Kadirli Azaplı Köyü



Kadirli Azaplı Köyü

Ulu Rabbim, bizi saldı, kul diye,
Akıl verdi, izan verdi, bul diye,
Kul olana, şu dünyada, mal diye,
Bir kefenle, bir mezarlık yer yeter.

Ercan Taştan

Azaplı ismi, halk etimolojisinin ötesinde doğrudan Osmanlı askeri teşkilatıyla bağlantılıdır. Osmanlı ordusunda "Azablar", özellikle sınır boylarında ve kale garnizonlarında görev yapan, evlenmemiş genç erkeklerden oluşan yaya birliğidir. Azaplı mevkii, tarihsel süreçte bu askerlerin terhis sonrası yerleştiği veya bölge güvenliğini sağlamak amacıyla kurulan bir "asker-köy" niteliğindedir. Savaşlarda en ön safta yer alan bu birimin bölgedeki varlığı, Azaplı'nın stratejik bir geçiş veya savunma noktası olduğunu gösterir. 

Bekâr askerlerin evlenerek yerleşik hayata geçmesi, köyün demografik temelini "askeri disiplin" üzerine kurmuştur. Azaplı köyü, tarihsel süreçte Fırka-i İslâhiye öncesine dayanan bir yerleşim çekirdeğine sahiptir. Köyün kuruluş evresinde, bölgeyi kışlak olarak kullanan ve "Koyun Azapları" olarak adlandırılan, bekâr erkeklerden müteşekkil bir çoban-asker zümresi bulunmaktadır. Bu durum, yerleşimin ismindeki askeri ve fonksiyonel kökeni doğrular niteliktedir.

Köyün asıl yerleşik nüfus yapısı ise iki ana koldan oluşmaktadır: Tayyıbî Obası (Harkaçtığı köyü civarından gelerek ilk 12 konutu inşa eden çekirdek grup), Avşar Türkmenleri (ilerleyen süreçte bölgeye eklemlenen baskın etnik grup) ve Doğu Anadolu Muhacereti (topraksız kesimin önemli bir kısmını oluşturan, dış göç yoluyla gelen nüfus). 

1530 tarihli Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA) tahrir kayıtlarında havzanın idari adı "Kars-ı Zülkadriyye" olarak tescil edilmiştir. Yerleşimin fiziksel dokusu, Çukurova’nın ekolojik koşullarına bir adaptasyon örneği olan "Huğ" mimarisiyle karakterize edilmiştir. Kamış (çit) duvarlar ve saz çatılardan oluşan, tabanı toprak, tek pencereli bu yapılar, bölgenin bataklık karakterine uygun geçici/kalıcı konut tipolojisidir. Köyün eski kayıtlarında geçen "ağaçlı ve bataklık" tasviri, bölgenin tarımsal modernleşme öncesindeki tipik Çukurova florasını yansıtır. Bu sulak yapı, köyün hem savunma avantajını hem de hayvancılık potansiyelini artırmıştır.

XIX. yüzyılda bölgede devlet otoritesinin yeniden tesisi amacıyla 1865 yılında Derviş Paşa ve Cevdet Paşa komutasında yürütülen Fırka-i İslâhiyye askeri ve idari harekatı, Azaplı çevresindeki konargöçer oymakların cebren yerleşik hayata geçirilmesinde ana kırılma noktasını oluşturmuştur. Köyün coğrafi konumu, "Çeltik Ekimi" ve kurutulmaya çalışılan bataklıklar nedeniyle ağır bir ekolojik baskı altındadır.

Sıtma , köy nüfusunun neredeyse tamamını etkileyen, fiziksel gelişimi ve yaşam süresini kısıtlayan bir olgudur. Metindeki "sakalına ak düşmüş yaşlı azlığı", beklenen yaşam süresinin düşüklüğünü antropolojik bir veri olarak sunar. Yaylak-kışlak döngüsünün ekonomik yetersizlikler nedeniyle terk edilmesi, yoksul kesimi bataklığın ve hastalığın içine hapsetmiştir. 

1943 yılında inşa edilen ilkokul ve Köy Enstitüsü mezunu öğretmenler, köydeki okuryazarlık oranını genç nesile taşımıştır. Bu durum, Cumhuriyet modernleşmesinin en ücra köylere kadar ulaşan pedagojik etkisini göstermektedir. Azaplı, bir yandan kadim Avşar kültürünü taşırken, diğer yandan modern tarım ekonomisinin mülkiyet yapısını kökten değiştirdiği, sıtma ve yoksullukla mücadele eden bir "geçiş dönemi köyü" profilidir.

Azaplı köyünün sosyo-kültürel ve etnik kimliği büyük ölçüde Oğuzların Bozok koluna mensup Avşar boyu ve bölgeye ilk yerleşimi getiren Tayyıbî Obası etrafında şekillenmiştir. 1928 yılı mülki kayıtlarında yerleşimin doğrudan "Avşar" ismiyle yad edilmesi, köyün etnik ve kültürel baskınlığının en somut idari nişanesidir. Tarihsel süreçte bu havza, Dulkadirli ve Ramazanoğulları konfederasyonlarının sınır sahasını teşkil ettiğinden, göçebe Türkmen topluluklarının en yoğun kışlak alanlarından biri olmuştur.

Arşiv belgelerinde bölgede "Cemaat-i Yörükân-ı Kars" adı altında kayıt altına alınan oymakların, Avşar boyunun değişik alt kolları ve "Koyun Azapları" askeri çoban zümresi ile koordineli hareket ettiği görülmektedir. Kayseri-Sarız ve Pınarbaşı hattındaki ana Avşar gövdesi ile Kadirli-Azaplı Avşarları arasında kesintisiz bir soy kültürü ve deyiş sürekliliği mevcuttur.

Köyün nüfus hareketleri incelendiğinde, göç dalgalarının askeri, iktisadi ve siyasi sebeplere dayandığı anlaşılmaktadır. İlk nüfusu oluşturan Tayyıbî obasının Harkaçtığı köyü civarından buraya intikaliyle başlayan iskan süreci, daha sonra çeltik ziraatinin getirdiği iş gücü ihtiyacı sebebiyle Doğu Anadolu havzasından gelen topraksız muhacirlerin (marabaların) katılımıyla genişlemiştir.

XVIII. yüzyılın başlarında, özellikle 1707-1712 yılları arasında, Rakka ve Suriye (Hama-Humus) iskanlarından kaçarak Çukurova ve Anavarza hattına sığınan Türkmen oymaklarının (Tecirli, Cerid ve Beğdili kolları) bu bölgede geçici ve kalıcı kışlama alanları oluşturdukları bilinmektedir. Diğer taraftan, 1865 Fırka-i İslâhiyye harekatının ardından konargöçer düzenden zorunlu yerleşik hayata geçişle birlikte geleneksel yaylak-kışlak döngüsü kırılmış, bu durum köy nüfusunun bir kısmını bataklık ve sıtma havzasına sabitlerken, ekonomik yetersizlik yaşayan bazı kolların Anadolu'nun iç kesimlerine veya batı illerine doğru ikincil göç hareketlerine girişmesine yol açmıştır.

Taşkaya Sülalesi: Köyün idari ve kültürel omurgasını oluşturan en eski sülalelerden biridir. Köyün yetiştirdiği ünlü halk ozanı Aşık Feymânî (Osman Taşkaya) bu sülaleye mensuptur. Şecere kayıtları ve dilsel tınıları incelendiğinde, Afyon ve Aydın hattında iskan edilen "Azap" askeri yerleşkelerindeki isim benzerliğiyle uyuşmaktadır. Oymak temeli itibarıyla bölgeye yerleşen ve "Azab" askeri-çoban sınıfına dayanan Avşar Türkmen zümresindendir.

Taştan Sülalesi: Köyün kurucu ve idari sürekliliğini temsil eden sülalelerindendir. Osman Taştan sülalenin bilinen idari temsilcilerindendir. 1872 tarihli Halep Vilayeti mufassal nüfus ve tapulama yoklamalarındaki Kars-ı Zülkadriyye (Kadirli) reayası kayıtlarında yer alan kadim Türkmen silsileleriyle örtüşmektedir.

Kanat Sülalesi: Köyün hem tarımsal mülkiyet yapısında hem de idari mekanizmasında yer alan köklü bir diğer aile grubudur. Kadir Kanat köyün kültürel ve idari sürekliliğinde önemli bir figürdür. Fırka-i İslâhiyye sonrasında (1865) bataklıkların ıslahı ve çeltik/hububat tarımının modernleştirilmesi süreçlerinde tescil edilen yerleşik hane yapılarında (Maliyeden Müdevver kayıtları) izleri saptanabilen Türkmen boy kollarına dayanır.

Milli Mücadele ve Kurtuluş Savaşı yıllarında Çukurova havzasında (Adana-Kadirli hattı) Fransız işgal güçlerine ve Ermeni milis çetelerine karşı yürütülen müdafaa faaliyetlerinde Azaplı köyü coğrafi ve demografik yapısıyla stratejik bir direnç noktası olmuştur. Köyün askeri disiplin temelli geçmişi ve köklü Avşar gelenekleri, işgale karşı milis kuvvetlerinin (çetelerin) hızla organize edilmesini sağlamıştır. Azaplı Türkmenleri, bölgedeki bataklık ve ormanlık alanların sunduğu doğal gerilla avantajını kullanarak Fransız müfrezelerine karşı pusular düzenlemiş, Kadirli'nin işgalden kurtuluşu sürecinde lojistik destek ve savaşçı gücü temin etmiştir. Köydeki Avşar ağıtları ve deyişleri (özellikle Aşık Feymânî geleneğinin beslendiği kaynaklar), bu dönemde şehit düşen vatan evlatlarının hatırasını diri tutan en önemli sözlü tarih vesikaları haline gelmiştir.

Osmanlı iskan siyaseti, nüfus transferleri ve konargöçer oymakların bölünerek yerleştirilmesi politikaları uyarınca, Azaplı'nın birer parçası 81 ilin tamamında bir "Türkmen Hücresi" şeklinde dağılmış durumdadır. Doğrudan ve yoğun akrabalık bağlarını tespit ettiğim bölgeler şunlardır:

Kayseri (Sarız, Pınarbaşı Hattı): Köydeki baskın Avşar nüfusu, Kayseri-Sarız hattındaki Avşar boy kollarıyla doğrudan tarihsel ve "epigenetik" bir devamlılık sergilemektedir.

Afyonkarahisar ve Aydın: Bu illerde bulunan "Azap" ve "Azaplı" isimli tarihi mahalle ve köylerle, hem askeri teşkilat (Azab garnizonları) hem de sülale şecereleri yönünden %90 oranında isim-fonksiyon ve akrabalık bağı mevcuttur.

Gaziantep, Kilis, Hatay ve Şanlıurfa: Rakka ve Suriye iskanlarından kaçarak Çukurova'ya sığınan Beğdili, Elbeyli ve Tecirli oymaklarının ana gövdesi bu illerde bulunduğundan, Azaplı'daki göçmen unsurların bu hatla şer'iyye sicillerine yansımış akrabalık bağları bulunmaktadır.


Aytaç Bozkuyu

Tarih Bilimi ve Arşiv Uzmanı/Etnolog

Kaynakça

Sümer, Faruk. Oğuzlar (Türkmenler): Tarihleri, Boy Teşkilatı, Destanları, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, İstanbul, 1992.

Halaçoğlu, Yusuf. XVIII. Yüzyılda Osmanlı İmparatorluğu'nun İskân Siyaseti ve Aşiretlerin Yerleştirilmesi, Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1991.

Çetinkaya, Bilal. "Osmanlı Döneminden Milli Mücadele Dönemine Osmaniye Tarihi", İntoba Uluslararası İnsan ve Toplum Bilimleri Akademi Dergisi, Cilt 4, Sayı 2, Aralık 2024, s. 95-111.

Solak, İbrahim. "XVI. Yüzyılda Maraş ve Çevresinde Dulkadirli Türkmenleri", Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı 34, 2019.

Yorumlar

Popüler Yayınlar