Sumbas Gafarlı Köyü
Sumbas Gafarlı Köyü
Sumbas ve Gafarlı hattı, Hitit İmparatorluk devrinde Kizzuwatna coğrafyasının savunma ve gözetleme ağının bir parçası olan bölge, Bizans döneminde Kilikya sınır kaleleri ile İç Anadolu arasındaki askerî sevkiyat güzergâhlarını denetleyen bir ara istasyon konumundaydı. Diniker Dağı’nın sarp kayalıkları ve eteklerindeki kadim patikalar, antik dönemden itibaren dağ kavimlerinin sığınak noktası olmuştur.
14. ve 15. yüzyıllarda Dulkadiroğlu Beyliği’nin hâkimiyet sahasına giren Gafarlı ve çevresi, Bozdoğan Türkmenlerinin kışlak-yaylak hattında yer almıştır. Dulkadiroğlu idaresi altında Diniker Dağı etekleri, beyliğin idari ve askerî kontrolünü sağlayan Türkmen asabiyetinin üssü olarak işlev görmüştür. Bölgedeki Kesiksu Deresi ve Taşköprü mevkii, bu dönemde kervan trafiğinin kontrol edildiği stratejik bir noktaydı.
Osmanlı’nın bölgeyi ilhakından sonra tutulan tapu-tahrir ve Maraş evkaf defterlerinde, Gafarlı çevresindeki arazilerin ve Kesiksu Deresi üzerindeki geçiş noktalarının kadim ulema ve askeri sınıf (Zadeler) ile mültezimlerin denetiminde olduğu görülmektedir. 18. yüzyıl sonu Maraş Ahkâm Defterleri ve Kadirli iskân kayıtları, bölgedeki nüfuzlu ailelerin Kozanoğulları ile olan çekişmeli veya ittifaklı ilişkilerini ve vergi mültezimliği faaliyetlerini mühürler.
1865 yılında Derviş Paşa ve Ahmet Cevdet Paşa komutasındaki ordunun bölgeye girişiyle, "Kırıntılı" aşireti gibi konargöçer gruplar yerleşik hayata zorlanmıştır. Bu süreçte aşiretin asayişe entegrasyonunu sağlamak amacıyla Zabtiye Hüseyin devletin emniyet kadrosuna (Zabtiye) dahil edilmiştir . 1915 tarihli İngiliz Savaş Ofisi haritalarında ve Osmanlı son dönem kütüklerinde köy "Gaffarefendi" adıyla tescillenmiştir.
Gafarlı, Toroslar’dan Çukurova’ya inen en mahrem kaçış ve lojistik yolunun çıkış noktasıdır. Milli Mücadele döneminde, Fransız işgal güçlerinin Kadirli ve Kozan hattına yapacağı sızmalar, Zabtiye Hüseyin silsilesi ve akraba obaların oluşturduğu milis istihbaratı sayesinde engellenmiştir; bu yönüyle Gafarlı, Mücadelenin "Görünmez Perdesi"dir.
Köyün asıl kurucu unsuru olan Kırıntılı aşireti, Oğuzların Bozok koluna mensup Beğdili (Beydili) boyunun bir parçası olan Bozdoğan Türkmenleri konfederasyonuna bağlıdır. Bu grup, Diniker Dağı’nı sığınak ve stratejik üs olarak kullanmıştır.
1865 Fırka-i İslâhiye iskânı ile Sinbad Vadisi ve Kozan hattında mühürlenen ana çekirdek Kırıntılı/Bozdoğan asabiyeti; Kadirli’de Vayısoğulları, Kozan’da Topaloğulları ve Sumbas hattında Güveloğulları ile güçlü sülale ve akrabalık bağlarına sahiptir.
Gafarlı köyünün kurucu asabiyet çekirdeği içerisinde yer alan ve 1845 Temettuat defterlerinde tarımsal mülkiyet ve vergi kapasiteleriyle tescilli olan Özerli, Deveciler, Gülallar, Güveller ve Uçuk/Uçak (Zabtiye Hüseyin ataları) silsilesi, aşiretin yerleşik hayata geçişinin sosyolojik bakiyesidir.
Dulkadiroğlu Vakfiyeleri ve Maraş Evkaf defterleri incelendiğinde; Gafarlı çevresindeki mülkiyetin kadim ulema ve askeri sınıf (Zadeler) üzerine kayıtlı olduğu görülmektedir. Kesiksu Deresi ve Taşköprü mevkii, Mustafa Beğalar ve Yusuf Ağalar gibi vakıf mütevellisi ve mültezim sıfatı taşıyan yerel elitlerin denetimindedir.
Maraş Ahkâm Defterleri ve şer'iyye sicillerinde, Kırıntılı aşiretinin Diniker Dağı’ndaki hâkimiyeti sayesinde devletle vergi pazarlığı yapabildiği ve bölgedeki mültezimlik görevlerinde mütesellim vekilliği yürüttüğü belgelenmiştir. Yusuf Ağalar (Gafarlı), Mustafa Beğalar (Sumbas) ve Enver Ağalar (Yarımsakal) bölgenin idari, dini ve ekonomik yönetiminde söz sahibi olan ayan/zade tabakasını oluşturur.
Köyün ismindeki "Efendi" unvanı, kurucu atasının veya mülk sahibinin İlmiye (ulema) sınıfına mensup olduğunu kanıtlar. Medrese eğitimi için payitahta giden Gaffar Efendi kolu ve ilmiye sınıfına mensup kişilerin aile bağları sicillerde yer alır.
Cebel-i Bereket Şer’iyye Sicilleri (19. yy sonu) ve 1845 Temettuat Defterleri (ML.VRD.TMT) verilerine göre; Sumbas havzasındaki arazi taksimatlarında "Gökvelioğlu" ve "Kırıntılı" isimleri komşu parsel sahipleri veya müteselsil kefiller olarak yan yana geçmekte; Deveciler (nakliyat ve lojistik), Özerli ve Gülal isimleri ise tarım arazileri, su değirmenleri ve Diniker Dağı yaylak hakları üzerinden tescil edilmektedir. Taşköprü (Derbend Köprüsü) üzerindeki gezinme ve bac (geçiş vergisi) gelirleri mültezimlerin ekonomik gücünü yansıtır.
Kesiksu Deresi üzerinde yer alan tek kemerli, basık sivri kemerli Taşköprü (Derbend Köprüsü), mimari özellikleri itibarıyla tipik bir Osmanlı/Dulkadiroğlu dönemi derbend yapısıdır. Roma dönemi söylemi halk algısı olmakla birlikte, yapı arşivlerde geçit güvenliğini ve bac tahsilatını sağlayan bir vakıf eseri/lojistik durak olarak mühürlenmiştir.
Gafarlı köylüleri ve Kırıntılı obaları kışlak olarak Diniker Dağı eteklerini ve Kesiksu/Taşköprü mevkilerini kullanırken; yazlak alanları Sumbas-Andırın hattındaki Bağdaş, Maksutoluğu ve Dokuz yaylalarıdır.
Aytaç Bozkuyu
Tarih Bilimi ve Arşiv Uzmanı/Etnolog
Kaynakça
T.C. Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Maraş Ahkâm Defterleri ve Kadirli İskân Kayıtları.
Cebel-i Bereket Şer’iyye Sicilleri ve 19. Yüzyıl Sonu İdari Sicil Kayıtları.
ML.VRD.TMT (Maliye Nezareti Verdes - Temettuat Defterleri), 1845 Tarihli Gafarlı ve Çevresi Arazi ve Vergi Kayıtları.
British War Office (İngiliz Savaş Ofisi) 1915 Tarihli Haritalar ve Son Dönem Osmanlı Askeri Paftaları.
Maraş Evkaf Defterleri ve Dulkadiroğlu Dönemi Vakfiyeleri.
Andırın ve Sumbas Havzası 1962 Tarihli Bölge Monografisi ve Derbend Mimari Envanter Raporları.
Yorumlar
Yorum Gönder