kaydırılan Kavurgalı obaları bu illerde yoğun olarak bulunmaktadır.
Batı Anadolu ve Ege Hattı (Sürgün ve İskân Kolları)
Aydın & Manisa (Saruhan): 18. yüzyıl iskân fermanlarıyla bölgeye sevk edilen Kavurgalı ve Tatar Avşarı kollarının izleri mevcuttur. Tahrirlerde "Tatarlı Yörüğü" olarak geçen gruplar, Karabacak’taki ailelerle köken birliği taşır.
İzmir (Torbalı, Bayındır): Bozulus ve Dulkadirli aşiretlerinin Ege’deki iskân noktalarında Karabacak sülaleleriyle hısımlık bağları olan haneler tescillidir.
Güneydoğu ve Suriye Hattı (Halep Türkmenleri Bağlantısı)
Gaziantep & Kilis: Halep Türkmenleri defterlerinde kayıtlı olan ve kuzeye, Çukurova'ya doğru göç eden Kavurgalı ve Aydınlı cemaatlerinin ilk durak noktalarıdır.
Aytaç Bozkuyu
Tarih Bilimi ve Arşiv Uzmanı/Etnolog
Kaynakça
Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Divan-ı Hümayun Mühimme Defterleri,
Ankara Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kuyûd-ı Kadîme Arşivi, Kars-ı Maraş Sancağı Tahrir Kayıtları
İbrahim Polat & Emin Toroğlu, "XVI. Yüzyılda Yukarı Çukurova’da Kırsal Yerleşme: İdari Bölünmenin Mekânsal Farklılaşmadaki Rolü", Academic Social Resources Journal, 2026.
M. Fatih Sansar, "19. Yüzyılda Çukurova Türkmen Aşiretleri: Cerid ve Tecirliler", The Studies of Ottoman Domain, 2013.
Yorumlar
Yorum Gönder