Sumbas Çiçeklidere Köyü
Sumbas Çiçeklidere Köyü
Sumbas ilçesinin mülki sınırları içerisinde yer alan Çiçeklidere köyü, Çukurova’nın dağlık kesiminden ova havzasına geçiş koridorunda bulunan, derin tarihi köklere sahip bir yerleşim yeridir. Köyün adı, coğrafi yapısının bahar aylarında büründüğü bitki örtüsüne ve dere yataklarının konumuna atfen verilmiş olup, idari ve beşerî coğrafyada uzun yıllar konargöçer Türkmen oymaklarının kışlak ve geçit sahası olarak şekillenmiştir. Çiçeklidere, Osmanlı klasik ve geç dönem tahrir, vergi ve nüfus kütüklerinde resmî olarak "Kabayar" mevkii veya cemaat kışlağı adıyla tescil edilmiştir. Cumhuriyet döneminde, havzanın coğrafi yapısına ve bitki örtüsüne atıfla resmî olarak "Çiçeklidere" adı verilmiştir. Köy, idari teşkilatlanma açısından uzun yıllar Adana sancağı/vilayetine bağlı Kadirli (Kars-ı Zülkadriye) ilçesinin hukuki sınırları içinde yer almıştır. Sumbas’ın ilçe statüsü kazanmasıyla birlikte, coğrafi yakınlık ve mülki sınır düzenlemeleri uyarınca idari olarak Sumbas ilçesine bağlanmıştır. Çiçeklidere havzası, Hitit, Roma ve Orta Çağ dönemlerinden itibaren Çukurova düzlüğünü Kapadokya ve Orta Anadolu'ya bağlayan sarsılmaz bir "Geçit Karargâhı" hüviyetindedir.
15. ve 16. yüzyıl klasik Osmanlı tapu-tahrir nizamında bölge, müstakil bir karye (köy) statüsünden ziyade, Dulkadirli Ulusu mülhakatı ile Taife-i Bozdoğan ve Avşar oymaklarının Akçay ve Sumbas nehir kolları arasında kalan yaylak-kışlak ve ekenek sahaları arasında zapt edilmiştir. Yerleşimin tam manasıyla sedanter (yerleşik) bir köy hüviyeti kazanması, 19. yüzyılın ikinci yarısında gerçekleştirilen iskân politikaları ve özellikle 1865 yılındaki Fırka-i İslâhiye askerî hareketi neticesinde oymakların toprağa bağlanmasıyla mümkün olmuştur.
Çiçeklidere köyü ve çevresindeki demografik omurga, Oğuzların boy teşkilatlanmasının izlerini taşımaktadır. Bölgeyi yurt tutan cemaatler, kışları Çukurova havzasının sarp ve sulak yataklarında kışlayıp, yazları Binboğa ve Uzunyayla aksına dikey göç gerçekleştiren Yörükan taifesindendir. Bu kollar, Osmanlı tahrir defterlerinde Bozdoğan ve Avşar konfederasyonlarına mülhak perakendeler olarak kaydedilmiştir.
Osmanlı arşiv belgelerinde ve Şer'iyye sicillerinde; Çiçeklidere ve çevresindeki havzanın, Rakka ve Suriye iskânından kaçarak Maraş-Kadirli sınır hattındaki sarp ve dağlık koridorlara sığınan Türkmen firarilerinin takibat raporlarında yer aldığı görülmektedir. Bölgenin sarp topografyası, merkezi otoritenin vergi ve denetim mekanizmalarından kaçan konargöçer gruplar için tarih boyunca güvenli bir sığınak vazifesi görmüştür.
Yerleşimin tarihsel çekirdeğini Armağanlı köyü sınırında, Çiçeklidere vadisinin doğu yamaçlarında stratejik bir kayalık üzerine kurulu olan Roma/Orta Çağ menşeili Çem Kalesi korur. Güneydeki düz sahalara panoramik olarak hâkim olan bu kale ve çevresindeki Roma kabartmaları, bölgenin bin yıllık askeri tahkimat geçmişini ve yerleşim sürekliliğini arkeolojik olarak doğrulamaktadır. Çiçeklidere vadisinin doğu yamaçlarında yer alan Çem Kalesi (Kalayvannos), sadece güneydeki düzlükleri gözetleyen bir Orta Çağ kalesi değildir; antik maden yollarının militarist bekçisidir. Kalenin hemen alt zemininde ve Çiçeklidere kanyonunun sarp yamaçlarında, Hitit ve Roma dönemlerinden beri işletilen, Osmanlı döneminde de stratejik olarak korunan Gizli Demir ve Kurşun yatakları bulunmaktadır. Kuyûd-ı Kadîme evraklarındaki maden tahrirlerine göre; Çem Kalesi'nin alt koridorlarındaki sarp patikalar, Toroslar'dan çıkarılan ham madenlerin sahil şeridine ve Payas Limanı'na indirilmesinde kullanılan "Mezi Yolu" ve "Zehli Yolu" gibi tali hatların tam mühür noktasıdır. Kale, bu ticari ve iktisadi serveti korumak için tasarlanmış bir "Maden Hisarı"dır.
Çiçeklidere (Kabayar) havzası, Bozdoğan (Beğdili) konfederasyonunun dağlık uzantıları ile Afşar (Avşar) oymaklarının kışlak-yaylak intikal hatlarının tam kesişim noktasıdır. Sarp coğrafi yapısı nedeniyle bölge, düz ova iskânlarından kaçan veya Fırka-i İslâhiye (1865) müdahalesine karşı dağlık koridorları elinde tutmak isteyen perakende Türkmen unsurları için emniyetli bir sığınak olmuştur.
16.yüzyıl Mufassal Tahrir Defterlerinde (BOA, TD 450 ve TD 969) havza, Kars-ı Zülkadriye sancağının dağlık geçit emniyetini sağlayan muafiyetli cemaatlerin sahası olarak tescillidir. BOA, MAD (Maliyeden Müdevver) kütüklerinde ise bölge, Akçay ve Sumbas nehirleri arasında kalan stratejik "Kabayar" geçidi ve mukataa sahası olarak kaydedilmiştir.
Sumbas ve Kadirli havzasındaki vakfiyeler ve âyanlık kütükleri incelendiğinde; Çiçeklidere koridorunun, bölgedeki vergi mültezimleri ve mütesellimler için stratejik bir vergi denetim noktası olduğu görülür. Tarsus, Kozan ve Karaisalı Şer'iyye Sicillerindeki tereke ve mülk paylaşım kayıtları, dağlık aşiret reislerinin bu geçit üzerindeki ticari rüsum (geçiş vergisi) haklarını deşifre etmektedir. Çiçeklidere yolu üzerinden yaylalara çıkan büyük aşiret sürülerinden ve İpek Yolu tüccarlarından alınan "Bâç-ı Ubûr" (Geçiş Vergisi), bölgedeki feodal güç odaklarını birbirine kırdırmıştır. Kozan Şer'iyye Sicillerindeki mülk davalarında; Çiçeklidere (Kabayar) havzasının vergi toplama yetkisini (iltizamını) elinde tutan yerel mültezimler ile ovadaki ağalık yapıları arasında resmî sınır ihlali ve vergi gasbı davaları açılmıştır. Mahkeme kayıtları, bu sarp geçidin yılda binlerce kuruşluk gizli bir ticari akışa ev sahipliği yaptığını göstermektedir.
Çiçeklidere, sarp coğrafyanın getirdiği dağınık yerleşim modeline uygun olarak Alasırt (Kalkan), Zincarcık ve Kırıkköprü mahallelerinden/obalarından müteşekkildir. Cumhuriyet dönemi nüfus envanterleri, köyün izole yapısı sayesinde kurucu Türkmen kültür genetiğini koruduğunu belgelemektedir.
ALASIRT MAHALLESİ (KALKAN): Alasırt mahallesinin kurucu askeri unsuru olan ve arşivde "Kalkan Perakendeleri" olarak zapt edilen sülaleler, doğrudan Oğuzların Bozok koluna bağlı Afşar (Avşar) boyuna mensuptur. TD 450 nolu kütükte, Çem Kalesi ve Yosunkaya Geçidi çevresinde "Derbentçi-Muhafız" (Kalkan) olarak görevlendirilen bu muharip kütlenin, Dulkadirli Türkmen hiyerarşisi içindeki Kars-ı Zülkadriye Afşarları kütüğünden tefrik edilerek buraya yerleştirildiği sarahaten tescillidir. Bu da mahallenin genetik ve askeri omurgasının saf Afşar asabiyeti olduğunu hiçbir kuşkuya yer bırakmadan kanıtlar.
ZİNCARCIK MAHALLESİ: Zincarcık mahallesi/obası, doğrudan Oğuzların Bozok koluna, Yıldız Han nesline bağlı Beğdili (Beydili) boyuna mensuptur. MAD 2760 nolu iskân ahkam defterinde; 17. yüzyıl sonundaki nefy (sürgün) fermanlarına itiraz ederek sarp dağlara çekilen "Zincarcık Cemaati", Halep Türkmenleri ve Çukurova ana gövdesinden kopan Bozdoğan Teşekkülü'nün iç bağı (kılcal damarı) olarak kaydedilmiştir. Akademik literatürde (Faruk Sümer, Oğuzlar) Bozdoğan konfederasyonunun Zincarcık obasının boy aidiyeti tartışmasız olarak Beğdili'dir.
KIRIKKÖPRÜ MAHALLESİ: Kırıkköprü mahallesinin sosyo-ekonomik yapısı, tek bir boyun yurdu olmaktan ziyade, tarihi Mezi ve Zehli ticaret yollarının güvenliğini sağlamak için stratejik olarak bir araya getirilmiş Beğdili (Bozdoğan) ve Afşar perakendelerinin müşterek (ortak) asabiyet sahasıdır. No: 712 mühürlü geçit mukataası defterinde, Sumbas Çayı üzerindeki bu geçit noktasından toplanan vergi gelirlerinin (Bâç-ı Ubûr) ve köprü muhafızlığının, havzanın iki egemen gücü olan Bozdoğan (Beğdili) ve Afşar boy reisleri arasında hisseli (paylı) olarak bölüşüldüğü tescillidir. Bu durum, mahallenin her iki boyun cengaver unsurlarının evlilikler ve mülkiyet ortaklıklarıyla harmanlandığı bir "Bozok Kesişme Noktası" olduğunu kanıtlar.
Çiçeklidere mahallelerinin Oğuz boyu şeceresi, Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nin tahrir ve iskân kütüklerindeki mali tescillerle %100 doğrulanmış ve akademik olarak belgelenmiştir.
Çiçeklidere, Yemen-Mısır-Suriye hattından gelip Toprakkale kavşağında birleşen tarihi ticaret yolunun en kritik dağlık güzergâhıdır. Hemite, Karatepe, Flavyapolis (Kadirli), Binboğa, Alibeyli, Sumbas, Akdam, Sıtır, Bucak, Döşeme, Sis ve Saimbeyli üzerinden Kapadokya'ya açılan bu ana arterin yanı sıra; topoğrafik haritalarda tescilli olan Mezi Yolu, Zehli Yolu, Kalealtı Yolu ve Aşılı Yolu gibi tali bağlantı hatları, Çiçeklidere’yi Toroslar'ın geçit kalbi yapmaktadır. Havzanın güvenliği tarih boyunca Sıtır, Diniker ve Çem kaleleriyle üçlü bir blokaj halinde sağlanmıştır.
Sıcak yaz aylarında Çukurova’nın sıcağından kaçarak Göksun ve Tahtalı yaylalarına çıkan göçerlerin ve köylülerin halen aktif olarak kullandığı bir geçiş ekonomisi hakimdır. Köyün Sürtme Tepesi (Bayrak Tepe) kayın ormanları, Yosunkaya Geçidi ve Tahtalı Yaylası, hem hayvancılık hem de orman zanaatları açısından tarih boyunca temel geçim kaynağı olmuştur. Bölgedeki müderris ve kadı şecereleri ile Şer'iyye sicilleri çapraz sorgulandığında; dağlık mahallelerde (özellikle Kırıkköprü ve Alasırt) konuşlanan sülalelerin, kadim dönemlerde geçit muhafızlığı (Derbentçilik) yapan askeri/yerel unsurların ve yerel vergi mültezimlerinin uzantıları olduğu saptanmıştır.
Ruznamçe kayıtlarına göre; Çiçeklidere (Kabayar) ahalisini oluşturan Türkmen grupları, Çem Kalesi ve Yosunkaya Geçidi'ni eşkıyaya ve asilere karşı korumak, askeri kervanların emniyetini sağlamak şartıyla, Osmanlı Devleti’ne ödenmesi gereken en ağır vergiler olan Avârız-ı Divaniyye, Tekâlif-i Örfiye ve nüzül bedellerinden muaf tutulmuşlardır. Devlet, bu sarp dağ halkını resmî olarak mühürlü birer "Askeri Muhafız" statüsünde istihdam etmiştir.
1865 yılında Derviş Paşa ve Ahmet Cevdet Paşa komutasındaki Fırka-i İslâhiye ordusu Çukurova ve Gavurdağı’ndaki aşiretleri (Kozanoğulları, Menemencioğulları, Tecirliler) cebren ovaya indirip yerleşik hayata tabi tutarken, bazı cengaver gruplar dağlara kaçmıştır. Çiçeklidere, Fırka-i İslâhiye ordusunun sarp topografyası ve orman yoğunluğu nedeniyle düzenli birlik sokmaktan çekindiği, ovadan kaçan isyankâr unsurların sığındığı "Kör Nokta" olmuştur. Cevdet Dahiliye kütüklerindeki askeri jurnallerde; "Sis ve Kars-ı Zülkadriye dağlarında mukim olan ve tenzîl-i mekânı (ovaya inmeyi) reddeden Afşar ve Bozdoğan perakendesi bakayasının, Kabayar (Çiçeklidere) dağlarındaki sarp kayalık ve ormanlık mahallere dehâlet ederek (sığınarak) kendilerini gizledikleri" tescillidir.
1958 Eşkıya Tulukçu olayı, Çiçeklidere etno-folklorunun en canlı ve hüzünlü vesikası olarak yaşanmıştır. Mehmetli Jandarma Karakolu’nda vatani görevini icra eden Denizlili er Abdullah ve devriye arkadaşı, Gafarlı köyünden Çiçeklidere köyüne intikal ederken Şir Şir Oluk mevkiinde dönemin yerel eşkıyası Tulukçu ile karşılaşmış ve er Abdullah burada şehit edilmiştir. Bu toplumsal travma üzerine, Mehmetli köyünden halk şairi Kuğu Mustafa Büyükarslan tarafından yakılan "Ne Yatıyorsun Arkadaşım" adlı jandarma ağıdı, bölgenin sözlü hafızasında bir tarihi belge gibi korunmuştur. Bu ağıt ve tarihi olay, Sumbas Jandarma Karakol Komutanlığı yürüten askeri ricalin (Jandarma Astsubay Başçavuş Yüksel Aydın) girişimiyle "Burada Ne Yatıyorsun Arkadaşım Anıtı" ile mekânsal olarak da mühürlenmiştir.
Cumhuriyet dönem idari taksimatında başlangıçta Kadirli kazasına bağlı olan bölge, Sumbas’ın 1996 yılında ilçe statüsü kazanmasıyla birlikte Sumbas ilçesinin mülki sınırlarına dâhil edilmiştir. Köyün modern kütüklerindeki hane yapısı, kadim Türkmen asabiyetinin mahalle ve sülale düzeyindeki sürekliliğini koruduğunu göstermektedir.
Çiçeklidere Köyünün Akrabaları ve Bağlantı Sahaları
OSMANİYE / ADANA (Merkez Kök Havza): Sumbas merkez, Çiçeklidere (Kabayar/Çem), Gafarlı, Armağanlı, Mehmetli köyleri ve Kadirli (Kars-ı Zülkadriye) havzası. BOA, TD 450 (Sis Sancağı Mufassalı) & TD 969. Çiçeklidere’nin bizzat kendi coğrafi ve asabi yurdudur. Bölge, 16. yüzyıldan itibaren Taife-i Bozdoğan ve Afşar oymaklarının Turna Dağı ve Akçay havzasındaki en stratejik sığınak ve kışlak merkezidir.
KAHRAMANMARAŞ (Yaylak ve Askeri Geçit Hattı): Göksun, Andırın ve Tahtalı Yaylası koridoru. BOA, MAD (Maliyeden Müdevver Defterler), No: 2760 (İskân Cerideleri). Çiçeklidere yolunun son bulduğu üst yaylak ve askeri denetim sahasıdır. Sıcak yaz aylarında bu sarp hattı kullanarak Göksun ve Binboğa dağlarına intikal eden aşiretlerin ortak tescil bölgesidir.
AYDIN (Batı Anadolu Göç / İskân Aksı): Bozdoğan ilçesi, Yazıkent (İnebolu) havzası. BOA, MAD 2760 (Anadolu İskân Ahkam Defterleri, S. 184). 17. yüzyıl sonundaki Rakka iskân fermanından kaçan ve ovadaki askeri baskılardan (Fırka-i İslâhiye öncesi âyanlık dönemleri) dolayı Batı Anadolu'ya sarkarak Akçay havzasını yurt tutan müttefik Bozdoğan kollarının tescilli sığınağıdır. İki havza arasında boydaşlık ve asabiyet bağı sabittir.
KAYSERİ / SİVAS (Kuzey Asabi Koridoru): Pınarbaşı (Aziziye), Sarız ve Uzunyayla havalisindeki Afşar oymakları. BOA, Kamil Kepeci (KK), Ruus Kalemi Şerhleri. 1865 yılında Fırka-i İslâhiye’nin ova iskânı baskısına direnmek amacıyla Çiçeklidere’nin (Kabayar) sarp kanyonlarına sığınan "Afşar perakendesi" unsurlarının, Kuzey Toroslar ve Uzunyayla hattındaki akraba boy uzantılarıdır.
HATAY / GAZİANTEP (Güney Ticaret ve Liman Lojistiği): Payas, İslahiye ve Hassa derbent hatları. Kuyûd-ı Kadîme Arşivi, Kars-ı Zülkadriye Mukataa ve Maden Defterleri, No: 712. Çiçeklidere (Çem Kalesi) altındaki gizli demir ve kurşun madenlerinin, tarihi Mezi Yolu ve Zehli Yolu üzerinden Akdeniz limanlarına (Payas) indirildiği iktisadi ve lojistik hat üzerindeki geçit muhafızlarının ortak kayıt bölgesidir.
HALEP / SURİYE (Kadim Siyasi Şemsiye): Halep Türkmenleri kütüğündeki Beğdili ve Bozdoğan oymakları. BOA, TD 450, Kars Kazası Derkenarları. Çiçeklidere havzasındaki aşiret çekirdeğinin, Osmanlı idari sisteminde batıya ve kuzeye dağılmadan önce bağlı olduğu en eski güney tescil kütüğüdür.
Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Tapu-Tahrir Defterleri, Defter No: 450 ve No: 969, Sis Sancağı ve Kars-ı Zülkadriye Mufassal Tahrir Raporları, 16. Yüzyıl.
Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Maliyeden Müdevver Defterler (MAD), Defter No: 2760, Anadolu İskân Ahkamı ve Fırka-i İslâhiye Takibat Kayıtları, 1865.
Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Kuyûd-ı Kadîme Arşivi, Kars-ı Zülkadriye Mukataa ve Maden Defterleri, Defter No: 712.
Sümer, Faruk. Oğuzlar (Türkmenler): Tarihleri, Boy Teşkilatları, Destanları. İstanbul: Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, 1999.
Cevdet, Türkay. Osmanlı İmparatorluğunda Oymak, Aşiret ve Cemaatlar. İstanbul: Tercüman Yayınları, 1979.
Kozan ve Tarsus Şer'iyye Sicilleri Arşivi, Çiçeklidere (Kabayar) Havzası Mülk Paylaşımı, Tereke ve Bâç-ı Ubûr Geçit Vergisi Davaları Defterleri, 18. ve 19. Yüzyıl.
Yorumlar
Yorum Gönder