Andırın Efirağızlı Köyü
Andırın Efirağızlı Köyü
Kahramanmaraş'ın Andırın ilçesine bağlı köklü bir yerleşim merkezi olan Efirağızlı Köyü, 1926 yılında Efrağızlı 1946 da ise Efrağazılı adını almıştır. Köyün sınırları içerisinde, Çatak Deresi üzerinde yer alan Kildenlik Şelalesi (Günecik Şelalesi olarak da bilinir), bölgenin en önemli coğrafi değeridir. Bu doğa harikası alan, 2-3 metrelik çağlayanları, doğal aşınım havuzları (dev kazanları) ve yüzmeye elverişli göletleri ile son dönemde doğa yürüyüşü (trekking), kanyon geçişi ve ekoturizm rotalarının vazgeçilmez bir parçası haline gelmiştir. Coğrafi yapının sunduğu sarp korunaklar ve su kaynakları, İlkçağ dönemlerinden itibaren bölgenin stratejik bir güvenli liman olarak kullanılmasına zemin hazırlamıştır. İlkçağ'da "Karsı Maraş" veya "Şimdiki Kadirli" olarak adlandırılan bölgenin mülki alanında kalan bu sarp dağlık bölge, Roma ve Doğu Roma (Bizans) kuşağında savunma kaleleri ve karakol yerleşimlerinin etki alanında yer almıştır.
Osmanlı arşiv belgelerine ve yerel tarih araştırmalarına göre Efirağızlı yerleşimi, 1700'lü yıllarda Osmanlı Devleti'nin uyguladığı aşiretleri yerleşik hayata geçirme (iskan) siyaseti neticesinde kurulmuştur. Nitekim 16. yüzyıldan itibaren bölgede göçer nizamda yaşayan toplulukların, 17. yüzyıl Celali karışıklıkları sonrası bölge haritasının yeniden şekillenmesiyle birlikte dikey bir yerleşikleşme sürecine girdiği arşivlerde kayıtlıdır. Bölgenin medrese eğitimi ve ilmiye sınıfı açısından da eski bir geçmişi bulunmakta olup, nitekim Andırın'ın yerel tarih kayıtlarında Efirağızlı köyündeki medresenin tarihsel önemine dikkat çekilerek yeniden yapılarak tanıtılması yönünde toplumsal bir hafıza ve talep mevcuttur. Yerleşim, 19. yüzyılın ikinci yarısında Fırka-i Islâhiyye (1865-1866) harekatı ile Çukurova ve dağlık aşiret sahasında yürütülen nizamlama çalışmalarının ardından, idari olarak tam bağımsız bir köy kimliği kazanarak kalıcı bir yerleşim nizamına oturtulmuştur.
Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi (COA) Tahrir Defterleri (TD) ve yerel cemaat kayıtları incelendiğinde köy ahalisini oluşturan köklü sülaleler ve tarihsel kökenleri boy ve cemaatleri şunlardır;
Çataklar (Çatak Viran Cemaati): Tarihi kayıtlarda Oğuzların Yıva boyuna bağlı olarak Adana Sancağı'na yazılmış, köklü bir Türkmen cemaatidir. Yıva boyu, Selçuklu ve Dulkadiroğlu devlet teşkilatlarında da etkin roller üstlenmiş, konargöçer düzende Çukurova ile dağlık kesim arasında mekik dokumuştur.
Kadirler: Halep Sancağı kayıtlarında, Halep Türkmenleri içerisindeki Beğdilli (Beydilli) boyuna mensup olarak geçmektedir. Beğdilli boyu, Osmanlı devletinin güney sınır hatlarında iskan ve muhafaza hizmetlerinde kullandığı, Safevi sınır boylarından Halep hattına kadar uzanan geniş bir sahada tahrir edilen devasa bir Oğuz boyudur.
Kara Veliler: Eski arşivlerde Karesi Sancağı'na Türk olarak kaydedilmiş oymaklardandır. Karesi havalisinden Anadolu'nun iç ve doğu iskan hareketlerine kapılan kollardan biri olarak bölgeye intikal etmişlerdir.
Efirağızlı yerleşiminin nüfus hareketleri incelendiğinde, coğrafyanın Çukurova ile İç Anadolu ve Doğu Anadolu arasında bir geçiş koridoru olması dolayısıyla yoğun bir sirkülasyona sahne olduğu görülür. Köyün Çatal Mahallesi (Çatal Köyü) gibi mülki birimleri eski kayıtlarda yer almaktadır. Andırın kazası tahrir kayıtlarında adı geçen "Nahiye-i Andırun Mezraa-i Bucak" ve benzeri kadim mezra alanları, göçerlerin zamanla daimi yerleşim birimlerine dönüştürdüğü eski üslerdir.
19.yüzyılın sonu ve 20. yüzyılın başındaki Osmanlı tebaa kayıtlarında (özellikle Selim Deringil'in ihtida/irtidad çalışmalarına konu olan İngiliz elçilik raporlarında) köy çevresindeki bazı nüfus hareketleri ve kitlesel mülki idare yazışmaları tarihi vesika olarak yer bulmuştur. Bu dönemde bilhassa 1895 yılında yaşanan Zeytun Ermeni olayları ve bölgedeki isyan hareketleri, Efirağızlı ve komşu Andırın köylerinin (Fırnız, Kürtül, Çukurhisar) sosyal dengelerini derinden etkilemiş, güvenlik endişesiyle dağlık bölgelere iç göçlerin yoğunlaşmasına neden olmuştur. Aynı zamanda mülki yazışmalarda, bölgedeki Türkmen aşiretleri ile isyancı unsurlar arasındaki çatışmalar ve buna bağlı olarak köy sınırlarının mülki koruma altına alınması yönündeki fermanlar arşiv kayıtlarına yansımıştır.
Çatak (Çataklar) Sülalesi: Köyün en kalabalık ve kurucu unsurlarından biridir. Resmi destek, kura ve vefat listelerinde yoğun olarak "Çatak" soyadı yer almaktadır.Adana Sancağı'na kayıtlı Oğuzların Yıva boyuna tabi Çatak Viran Cemaati'nin doğrudan devamıdır.
Kadir (Kadirler / Kadirliler) Sülalesi: Efirağızlı nüfusuna kayıtlı olarak varlığını sürdüren köklü bir aile grubudur. Halep Türkmenleri ana kütlesi içerisindeki Beğdilli (Beydilli) boyundan mülhem olup, güney iskan kolları ile doğrudan bağlantılıdır.
Karavelioğlu (Karaveliler / Kara Veli) Sülalesi: Eski arşiv kayıtlarında Karesi Sancağı'na kayıtlı Türk konargöçer oymak kolları ile tescillidir. Osmanlı tahrir defterlerinde ve iskan kayıtlarında geçen Kara Veliler Cemaati (oymağı) bakiyesidir. Bu oymak, bölgede konar-göçer hayatı bırakıp kalıcı yerleşime geçen, köken olarak Oğuzların Anadolu'daki eski Türkmen obalarındandır.
Çıngıllar (Çıngıl) Sülalesi:Andırın ve Çukurova bölgesine iskan edilen Yörük-Türkmen oymaklarının uzantısıdır. Çıngıl lakabı, genellikle göçer konar Türkmenlerde deve veya koyun sürülerinin öncüsüne takılan büyük çan/çıngırak kültüründen mülhem yerleşik aile topluluklarına işaret eder.
İnandılar (İnandı / Nebiler Obası):Efirağızlı köyünü oluşturan ana obalardan biri olan Nebiler cemaati kökenlidir. Bölgedeki Dulkadiroğulları idari sahasında erken dönemden itibaren dini-sosyal roller üstlenmiş, konar-göçerlikten yerleşik tarım toplumuna geçmiş Türkmen aile yapılarını temsil eder.
Demirler (Demir) ve Kayalar (Kaya) Sülaleleride 1934 Soyadı Kanunu döneminde Andırın genelinde muhtarlık ve nüfus memurluğu kayıtlarıyla doğrudan Türkçe kelime köklerinden seçilen, bölgenin yerli Türkmen/Yörük nüfus tabanını oluşturan aile gruplarıdır.
Efirağızlı Köyü, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Anadolu'nun güneyini işgal eden Fransız kuvvetleri ve onlarla iş birliği yapan Ermeni milislerine karşı yürütülen destansı mücadelenin lojistik ve askeri üslerinden biridir. Köyün sosyal yaşamı, geleneksel konar-göçer Yörük-Türkmen kültürüyle doğrudan ilişkili olup, yardımlaşma (imece) bilinci, yaylacılık ritüelleri ve Andırın yöresine has ağıt söyleme gelenekleri canlılığını korumaktadır. Bu derin manevi yapı ve kahramanlık ruhu milli mücadele yıllarında birer direniş sembolüne dönüşmüştür.
1919 yılında Osmanlı imparatorluğunun her taraftan kuşatıldığı ve Fransızların Kadirli üzerinden Andırın ilçe sınırlarına kadar dayandığı dönemde, Efirağızlı direnişçileri milli müfrezelere katılmıştır. Sivas Kongresi'nde bizzat Mustafa Kemal Paşa tarafından görevlendirilen Osman Tufan Paşa'nın Elbistan ve Göksun üzerinden bölgeye (Geben ve Andırın hattına) gelmesiyle birlikte, köyün yiğitleri Kuvâ-yi Milliye safındaki yerini almıştır. Efirağızlı milisleri, Gebenli Tıngır Musa önderliğindeki çeteler ve Andırın müfrezeleriyle omuz omuza vererek Bababurnu müdafaasında görev almış, düşmanın Maraş içlerine sızmasını engellemede büyük muvaffakiyetler göstermişlerdir.
Efirağızlı Köyü'nün iskan tarihi ve göç yolları, ahalinin Anadolu'nun farklı sancakları ile akrabalık bağlarını muhafaza etmesini sağlamıştır. Köyün tarihsel ve soybağı yönünden doğrudan ilişkili olduğu ve akrabalarının yer aldığı başlıca mülki bölgeler şunlardır:
Adana (Ceyhan ve Kadirli ilçeleri): Köyün kurucu cemaatlerinden Çatakların Adana sancağına yazılı olması ve yöre halkının "Karsı Maraş" yani Kadirli havalisi ile tarihsel tarım-ticaret ilişkileri sebebiyle en yoğun akraba nüfusu bu bölgededir.
Yorumlar
Yorum Gönder