Kadirli Kiremitli Köyü
Kadirli Kiremitli Köyü
Köyün adı, yüzeyde bulunan ve Roma/Bizans döneminden kalan yoğun pişmiş toprak (seramik/kiremit) kalıntılarından gelmektedir. Akademik literatürde bu durum Arkeolojik Yerleşim Sürekliliği olarak tanımlanır. Türkmenler bölgeye geldiğinde, mevcut kalıntılara bakarak burayı "Kiremitli" (Kiremitli Mevkii/Karyesi) olarak isimlendirmişlerdir. Bölgede yapılan arkeolojik yüzey araştırmaları ve tarihî coğrafya çalışmaları, Çukurova genelinde Paleolitik Çağ'dan itibaren kesintisiz bir yerleşim dokusunun varlığını ortaya koymaktadır. Nitekim Domuztepe, Topraktepe, Taşlı Höyük, İspir Höyük ve Tırmıl Höyük gibi arkeolojik alanlar bölgenin Neolitik, Kalkolitik, Tunç ve Demir çağlarındaki stratejik ehemmiyetini belgeler niteliktedir
Bölge, Anazarbos antik kentinin hinterlandında yer alan bir sanayi (kiremit ve tuğla ocağı) veya tarımsal villa yerleşimidir. Tarlalardaki kiremit kırıkları, bu dönemin mimari kalıntılarıdır. Anavarza (Anazarba) antik kenti, Roma ve Bizans dönemlerinde bölgenin en kudretli idari ve askeri merkezlerinden biri olarak Kiremitli ve civarındaki kırsal yerleşimleri zirai ve sınaî anlamda doğrudan yönlendirmiştir.
1072 sonrası Melik Ahmet Gazi’nin Anavarza seferiyle bölge Türkmen hareketliliğine açılmıştır. Yağbasan (Yagubasan) ismi, Danişmentli hükümdarı Nizamettin Yağbasan’dan mülhem bir onomastik mirastır. 1082-1083 yıllarında Süleyman Şah komutasındaki Selçuklu fütuhatı bölgeyi Türk hâkimiyetiyle tanıştırmış, ardından Moğol istilası önünden kaçarak kitleler halinde Çukurova ve Sis (Kozan) yöresine gelen Oğuz boyları bölgenin asli etnik unsurunu oluşturmuştur. Bu süreçte Halep Türkmenleri olarak anılan Bozok ve Üçok kolları, Memlûk sultanı Baybars dönemindeki fetih hareketleriyle de birleşerek Çukurova’nın kalıcı olarak Türkleşmesini sağlamıştır.
1572 ve 1563 kayıtlarında bölge, konar-göçer Avşar ve Danişmentli obalarının kışlağıdır. Osmanlı idari teşkilatında Kars-ı Maraş (Kadirli) sancağına bağlı olan bu topraklarda 16. yüzyıl kayıtlarında Savrun, Sinbas, Karamanlu Yakası ve Kınık nahiyeleri kurulmuştur. Tapu Tahrir defterlerindeki kayıtlara göre bölgedeki cemaatlerin mühim bir kısmı ehl-i seyf, ehl-i ilm veya muaf statüsünde vergilendirilmiştir. 17. yüzyılın sonlarında, özellikle 1691 yılında Suriye'nin Rakka bölgesinden firar eden aşiretlerin istilasıyla Kadirli ve çevresi büyük bir tahribata uğramış, devlet otoritesinin zayıflamasıyla bölge uzun süre bir harabe halinde kalmıştır. Bu asayişsizlik dönemi, 19. yüzyılın ortalarında Fırka-i İslâhiyye reformu gelene kadar devam etmiştir.
1935 nüfus kayıtlarında yerleşim, Yağbasan aşiretinin "Sehil" kolunun yerleşik hayata geçtiği bir köy olarak tescil edilmiştir. Kadirli, 1960 yılından sonra tarımsal çeşitliliğin ve hizmet sektörünün gelişmesiyle modern bir şehir hüviyeti kazanarak etki sahasını genişletmiştir.
Kiremitli, birden fazla Türkmen grubunun harmanlandığı stratejik bir yerleşimdir:
Faydalı Avşarı: Köyün çekirdek nüfusu, Adana tahrirlerinde kayıtlı olan ve bölgenin emniyetinden sorumlu Faydalı oymağına dayanır. 16. yüzyıl tahrir kayıtlarında Adana sancağı genelinde Üçok kolunun Yüreğir, Kınık, Bayandur, Salur ve İğdir boylarının yoğun varlığı tespit edilmiştir. Faydalı Avşarı da bu köklü Oğuz-Türkmen askeri dokusunun bölgedeki en önemli temsilcilerindendir.
Yağbasan (Danişmentli) Aşireti: 19. yüzyılda "Sehil Yağbasanı" adıyla bölgeye iskan edilen gruptur. Tabur Ağası Ahmet Ağa (Gençoğlanoğlu) silsilesi, köyün idari ve askeri hafızasını temsil eder. 16. yüzyılda Kozan Dağları ve Kadirli’nin kuzey hattı (Varsak Dağları), tamamen Varsak federasyonunun (Kusun, Gökçelü, Elvanlı, Ulaşlı) kontrolündedir. Yağbasanlar, sadece bir kan bağıyla değil, savaşçı vasıflarıyla öne çıkan Varsak obalarından "teşkil edilmiş" bir askeri grup (tabur) karakteri taşır. Yağbasanlar, Danişmentli beylerinin (Melik Yağbasan silsilesi) emrinde savaşan Varsak savaşçılarından oluşmuş olabilir. Çukurova’da bir obanın içinde hem Avşar hem Varsak unsurlarının bulunması, özellikle Fırka-i İslâhiye döneminde sıkça rastlanan bir durumdur. Tabur Ağası Ahmet Ağa’nın etrafındaki güç, bu iki büyük Türkmen damarının (Avşar cengaverliği ile Varsak asabiyesi) birleşimidir. Arşiv kayıtlarında, 1865-1866 yıllarında Fırka-i İslâhiyye çalışmaları neticesinde göçebe aşiretlerin disipline edilmesi ve yerleşik hayata geçirilmesi amacıyla bölgede Osmaniye, Dervişiye, Cevdetiye gibi yeni kasabaların kurulduğu ve askeri nizamın tesis edildiği doğrulanmaktadır.
Sarız Avşarları: Kayseri-Sarız hattından göç eden Avşar kollarının eklemlenmesiyle köyün etnik dokusu tamamlanmıştır. Dulkadirli Türkmenlerinin ana kütlesini oluşturan Bayat, Avşar ve Beydilli boyları tarih boyunca Maraş, Kuzey Suriye ve Çukurova hattındaki yaylak-kışlak güzergâhlarında hareket etmişlerdir. Sarız üzerinden gelen nüfus akışı, bu tarihsel yaylak-kışlak döngüsünün ve akrabalık bağlarının somut bir neticesidir.
1865 yılındaki iskan, Kiremitli’nin bugünkü yapısını belirlemiştir:
Saimbeyli (Haçin) yaylaklarından inen Yağbasan aşireti, Kozanoğlu isyanları sonrası stratejik bir kararla Kadirli’nin güneyine (Sehil hattı) yerleştirilmiştir. Fırka-i İslâhiyye'nin iskan politikaları doğrultusunda, dağlık alanlardaki konar-göçer nüfus, tarımsal üretime kazandırılmaları ve asayişin temini amacıyla ova (sehil) köylerine yerleştirilmişlerdir.
Tabur Ağası Ahmet Ağa'ya verilen bu ünvan, BOA, İ.DH (İrade Dahiliye) kayıtlarında geçmekte olup, aşiretin devletle olan pragmatik ilişkisini simgeler. Osmanlı Devleti, bölgedeki nüfuzlu aşiret reislerine idari ve askeri unvanlar vererek asayişin sağlanmasında onlardan mültezim, mütesellim ve yerel muhafız olarak faydalanma yoluna gitmiştir.
Yaşar Kemal, özellikle "Binboğalar Efsanesi" ve "Çukurova Yana Yana" eserlerinde, aşiretlerin toprağa yerleşme sancılarını anlatırken "Kiremitli" ve "Yağbasan" isimlerini şu bağlamda işler: Yaşar Kemal, Çukurova’nın eski taş ve kiremit kalıntıları üzerine kurulan çadırları, "kadim toprağın üstüne çekilen yeni bir Türkmen sürmesi" olarak betimler. Kollu Ailesi ve Gençoğlanoğlu Yaşar Kemal’in derlemelerinde geçen "Yiğit aşiret reisleri" tiplemeleri, Tabur Ağası Ahmet Ağa gibi figürlerin halk muhayyilesindeki izdüşümüdür.
Çukurova ve Toroslar Hattı (Ana İskan ve Kışlak Sahası)
Osmaniye (Kadirli - Kiremitli/Alibeyli/Sarıtanışmanlı): Yağbasan aşiretinin "Sehil" (ova) kolunun merkezidir. Buradaki Gençoğlanoğlu (Tabur Ağası), Yeniçeri ve Kollu aileleri, cemaatin bölgedeki sarsılmaz çekirdeğidir.
Adana (Kozan, Karaisalı/Karsantı, Feke): Takipçinizin belirttiği "Etekli" ve "Posyağbasan" kolları buralarda meskundur. Karaisalı hattındaki Etekli köyleri ile Kiremitli sakinleri doğrudan Varsak-Yağbasan kan bağı taşır.
Mersin (Tarsus, Erdemli): Tarsus tahrirlerindeki (TD 450) Faydalı Avşarı ve Varsak kollarının birleşimi, Kiremitli’deki kadim tabakayla doğrudan akrabadır.
İç Anadolu ve Yaylak Hattı (Danişmentli Mirası)
Kayseri (Sarız, Develi, Pınarbaşı): Köye Sarız’dan gelen Avşar kollarının mevcudiyeti, buradaki Avşar-Yağbasan köyleriyle (özellikle Develi hattı) akrabalığı %100 doğrular.
Kayseri-Sivas-Tokat (Danişmentli Koridoru): Melik Ahmet Gazi’nin torunları olan Danişmentli bakiyeleri; Niksar, Erbaa ve Sarıoğlan hattında "Yağbasan" adıyla müstakil köyler kurmuşlardır. Kadirli Yağbasanları, bu kuzey grubunun 19. yüzyıldaki güney uzantısıdır.
Konya & Karaman: 16. yüzyıl tahrirlerinde geçen Danişmentli ve Varsak toplulukları, Kiremitli’deki sülalelerin "Selçuklu dönemi" akrabalarıdır.
Doğu ve Güneydoğu Anadolu (Sürgün ve İskan Kolları)
Kahramanmaraş (Göksun, Afşin): "Yayla Yağbasanı" olarak bilinen Hacıkodal ve Cödden köyleri, Kiremitli halkının birinci derece "yaylak kardeşi" ve öz akrabasıdır.
Sivas (Şarkışla, Yıldızeli): Bölgedeki Yağbasan köyleri, Danişmentli beyliğinin çekirdek coğrafyasından kalan akraba unsurlardır.
Batı Anadolu ve Ege (Menteşe ve Saruhan Hattı)
Manisa & Aydın: Osmanlı’nın "Danişmentli Mukataası" içerisinde tescil ettiği ve batıya iskan ettiği Yağbasan bölükleri mevcuttur. Arşivlerde bu kollar "Yağbasanlı" veya "Danişmendlü" adıyla 81 ilin batı kanadında yerleşiktir.
Aytaç Bozkuyu
Tarih Bilimi ve Arşiv Uzmanı/Etnolog
Kaynakça
Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Tapu Tahrir Defterleri
Kurt, Y. (1999). Çukurova Tarihinin Kaynakları IV: Adana Evkaf Defteri. Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Polat, İ. & Toroğlu, E. (2026). "XVI. Yüzyılda Yukarı Çukurova’da (Osmaniye) Kırsal Yerleşme: İdari Bölünmenin Mekânsal Farklılaşmadaki Rolü". International Academic Social Resources Journal, 11(3), 340-359.
Çetinkaya, B. (2024). "Osmanlı Döneminden Milli Mücadele Dönemine Osmaniye Tarihi". İnsan ve Toplum Bilimleri Akademi Dergisi, 4/2, 95-111.
Üçeçam, D. & Hayli, S. "Kadirli’nin Etki Sahası ve Merkezi Yer Olarak Önemi". Fırat Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi.
Sümer, F. (1980). Oğuzlar (Türkmenler) Tarihleri-Boy Teşkilatı-Destanları. Ana Yayınları.
Ünal, A. (2006). "Eski Çağlarda Çukurova’nın Tarihi Coğrafyası ve Kizzuwatna (Adana) Krallığı’nın Siyasi Tarihi". ÇÜ Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 15(3), 15-44.
Yorumlar
Yorum Gönder