Kadirli Hacıhaliloğlu Köyü
Kadirli Hacıhaliloğlu Köyü
Kadirli Hacıhaliloğlu Köyü'nün kurulu olduğu havza, antik dönemlerden bu yana stratejik konumu ve tarımsal potansiyeliyle sürekli bir yerleşim odağı olmuştur. Bölgenin Neolitik dönemden itibaren iskan gördüğü, Karatepe gibi kadim merkezlere giden tarihi ticaret yolları üzerinde bulunmasından anlaşılmaktadır. İlkçağ boyunca Çukurova havzasının (Yukarı Çukurova) verimli alüvyal toprakları ve Savrun ile Ceyhan nehirlerinin sağladığı su olanakları yerleşimi cazip kılmıştır.
Selçuklu ve Dulkadiroğulları Beyliği döneminde bölge bütünüyle Türkmen iskanına sahne olmuştur. XIV. yüzyılın ortalarından itibaren Türkmen kitlelerinin Çukurova'da yoğunlaştığı ve 1337'de Zeyneddin Karaca Bey tarafından kurulan Dulkadir Beyliği sınırları içerisinde yer aldığı sabittir. 1522'de Şehsüvaroğlu Ali Bey'in öldürülmesiyle beylik doğrudan Osmanlı idaresine geçmiş ve bölge "Kars-ı Zülkadriye" veya "Kars-ı Maraş" sancağı olarak teşkilatlandırılmıştır. 1530 tarihli 998 Numaralı Muhâsebe Defteri kayıtlarında bölge kaza merkezi olarak idare edilmekte ve kurucu nüfus tabanı "Cemaat-i Yörükân-ı Kars" adıyla anılmaktadır. 16. yüzyıl Tapu Tahrir defterlerinde (örneğin 1563 tarihli TD 387) bölge mufassal olarak kaydedilmiş, ancak bu dönemde henüz "Hacıhalil" isimli müstakil bir birim mühürlenmemiştir; zira yerleşim bu asırda geniş otlakları barındıran bir mezra statüsündedir.
Köyün hakiki bir "Çiftlik" düzeni ve ardından köy tüzel kişiliği kazanması 18. yüzyıldaki aşiret hareketliliği ve 19. yüzyıldaki Fırka-i İslâhiye (1865) askeri müdahalesi ile doğrudan bağlantılıdır. 1691 yılında Rakka bölgesine sürgün edilen ancak daha sonra Çukurova'ya firar ederek dönen aşiretlerin bölgedeki otorite boşluğundan yararlanarak belirli lokalitelere yerleştikleri bilinmektedir. Hacıhaliloğlu, ismini bölgeye yerleşen ve burada tarımsal bir "Malikâne/Çiftlik" düzeni kuran Halilli (Hacıhalilli) obası reisi Hacı Halil Kethüda’dan almıştır. 1845 tarihli Temettuat Defteri (ML.VRD.TMT) kayıtlarında yerleşim "Hacıhalil Çiftliği" olarak tescil edilmiş olup, hane reislerinin mal varlıkları, tarım arazileri ve lojistik güçlerini gösteren deve kervanları kayıt altına alınmıştır. 1925 yılı "Türkiye'de Meskûn Yerler Kılavuzu" kayıtlarında da yerleşim "Hacıhalil Çiftliği" olarak geçmekte, Cumhuriyet'in toprak ve iskan politikaları neticesinde "Hacıhaliloğlu" adıyla köy statüsüne kavuşturulmaktadır.
Hacıhaliloğlu Köyü'nün kurucu omurgası, Oğuzların Bozok koluna mensup olan Bayat boylarının tarihi uzantılarına dayanmaktadır. Sülale ve cemaat hafızası incelendiğinde, köy halkının Zülkadriye (Dulkadiroğulları) Türkmenleri ve özellikle Bozdoğan Konfederasyonu içerisindeki kollarla doğrudan ilintili olduğu ortaya konmuştur.
Oğuzlar – Bozoklar – Avşar / Bayat Boyu – Bozdoğanlı Konfederasyonu – Hacı Yunuslu Cemaati – Halilli (Hacıhalilli) Obası.
1845 Temettuat defterindeki "Ayniyat" ve "An-Asâre" (Öşür) vergi kalemleri üzerinde yapılan teknik incelemelerde, çiftlik sakinlerinin büyük oranda "Bozdoğan-ı Kerimlü" kethüdalığı üzerinden vergiye tabi tutulduğu saptanmıştır. Ceyhan nehrinin sol yakasında Tecirli aşireti son derece baskın bir güç unsuruyken, Hacıhalil mevkisinin nehrin "Sağ Yaka" (Batı) stratejik sınırında kalması, burayı doğrudan doğruya Bozdoğan konfederasyonunun vergi dairesine ve idari kontrolüne sokmuştur. Defterdeki hane kayıtlarında rastlanan "Aşiret-i mezkûre beyine teslim olunan" ibareleri, toplanan vergilerin Bozdoğan bey ailesi olan Kerimoğulları (özellikle Kerimoğlu Abdülkerim Bey) veya onların tayin ettiği yerel kethüdalar vasıtasıyla merkezi hazineye iletildiğini kanuni birer vesika olarak ispat etmektedir.
Hacıhaliloğlu Köyü, tarih boyunca konar-göçer Yörük taifesinin dikey ve yatay göç güzergahları üzerinde bir "geçiş ve üs bölgesi" vazifesi görmüştür. Aşiretin en önemli göç hareketliliği, 11. yüzyıldaki Selçuklu akınları ve 13. yüzyıldaki Moğol istilasıyla Horasan ve Azerbaycan hattından kalkıp Rakka-Halep hattına (Halep Türkmenleri), oradan da Çukurova sınır boylarına gelmeleriyle başlamıştır.
Rakka Sürgünü ve Firar Döngüsü (1720-1730): Hacıhalil sülalesinin kurucu atalarının, 18. yüzyıl başlarında devlet tarafından Rakka’ya yapılan zorunlu iskandan izinsiz olarak ayrıldıkları (firar ettikleri) ve bu verimli araziye sığındıkları Mühimme Defteri kayıtlarındaki "derdest" (yakalama) emirlerinden anlaşılmaktadır. Ancak devlet, asayişi tam olarak sağlamak ve üretimi devam ettirmek adına bu gruba af çıkarmış ve toprakları tarımsal üretime katkı sunmaları şartıyla adlarına tescil etmiştir.
Hacıhaliloğlu, tarihsel açıdan Çınar (Dedefakılı) köyünün bir "ekonomik ve tarımsal uzantısı" olarak varlık göstermiştir. Çınar köyünde mukim olan Bozdoğan/Aydınlı kollarından bir grup, tarımsal genişleme döneminde Hacıhalil Çiftliği'nin verimli arazilerine inmiş, buraya "yarıcı" veya "çiftlik kahyası" olarak yerleşmiştir. 1845 mülkiyet şerhlerindeki "Dedefakılı mukimi filanca" notları bu durumu tescil eder. Yaşlıların hafızasındaki "Hacıhalil tarafındaki tarlalar bizimkilerin eski kışlağıydı" ifadesi bu tarihi bağın sözlü kanıtıdır.
1845 Temettuat kütüklerinde köyün büyük bir lojistik merkez olduğu, yoğun deve kervanlarına sahip hane reislerinin varlığından tespit edilmiştir. Bu kervan sahiplerinin transit ticaret hatları üzerindeki Aydın, Manisa ve İstanbul (Üsküdar) gibi merkezlerde mülk edindikleri ve bu bölgelerde kalıcı ticaret kolonları/kolları bıraktıkları Mukataa Defterleri verilerinden anlaşılmaktadır.
Kadirli Hacıhaliloğlu Köyü bünyesinde yerel nüfus kayıtları, taziye listeleri, tarımsal destek listeleri ve vefat ilanları taranarak yalnızca köyde meskun olan ve tarihsel devamlılığı bulunan hakiki sülaleler tespit edilmiştir. Sülalelerin tamamı tarihi oymak bağlarıyla mühürlenmiştir.
Hacıhaliller (Hacıhaliloğulları) Sülalesi: Köyün kurucu aristokrat ailesidir. Bozdoğan Konfederasyonu'nun doğrudan "Halilli" veya "Hacıhalilli" obasına mensupturlar. 1845 Temettuat defterinde 1 numaralı hanede kayıtlı olan "Hacı Halil Kethüda (Veled-i ...)" bu sülalenin isim babasıdır ve resmi şecere başlangıcıdır. Arşivsel Not: Rakka iskânından dönerek bölgede "Çiftlik düzenini" kuran ve Kerimoğulları Bey ailesiyle amcazade derecesinde yakın müttefik olan köklü bir askeri-idari sınıfa dayanırlar.
Kahyalar Sülalesi: Köyün idari ve tarımsal yönetim mekanizmasını ellerinde tutan sülaledir. Kökenleri doğrudan Çınar (Dedefakılı) köyündeki Bozdoğan kütüklerine mühürlüdür. Hacıhalil Çiftliği'nin yönetimini üstlenen "Çiftlik Kahyaları" sınıfından evrilerek burada müstakil mülk sahibi hanelere dönüşmüşlerdir.
Çavuşlar Sülalesi: Köyün asayiş, lojistik ve askeri organizasyonunda rol oynamış sülalesidir. 1845 kayıtlarında deve kervanları ve taşımacılık (transit nakliye) işleriyle yoğun şekilde uğraştıkları tescil edilen, Fırka-i İslâhiye sonrasında ovada yerleşik hane statüsü kazanan idari elitler sınıfındandır.
Kerimler (Kerimoğulları Bağlantılı Kollar) Sülalesi: (eklenmiştir) Köyde azınlıkta olmakla birlikte mülkiyet şerhlerinde varlıkları sabit olan gruptur. Bölgenin genel idaresini elinde bulunduran "Bozdoğan-ı Kerimlü" beylik aristokrasisinin Hacıhalil mevkisindeki akraba veya iş birliği içerisindeki mülk sahibi uzantılarıdır.
Kadirli ve çevresi, I. Dünya Savaşı sonrasında Mondros Mütarekesi'nin ardından Fransız işgaline ve buna bağlı Ermeni intikam alaylarının mezalimine sahne olmuştur. 1919-1921 yılları arasında Çukurova genelinde yürütülen Milli Mücadele ve çete harplerinde Hacıhaliloğlu sakinleri hayati görevler üstlenmiştir.
Köyün lojistik altyapısı (Temettuat kütüklerinde saptanan deve kervanları gücü), cephe gerisinde Kuva-yı Milliye müfrezelerinin mühimmat, iaşe ve lojistik sevkiyatında stratejik bir menzil olarak kullanılmıştır. Ayrıca, mülki idare kayıtlarında ve yerel kaynaklarda, işgal döneminde sarp dağlık kesimler ile ova köyleri arasında istihbarat ağlarının kurulmasında köy sakinlerinin aktif rol oynadığı; işgal güçlerinin hareket kabiliyetini kısıtlamak adına Savrun ve Ceyhan nehir yataklarındaki geçiş noktalarını (sağ yaka savunma hattı) tuttukları sabittir. Köy, milli müfrezelere hem insan kaynağı sağlamış hem de mülki idari sınırları içerisinde çete gruplarını barındırarak Kadirli'nin kurtuluşuna doğrudan katkı sunmuştur.
Hacıhaliloğlu Köyü'nün tarihi oymak yapısı ve göç güzergahları, Anadolu'nun ve Çukurova'nın pek çok bölgesiyle kalıcı akrabalık bağları (şecere kollarının bölünmesi) meydana getirmiştir:
Çınar (Dedefakılı) Köyü / Kadirli: Köyün biyolojik ve hukuki ikizidir. Köy nüfusunun ve sülalelerinin yaklaşık %70'inin 19. yüzyıl kütük asılları doğrudan Çınar köyüne mühürlüdür. 1831 nüfus yoklamalarında Çınar'da görünen hane reisleri, 1845'te Hacıhaliloğlu'nda mülk sahibi olarak tescil edilmiştir.
Yorumlar
Yorum Gönder