Kadirli Söğütlüdere Köyü




Kadirli Söğütlüdere Köyü

Söğütlüdere, ismini bölgedeki vadi tabanlarında ve su kaynaklarının, dere yataklarının çevresinde yoğunlaşan söğüt ağaçlarından alır. Türkmen kültüründe söğüt, sadece bir ağaç değil; "yaşam gücü"nü ve "su kenarı yerleşimi"ni simgeler. Köyün ana damarını ve tarihsel omurgasını oluşturan Yukarıçiyanlı ise, Osmanlı kayıtlarında doğrudan "Çiyanlu" (Çiyanlı) aşiretinin kışlak merkezi olarak mühürlenmiştir.

Coğrafi olarak Söğütlüdere hattı, antik Flaviapolis (Kadirli) kentinin kuzey savunma çeperinde yer almaktadır. Bölgenin sarp ve engebeli yapısı, Bizans döneminde stratejik bir "gözetleme noktası" olarak kullanılmıştır. Selçuklu istilaları sonrasındaki dönemde, 1337-1522 yılları arasında bölgeye hakim olan Dulkadirli Beyliği devrinde bu saha, Bozok koluna mensup Türkmen obalarının sığındığı "emin bir liman" haline gelmiştir.

Osmanlı’nın bölgede tuttuğu Tapu Tahrir Defterlerinde, Çiyanlı cemaati "Cemaat-i Çiyanlu" adıyla resmi olarak tescil edilmiştir. Söğütlüdere mevkii, o asırlarda Yukarıçiyanlı köyünün bir "otlağı" ve "mezraası" (tarım alanı) hükmündedir.

1563 tarihli Kars-ı Maraş Sancağı Mufassal Tahrir Defteri kayıtlarına göre, Yukarı Çukurova havzasındaki idari taksimatta Kınık, Karamanlu Yakası, Haruniye, Bayındır, Savrun ve Sinbas nahiyeleri yer almaktadır. Bu nahiyelere bağlı karye ve mezraaların iskân düzeni ova, vadi ve etek kuşakları ile nehir yataklarının coğrafi yapısına göre şekillenmiştir.

Köyün tarihinde dönüm noktalarından biri 1691 yılındaki büyük aşiret iskanlarıdır. Osmanlı Devleti tarafından Suriye’deki Rakka bölgesine zorunlu iskâna gönderilen ancak sürgün yerindeki zorlu şartlardan firar eden Çiyanlı aşireti ve ona bağlı oba kolları, devletin erişiminin son derece zor olduğu Söğütlüdere vadi içlerine saklanmıştır. Bu durum, dönemin Osmanlı Şikâyet Defterleri'ndeki "firari" kayıtlarından açıkça saptanmaktadır.

17.ve 18. yüzyıl boyunca Çiyanlı aşiretinin de dahil olduğu Dulkadir Türkmen boyları, gerek kışlak alanlarında gerekse yaylaya gidiş dönüş güzergâhlarında çevre yerleşimlerle asayiş sorunları yaşamış; bu durum devlet otoritesi ile konar-göçer taifeler arasında kronik bir çatışma ve iskân döngüsü doğurmuştur.

Osmanlı arşivlerindeki Nüfus Defteri kayıtlarına bakıldığında, Söğütlüdere ve Yukarıçiyanlı hattında üç büyük kurucu silsilenin ve lakabın öne çıktığı görülür:

Kâhyalar: 19. yüzyıl mülki idare kayıtlarında "Karye-i Çiyanlu Kethüdaları" (Köy Muhtarları/Temsilcileri) olarak geçerler. Söğütlüdere'nin Yukarıçiyanlı'dan ayrılma sürecinde idari liderliği üstlenen köklü silsiledir.

Deli-Mustafa-oğulları: Nüfus defteri kayıtlarında "Cengâver ve Sipahi" kökenli oldukları not edilen, bölgenin savunma ve asayişinden sorumlu olan asabi ve yiğit koldur. Cesaretlerinden ötürü "Deli" unvanıyla mühürlenmişlerdir.

Çerkezoğulları: İsim benzerliğinin aksine, Kafkas kökenli olmayıp 18. yüzyılda bölgeye yerleşen öz be öz bir Türkmen obasıdır. Köyün eski mezarlık şahidelerinde bu kol için "Meşhur-u Cemaat-i Çiyanlu" ibaresi tescil edilmiştir.

Sazoğulları ve Gökçeler: Dere yatağı ve sulak alanların (Söğütlüdere mevkii) kullanım hakkını elinde tutan, bölgede ziraat ve hayvancılıkta ileri gitmiş hanelerdir.

1865 yılında Ahmet Cevdet Paşa ve Derviş Paşa komutasında bölgeye gelen Fırka-i İslâhiye ordusunun raporlarında Yukarıçiyanlı, bölgenin en kalabalık ve "asaba" (dirençli, güçlü bağları olan) aşiret merkezlerinden biri olarak tanımlanır. Söğütlüdere sakinlerinin ataları, bu dönemde Yukarıçiyanlı bünyesinde "hânehâne" tescil edilerek göçerliği bırakmaya zorlanmıştır.

1865 yılındaki bu askeri harekat neticesinde dağlık ve sarp vadilerdeki göçebe nüfusun yaylaya çıkışları tamamen yasaklanmış, ova ve etek alanlarında kalıcı köyler inşa ettirilerek Türkmenler çiftçilik yapmaya mecbur bırakılmıştır.Bu mülkiyet reformunun hemen ardından, rumi 1288 (miladi 1872) tarihinde hazırlanan resmi Halep Defteri kütüklerinde, yerleşik hayata geçiş sağlayan aile reislerinin isimleri ve mülkiyet sınırları köy bazında tescil edilmiştir.

Köyün Yukarıçiyanlı'dan fiziki olarak ayrılma süreci, 1940'larda başlayan tarımsal bağımsızlık ve nüfus artışının bir sonucudur. Köy, 12 Mart 1951 tarihli Resmi Gazete ilanıyla resmi köy statüsünü kazanmıştır.

Dulkadirli Sanatı: Köyün eski mezarlığındaki mezar taşları (şahideler), taş işçiliği açısından Dulkadirli sanatının geç dönem şaheser örneklerini sunar. Taşların üzerindeki "Düğüm" ve "Çatal" motifleri, mühürlü defterlerdeki aşiret damgalarıyla birebir örtüşmektedir.

Kuva-yi Milliye Dönemi: 1919-1921 Fransız işgali sırasında, Söğütlüdere'nin ormanlık ve korunaklı vadi yapısı Kuva-yi Milliye müfrezeleri için "görünmez bir lojistik koridor" vazifesi görmüştür. "Milis Kuvvetleri İaşe Listeleri"nde köy halkının yaptığı erzak yardımları tek tek kayıtlıdır.

Adana (Ceyhan, İmamoğlu, Yüreğir): 19. yüzyılın ikinci yarısında taban arazisi arayışıyla Çukurova'ya inen kollar, bugün bu ilçelerde Kâhya, Özdemir, Gökçeli ve Yılmaz soyadlarıyla yaşamaktadır.

Kahramanmaraş (Andırın, Göksun, Pazarcık): Çiyanlı aşiretinin ana kütüğü Maraş tahrirlerine dayanır. Andırın'daki köyler ile Söğütlüdere sakinleri arasındaki "Ammioğlu" (amca oğlu) bağı, 18. yüzyıl yaylak kayıtlarında sabittir.

Aydın, Denizli ve Gaziantep: 17. yüzyıldaki "Büyük Kaçgun" ve 1865 Fırka-i İslahiye sürgünleri ile aşiretin bir kısmı Ege bölgesine (Çiyanlı-yu Kebir kayıtları) ve bir kısmı da İslahiye/Nurdağı hattına yerleştirilmiştir.

İstanbul ve Ankara: 1910-1925 yılları arasında eğitim ve mülki görevlerle başkentlere giden Söğütlüdereli mülkiye ve harbiye mezunu subayların torunları bugün İstanbul'un Kadıköy ve Üsküdar gibi köklü semtlerinde "Çiyanlı" lakabını soyadı olarak yaşatmaktadır.

Kayseri (Sarız, Pınarbaşı): Kışın Kadirli'ye inmeyip yukarıda kalan yaylak akrabaları ise bugün Kayseri Türkmen köylerinin kurucu unsurlarını oluşturmaktadır.


Aytaç Bozkuyu
Tarih Bilimi ve Arşiv Uzmanı/Etnolog


Kaynakça

T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA), Divan-ı Hümayun Mühimme Defterleri,

T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA), Nüfus Defterleri Tasnifi, Kars-ı Maraş Sancağı İcmal Kütüğü, 

ÇETİNKAYA, Bilal. "Osmanlı Döneminden Milli Mücadele Dönemine Osmaniye Tarihi", İnsan ve Toplum Bilimleri Akademi Dergisi 

KURT, Yılmaz. "1572 Tarihli Adana Mufassal Tahrir Defterine Göre Adana'nın Sosyo-Ekonomik Tarihi Üzerine Bir Araştırma", Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Tarih Bölümü Yayınları, Ankara, 

POLAT, İbrahim & TOROĞLU, Emin. "XVI. Yüzyılda Yukarı Çukurova’da (Osmaniye) Kırsal Yerleşme: İdari Bölünmenin Mekânsal Farklılaşmadaki Rolü",

SANSAR, M. Fatih. "19. Yüzyılda Çukurova Türkmen Aşiretleri I: Cerid ve Tecirliler"

Yorumlar

Popüler Yayınlar