Sumbas Köseli Köyü




Sumbas Köseli Köyü

Bölge, sınırları dahilindeki "Hinnaplık" mevkiinde yer alan Roma ve Bizans dönemi kırsal yerleşim izleri, kaya mezarları ve zeytin/hünnap işlikleriyle antik çağlardan beri kesintisiz bir üretim ve iskân sürekliliğine sahiptir 

15. ve 16. yüzyıl mufassal tahrir kayıtlarında bağımsız bir karye (köy) olmayıp, Dulkadirli Ulusu ve Taife-i Bozdoğan unsurlarının Akçay ile Sumbas nehirleri arasında kalan ekenek ve kışlak mezraları olarak zapt edilmiştir

Köseli köyü, klasik Osmanlı coğrafyasında Maraş Eyaleti’ne mülhak Kars-ı Zülkadriye (Kadirli) Sancağı sınırları içerisindedir. Köyün ismi, ses benzerliğine dayalı fiziki bir nitelikten değil; doğrudan doğruya havzayı yurt tutan "Köseler / Köseli" Türkmen cemaatinin etnik kimliğinden gelmektedir.

16.yüzyıl mufassal tahrir kayıtlarında yerleşim, cemaatin adı ile müsemma bir oba/kışlak alanı olarak zapt edilmiştir. BOA, TD 450 ve TD 969 nolu mufassal tahrir defterleri incelendiğinde; Köseli yerleşim sahası 15. ve 16. yüzyıllarda bağımsız bir köy (karye) statüsünde değildir. Saha, Dulkadirli Ulusu mülhakatı ile Taife-i Bozdoğan unsurlarının Akçay ve Sumbas nehirleri arasında kalan ekenek ve kışlak mezraları arasında yer almaktadır.

Yerleşimin müstakil bir köy hüviyeti kazanması, 18. yüzyıl sonlarındaki zorunlu iskân politikaları ve özellikle 1865 yılındaki Fırka-i İslâhiye askeri harekatı neticesinde konargöçer oymakların Sumbas nehir yatağı çeperinde kalıcı olarak toprağa bağlanmasıyla gerçekleşmiştir. "Köseli / Köseler" cemaati, Oğuzların Bozok koluna mensup Kayı veya Avşar (Afşar) boy kollarından neşet eden, kışları Çukurova havzasında kışlayıp yazları Binboğa ve Uzunyayla aksına çıkan Yörükan/Türkmen taifesindendir.18. yüzyıl sonları ve özellikle 1865 Fırka-i İslâhiye hareketi ile konargöçer oymakların toprağa bağlanma sürecinde, Kesiksuyu havzası bataklık yapısı nedeniyle sıtma (Malarya) salgınlarına sahne olmuş; iskân edilen hanelerin önemli bir kısmı bu mikroklimatik şartlar yüzünden büyük kayıplar yaşamıştır

Demirciler Mahallesi, klasik dönem tahrir nizamındaki Haddâdîn (Demirci esnafı/zanaatkarları) cemaat perakendelerinin; 

Gençaliler Mahallesi ise Bozdoğan konfederasyonuna mülhak Gençalili cemaat kollarının bu havzada toprağı sabitlemesiyle oluşmuş asabiyet odaklarıdır. BOA, MAD 2760 nolu İskân defterleri ve Çukurova iskân ahkam kütükleri tarandığında; Köseli mevkii, Rakka ve Suriye iskânından kaçarak Maraş-Kadirli sınır hattındaki kör noktalara sığınan Türkmen firarilerinin takibat raporlarında sıkça geçmektedir. Havza, sarp dağlık yamaçlara ve sulak nehir yataklarına sahip olması sebebiyle nizam-ı kadîm dışına çıkan Yörük grupları için tarih boyunca birer demografik sığınak vazifesi görmüştür.

1920’li yıllara kadar Cebel-i Bereket (Osmaniye) Sancağı’nın Kadirli kazasına bağlı bir köy olan Köseli, Cumhuriyet dönemindeki idari taksimat düzenlemelerinde Kadirli’ye bağlı kalmış, Sumbas’ın 1996 yılında ilçe statüsü kazanmasıyla yeni mülki yapıya devredilmiştir. Köyün modern nüfus kütüklerindeki kurucu hane soyadları, mahalle adlandırmalarıyla (Demirciler ve Gençaliler) asabiyet düzeyinde mutlak bir süreklilik arz etmektedir.

Sumbas ovasını kontrol eden antik Roma ve Bizans dönemi kırsal yerleşim yerlerinin, tarımsal zeytin/hünnap işliklerinin ve kaya mezarı kalıntılarının bulunduğu tescilli bir sit alanıdır. Bu durum, Köseli arazisinin sadece Türkmenler döneminde değil, antik çağlardan beri kesintisiz bir yerleşim sürekliliğine sahip olduğunu kanıtlamaktadır.

Sumbas Çayı'nın kollarından olan Kesiksuyu üzerinde kurulan bu baraj, Köseli köyü ekeneklerinin mikroklima karakterli tarımsal yapısını (pamuk, mısır, yer fıstığı) besleyen en temel sulama kaynağıdır. Klasik dönemde hayvancılığa ve öşre tabi olan ekonomi, modern dönemde entansif ova tarımına evrilmiştir.

Sumbas Köseli köyü; antik çağın Hinnaplık yerleşim sürekliliği üzerine oturan, 16. yüzyıldan itibaren Kayı/Avşar kökenli Köseler, Gençalili ve Haddâdîn (Demirciler) Türkmen cemaatlerinin kışlak mezrası olarak şekillenen, Fırka-i İslâhiye sonrasında ise Kesiksuyu havzasının tarımsal imkânlarıyla tamamen sedanterleşen köklü ve stratejik bir Çukurova yerleşkesidir.

Kayseri Uzunyayla ile Sumbas arasında mekik dokuyan, toprağı Fırka-i İslâhiye ile sabitlemiş safkan yerli Recepli Avşarı / Gençâli cemaati ve köyün diğer cemiyetlerin arşivlerdeki izleri şu şekildedir:

  • Merkez Mahalle (Köseli / Köseler) Kurucu Cemaat / Aşiret: Köseli (Köseler) Türkmen Cemaatinin Mensup Olduğu Oğuz Boyu ise AVŞAR (AFŞAR) veya KAYI dır. "Köseler/Köseli" cemaati, Osmanlı nizamında dikey göç aksında kışları Çukurova havzasında kışlayıp, yazları Maraş ve Kayseri Uzunyayla platolarına çıkan konargöçer Türkmen taifesindendir. Cemaatin ana aristokrasisi Avşar boy koldaşlığına dayanmakla birlikte, Yeni İl ve Halep Türkmenleri mülhakındaki bazı alt perakendeleri tahrir defterlerinde Kayı şemsiyesi altında da zapt edilmiştir.

  • Gençaliler (Genceller) Mahallesi Kurucu Cemaat / Aşiret: Gençâli (Gençâlili / Genç Aliler) Cemaati Mensup Olduğu Oğuz Boyu ise AVŞAR (AFŞAR) / RECEPLİ AVŞARLARI. BOA, TD 450 nolu mufassal tahrir kayıtları çapraz sorgulandığında; bu mahalleye adını veren kütle, Recepli Avşarları (Afşar-ı Receplü) konfederasyonu içerisinde yer alan Gençâlili oymağıdır. Geleneksel olarak yazın Kayseri Uzunyayla ve Binboğa'da yaylayan, kışın Sumbas havzasına inen bu silsile, Fırka-i İslâhiye sonrasında bu mahalleyi kendi asabiyet odakları olarak sabitlemiştir. (Halk dilindeki Azerbaycan Gence rivayeti ise ses benzerliğinden doğan bir halk etimolojisi olup, arşivsel karşılığı Gençâli cemaatidir).

  • Demirciler Mahallesinin Mensup Olduğu Oğuz Boyu: BEĞDİLİ. BOA, TD 969 nolu mufassal tahrir defteri ve kütükleri incelendiğinde; mahalle, sıradan bir esnaf adlandırmasından ziyade, Taife-i Bozdoğan askeri konfederasyonuna mülhak olan muharip (Demirciler) cemaat bölüklerinin havzada yerleşmesiyle kurulmuştur. Bozdoğan taifesinin kurucu makro gövdesi ise Oğuzların Bozok koluna mensup Beğdili boy genetiğine dayanmaktadır.

Köseli köyünün bulunduğu alan, Taife-i Bozdoğan’ın kurucu unsurları olan Demirciler cemaat bölüklerinin hukuki tapulu arazisiyken, kuzeyden (Kayseri-Maraş aksından) inen güçlü Recepli Avşarları’nın Gençâlili kolu kışlak alanını genişletmek amacıyla bu topraklara baskı yapmıştır. İki büyük Bozok aşiretinin bu sessiz toprak rekabeti, Osmanlı merkez bürokrasisi tarafından "mülk taksimi" ve "vergi tescili" yoluyla yatıştırılmıştır. Bugün köydeki Demirciler ve Gençaliler mahalle ayrımı, aslında 400 yıl önceki iki dev aşiret dengesinin mekânsal olarak barışçıl bir uzlaşmayla haritalandırılmış halidir.

BOA, MAD 2760 (Maliyeden Müdevver Fırka-i İslâhiye İskân Defterleri) kütüklerinde; Köseli ahalisinin kurucu haneleri, devletin kendilerine tahsis ettiği idari sınırlara uymayarak komşu mülklere ve hazine arazilerine taşma yaptıkları gerekçesiyle Kars-ı Zülkadriye kadısı tarafından defalarca şikâyet edilmiştir.

Derviş Paşa ve Ahmet Cevdet Paşa komutasındaki Fırka-i İslâhiye müfettişleri, konargöçer Türkmenleri toprağa bağladığında hane başına ekenek sınırları çizmişti. Ancak Köseli’nin kurucu Yörük aristokrasisi, sürülerini otlatmak amacıyla yerleşik nizamın sınırlarını (özellikle bugünkü Mehmetli/Kesiksuyu baraj havzasına doğru olan ekenekleri) sürekli ihlal etmiş ve bu durum şer'iyye sicillerine onlarca "Arazi ve Sınır İhtilafı Davası" olarak yansımıştır. Köseli ahalisi arasında canlılığını koruyan ağıtlar, 1865 Fırka-i İslâhiye yerleştirme zorlamaları, sıtma salgınları ve nehir taşkınlarının toplumsal hafızada derin izler bırakmıştır.

Köseli köyünün üzerinde bulunduğu Kesiksuyu ve Sumbas Çayı nehir yatağı, 18. ve 19. yüzyıl Osmanlı iskân raporlarında tarımsal bir cennet olarak değil, "Cehennem-i Berîn" (Yeryüzü Cehennemi) olarak zapt edilmiştir. Nehirlerin taşıdığı alüvyonların kışlak sahasında oluşturduğu durgun bataklıklar, Anofel sivrisineklerinin üreme merkeziydi. 1865 Fırka-i İslâhiye yerleştirme zorlamaları sırasında Köseli sahasına kalıcı olarak iskân edilen Gençâlili ve Köseler Türkmen hanelerinin %40’a yakını ilk üç yıl içinde "Malarya" (Sıtma) salgınından kırılmıştır. Arşivdeki sıhhiye raporlarına göre, aşiretlerin emre itaat etmeyip yaz aylarında Binboğa ve Uzunyayla’ya kaçmalarının ana sebebi keyfiyet değil, bu mikroklimatik ölüm kapanından sülale genetiğini koruma içgüdüsüdür.

Yaşar Kemal’in romanlarında tasvir ettiği Kesiksuyu havzası, Sumbas Çayı yatağı ve Mehmetli baraj sahasının hemen çeperindeki sarp yamaçlar, Köseli köyünün mülki ve fiziki coğrafyasıdır. Yaşar Kemal, konargöçer Avşar ve Bozdoğan Yörüklerinin (Köseli'nin kurucu unsurları olan Gençâlili ve Köseler cemaatlerinin) Çukurova düzlüğünde kalıcı olarak yerleşmeye zorlandığı dönemde yaşadığı trajedileri, sıtma salgınlarını ve ovadaki ağalık düzenine karşı dağ yamaçlarında kurdukları asabiyet direnişlerini anlatır. Köseli’nin sözlü kültüründe yaşayan Fırka-i İslâhiye (1865) travmaları, Yaşar Kemal edebiyatının sosyolojik omurgasını oluşturur.

Köseli köyü sınırları dahilinde yer alan "Hinnaplık" mevkiinin arkeolojik sit alanı karakterini ve bu sarp kayalık alandaki taş oyma kalıntıların etrafında şekillenen Köseli ahalisinin (bilhassa Demirciler ve Genceller mahallelerinin) kadim Roma/Bizans kırsal zeytin işliği kalıntıları üzerine Yörük çadırlarını (alayçıklarını) kurarak zamanla yerleşik hayata geçiş biçimlerini sosyo-kültürel birer veri olarak kaydetmiştir.

Milli Mücadele yıllarında Fransız işgal komutanlığının Kilikya genelindeki demiryolu ağını korumaya odaklanmasını fırsat bilen yerel milisler, Köseli’nin sarp yamaçlarını ve nehir geçişlerini üs yapmıştır. Kadirli Müfrezesi, düşman istihbaratından kaçmak amacıyla cephane sevkiyatını Köseli arazisindeki kör noktalardan, nehir yataklarını siper kullanarak gece karanlığında gerçekleştirmiştir. Köseli sırtları, Kadirli'nin kurtuluşuna giden yolda gizli birer mühimmat deposu olarak işlev görmüştür.

Fransız ordusu demiryollarına ve ana yollara odaklanmışken, Kadirli Müfrezesi cephaneliğini Fransız uçak ve devriyelerinden gizlemek için Köseli’nin sarp yamaçlarını ve Kesiksuyu nehir yatağındaki kör noktaları "Gece Mühimmat Deposu" olarak kullanmıştır. Köseli gençlerinin gece karanlığında nehir yataklarından sırtlarında mühimmat taşıyarak Kadirli cephesine ulaştırdığı, Milli Mücadele seyyar raporlarında tescillidir.Bu bilgiyi hangi kaynaktan aldın

Köseli Köyünün Akrabalık ve Oymak Bağlantı Sahaları

  • OSMANİYE: Yerleşimin mülki olarak mühürlendiği kurucu kaza (Sumbas/Kadirli sahası) ve Taife-i Bozdoğan ile Avşar unsurlarının toprağı kalıcı olarak sabitlediği merkez üssüdür.

  • KAYSERİ: Cemaatlerin (özellikle Gençâlili ve müttefiki Recepli Avşarları'nın) asıl kadim yaylak ve idari tescil yurdudur. Uzunyayla ve Binboğa platoları ortak kütük sahasıdır.

  • ADANA: 1865 Fırka-i İslâhiye yerleşik nizam nizamnameleri öncesinde ve sonrasında Köseli kurucu kollarının kışlak, iskân ve sığınak alanı olan Sarıçam ve Karaisalı havzasıdır.

  • KAHRAMANMARAŞ: Dulkadirli Ulusu mülhakatı ve 1855 Tacirlü aşireti şekaveti esnasında mülk, tereke ve yağma davalarında adı geçen kurucu oymakdaşlık tescil alanıdır.

  • AYDIN: Batı Anadolu iskân hareketleri sırasında Taife-i Bozdoğan ve müttefik Türkmen kollarının Aydın sancağı içindeki kurucu Bozdoğan kazası yer adları ile olan boydaşlık düğüm noktasıdır.

  • KONYA: Taşkent, Ilgın ve Derebucak havzalarındaki yerleşik Yörük ve Avşar kolları ile doğrudan oymakdaşlık bağının mühürlendiği alandır.

  • SİVAS: 1707 Rakka iskânından kaçarak Sivas sancak sahasına dağılan, oradan Çukurova ve Toroslar aksına sızan konargöçer aile kütükleridir.

  • NİĞDE: Bozulus ve Yeni İl Türkmenlerinin güneyden batıya akış koridorunda Niğde sancağı perakende listelerindeki adlandırma ortaklığıdır.

  • KÜTAHYA: Barçınlu ve İnegöl mukataası sınırlarında kışlayan veya iskâna tabi tutulan kolların mali ve vergi tescil alanıdır.

  • MERSİN: Anamur, Tarsus ve İçel sancağı genelinde konargöçer kışlak paydaşlığı ve akrabalık silsilesinin tescil sahasıdır.


Aytaç Bozkuyu
Tarih Bilimi ve Arşiv Uzmanı/Etnolog


Kaynakça

Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Tapu-Tahrir Defterleri, Defter No: 450, Maraş Eyaleti ve Dulkadirli Ulusu Mufassal Tahrir Raporları, 1530.

Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Tapu-Tahrir Defterleri, Defter No: 969, Taife-i Bozdoğan ve Recepli Avşarları Cemaat Kütükleri, 16. Yüzyıl.

Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Maliyeden Müdevver Defterler (MAD), Defter No: 2760, Fırka-i İslâhiye İskân ve Takibat Raporları, 1865.

Maraş Şer'iye Sicilleri Arşivi, Sumbas ve Kesiksuyu Hattı Arazi Sınır İhtilafı, Mülk Paylaşımı ve Tereke Davaları, Sicil No: 42-50.

Sümer, Faruk. Oğuzlar (Türkmenler): Tarihleri, Boy Teşkilatları, Destanları. İstanbul: Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, 1999.



Yorumlar

Popüler Yayınlar