Kadirli Mezretli Köyü


Kadirli Mezretli Köyü

Kelime kökeni itibarıyla Arapça "mezraa" (ekine ayrılmış yer, tarla) kökünden türetilmiştir. Osmanlı tahrir sisteminde "Mezraatlı" veya "Mezretli" olarak geçen yerleşimler, genellikle büyük bir köyün tarım alanı iken zamanla bağımsızlaşan birimleri ifade eder.

Köyün Cumhuriyet'in erken dönemindeki adı Topraktepedir. Bölgedeki höyükleşmiş yapılar ve topografik yükseltilerle ilintilidir. Halk arasındaki kullanımı "Eski Topraktepe" olarak mühürlenmiştir.

Günümüzde Topraktepe Höyüğü, Sit alanı statüsünde olup tarımsal faaliyetlerin baskısı altındadır. Höyük yüzeyinde görülen nitelikli seramik kırıkları (özellikle Demir Çağı mühürlü kap parçaları), buranın bir zamanlar yerel bir "beylik merkezi" olduğunu kanıtlar niteliktedir.

Yukarı Çukurova havzası ve antik Flaviapolis (Kadirli) hinterlandı, MÖ 2. binyıldan itibaren Hattuşa'yı Akdeniz'e bağlayan "Akyol" adı verilen kadim ordu ve kervan güzergâhının üzerinde bulunmaktaydı. MÖ 7. yüzyıla tarihlenen Karatepe Luvi/Hitit çift dilli kitabelerinde de stratejik önemi belirtilen bu hat, İç Anadolu ile Akdeniz arasındaki maden ve kereste sevkiyatında kilit rol oynamıştır. Bölge, MÖ 1500'lü yıllarda "Mayramşir" (Meryem'in Şehri) olarak adlandırılmaktaydı.

Bizans ve Orta Çağ Ermeni kaynaklarında bölge "Gaban" (Geçit) olarak anılmıştır. Bizans İmparatorluğu, güneyden gelen istihbaratı merkeze ve Kayseri hattına aktarmak için 13 stratejik haberleşme kalesi kurmuş, bu kalelerde gece ateş, gündüz ise ayna ve duman kullanılmıştır. 1097 yılındaki I. Haçlı Seferi sırasında Godfrey de Bouillon komutasındaki ağır zırhlı ana Haçlı ordusu bu engebeli dağ geçitlerini kullanmış ve kroniklerde burayı yüzlerce askerin uçurumlardan yuvarlandığı "Ölüm Geçidi" olarak tarif etmiştir. Danişmentli Hükümdarı Melik Muhammed 1139'da, ardından Türkiye Selçuklu Sultanı I. İzzeddin Keykavus Çukurova seferinde bu geçitlerdeki müstahkem noktaları ele geçirerek Selçuklu hakimiyetini pekiştirmiştir. 1375 yılında Mısır Memlük ordusu Çukurova'yı işgal ettiğinde, son Kilikya Ermeni Kralı VI. Leon sarp Kürtül ve Geben kalelerine sığınmış, burada kuşatılarak esir alınmış ve bölgede Doğu Roma/Ermeni derebeylik dönemi tamamen kapanmıştır. Bu tarihten sonra bölgeye hakim olan Dulkadiroğulları Beyliği, geçitleri korumak amacıyla Oğuz/Türkmen boylarını (Avşar, Bayat, Cerid ve Kürtül unsurları) yerleştirmiştir.

Tapu Tahrir Defterlerinde Bu bölge, Bozok koluna mensup Bozdoğan ve Tecirli aşiretlerinin "kışlak" ve "mezraa" tescilleri arasında yer alır.

Temettuat Defterleri (1845): Kayıtlarda, bölgedeki hanelerin tarımsal üretim kapasiteleri "Mezraatlı" başlığı altında toplanmıştır. Bu dönemde mülkiyetin büyük kısmı "aşiret aristokrasisi" ve "çiftlik sahipliği" üzerindedir. Ayrıca bu bölgede "Murtlu-oğulları", "Çolak-oğulları" ve Hacı-oğulları lakapları öne çıkar.

Tapu Tahrir Defteri'nde, bu bölgedeki "Mezraatlı" sahaları, Bozdoğan aşiretine bağlı obaların kışlak ve ziraat alanı olarak tescil edilmiştir. Bozdoğanlar, bölgenin en köklü ve idari gücü yüksek aşiretidir.

Kuduzcu (Kuduzlu) veya yerel kayıtlarda Tatar olarak anılan kolların bu bölgeye eklemlendiği görülür. Kuduzcu oymağı, Bozdoğan konfederasyonu içerisinde "askeri-ziraatçi" bir sınıf olarak öne çıkar.

Murtlu-oğulları: Mezretli'nin en eski yerleşik ve mülk sahibi tabakasını oluştururlar. Arşivlerdeki 1845 Temettuat kayıtlarında, köydeki en geniş ekilebilir arazi ve emlak varlığının bu sülale üzerinde olduğu görülür. Yerleşik hayata erken geçişleri, onları bölgenin "toprak aristokrasisi" konumuna taşımıştır.

Çolak-oğulları: Bu kol, aşiretin askeri ve asayiş gücüdür. Maliyeden Müdevver Defterleri (MAD) ve Mühimme kayıtlarında, bölgedeki geçitlerin korunması ve asayişin temini noktasında görev aldıkları not edilen "Cengâveran" sınıfıdır. Savaşçı kimlikleri, sülale ismine yansıyan "gazilik" veya çatışma sonrası aldıkları fiziksel bir lakaba işaret eder.

Hacı-oğulları: Cemaatin entelektüel ve manevi sütunudur. Köyün dini eğitimini, nikah ve miras gibi hukuki işlerini yürüten; defterlerde "Molla", "Hafız" veya "Seyyid" gibi unvanlarla kaydedilen hanelerdir.

Derviş Paşa'nın "İskân-ı Aşair" raporlarında Topraktepe, bölgedeki perakende (dağınık) aşiret kollarını disipline etmek ve yerleşik tarıma geçirmek için seçilen stratejik bir "Çiftlik-Köy" modelidir.

Topraktepe ismi, tesadüfi değildir. Bölge, antik Flaviapolis hinterlandında yer alan bir Roma/Bizans tarım yerleşkesidir. Selçuklu sonrası 1337-1522 arası Dulkadirli Beyliği döneminde saha, "Mezraa" statüsünde Türkmen obalarının kullanımına açılmıştır.

Tapu Tahrir (TD 387) ve Temettuat (1845) kayıtlarında, höyüğün çevresi "Mezraatlı" olarak tescillidir. 19. yüzyıl Osmanlı kayıtlarında, höyük üzerindeki düzlüklerin "harman yeri" veya "aşiret toplantı alanı" olarak kullanıldığı not edilmiştir. Bozdoğan Türkmenleri, bu yüksek noktayı hem stratejik avantajı hem de "atalar toprağı" saygısıyla korumuşlardır.

Osmanlı Devleti, 1515 Turnadağ Savaşı'nın ardından bölgeyi kontrol altına almış ve 1522'de Şehsüvaroğlu Ali Bey'in vefatıyla tamamen ilhak etmiştir. İlk tahrir çalışmalarında dirlikleri ellerinden alınan Türkmen sipahilerinin çıkardığı isyanlar, Vezir-i Azam İbrahim Paşa'nın boy beylerine dirliklerini iade etme sözü vermesiyle bastırılabilmiştir. Osmanlı döneminde Kınık, Sis ve Kadirli kazaları stratejik iskân ve asayiş politikalarının merkezi olmuştur. 1646 (H-01-04-1046) tarihinde Safevi ("Kızılbaş") baskısından kaçarak sığınan ve itaat eden Ulus taifesi ile diğer aşiretler, vergi muafiyeti ve koruma sağlanarak Kınık nahiyesindeki yaylak ve kışlaklara yerleştirilmiştir.

1691 yılında Suriye'nin Rakka bölgesinden firar eden aşiretlerin bölgeyi tahrip etmesiyle sarsılan asayiş düzeni, 1865 yılındaki Fırka-i İslahiye askerî harekâtına kadar göçer ve yerleşik nüfus arasında ciddi gerilimlere sahne olmuştur. 18. yüzyılın başlarında, yol kesip ahaliye zulmettiği bildirilen Karahasanlı cemaatine bağlı Sakallı (Saklı) cemaati mensupları yakalanarak Adana Kalesi'nde kalebend edilmiş (H-20-08-1113) ve daha sonra hırsızlık mallarının iadesi şartıyla Rakka havalisine sürülmüştür (H-20-08-1126). Aynı şekilde, 1707 (H-10-11-1119) yılında ziraati bırakıp eşkıyalığa başlayan Tacirlü Cemaati'nin vergileri Rakka mukataasına eklenerek kendileri de zorunlu olarak Rakka'daki iskân bölgelerine sevk edilmiştir.

Bölgede yerleşik olan ve adı geçen aşiretlerin etnik kökenleri, Osmanlı Mufassal Tahrir Defterleri ve Yörük kütüklerine dayanmaktadır. Dulkadirli Türkmenlerinin ana kitlesi Oğuzların Bozok koluna, özellikle Bayat, Avşar ve Beydilli boylarına mensuptur. 16. yüzyıl kayıtlarında bu çatı altında 700'e yakın cemaat ve yaklaşık 40.000 vergi nüfusu tescil edilmiştir.

Mezretli Köyünün Akrabaları

AYDIN (Nazilli, Bozdoğan): 18. yüzyılda bölgeye iskan edilen büyük Bozdoğan kitlesi içerisinde, Mezretli'deki Murtluoğulları ile doğrudan "ammioğlu" (amca oğlu) olan ve Batı Anadolu'ya kaydırılan kollar mevcuttur. Arşivdeki "Bozdoğanlı Perâkende" kayıtları bu bağı doğrular.

ADANA (Ceyhan, İmamoğlu, Yüreğir): Mezretli'nin ova ziraati için ayrılan ve bugün Murt, Çolak ve Hacı köklerinden gelen soyadlarını taşıyan en yoğun akraba kitlesi bu hattadır. Özellikle 1950 sonrası traktörleşme ile Mezretli'den Adana merkezine büyük bir hane kayması yaşanmıştır.

MERSİN (Tarsus, Mut): Bozdoğan aşiretinin Mersin-Mut kışlakları ile Mezretli sülaleleri arasında 19. yüzyıl kışlak kayıtlarında (MAD) çapraz eşleşmeler tespit edilmiştir.

KAHRAMANMARAŞ (Andırın, Göksun): Mezedinli ve Mezretli hattındaki Türkmenlerin Maraş tahrirlerine dayanan kadim akrabalıkları mevcuttur.


Aytaç Bozkuyu

Tarih Bilimi ve Arşiv Uzmanı/Etnolog


Kaynakça

Halep Vilayeti Kars-ı Dulkadir Sancağı Tapu Defteri Suretleri (1872)

T.C. Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), İradeler Dahiliye

Halil Akkurt, 142 Demirbaş Numaralı Okul Defteri: Hüseyin Cinsillioğlu'nun Yukarı Kardere Köyü İncelemesi (1961)

T.C. Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Divan-ı Hümayun Mühimme Defterleri

BOA, Divan-ı Hümayun Mühimme Defterleri, 

BOA, Ali Emiri Tasnifi, Sultan Mustafa 

BOA, Mühimme Defterleri Tasnifi, 

BOA, Mühimme Defterleri Tasnifi, 

Muhittin Eliaçık, Dulkadirli Cemaatlerinin Hasılatına Ait Bir Tahrir Defteri Üzerine, Uluslararası Dulkadir Beyliği Sempozyumu Bildirileri, II. Cilt, Kahramanmaraş Belediyesi Kültür Yayınları, 

    Yorumlar

    Popüler Yayınlar