Kadirli Kümbet Köyü
Kadirli Kümbet Köyü
Kadirli (Kars-ı Maraş) coğrafyasının en köklü yerleşimlerinden biri olan Kümbet köyü, adını bölgedeki höyük ve antik kalıntılardan mülhem "kubbe biçimindeki toparlak kabartı" anlamına gelen kümbet tabirinden almıştır. Anberinarkı ile Kümbet arasındaki höyük hattı, yerleşimin sadece İslami dönem değil, Neolitik ve Tunç çağlarından itibaren kesintisiz bir yerleşim odağı olduğunu kanıtlamaktadır. Kadirli ovasının doğu kenarında ve tepelik bir sahanın batı yamacı eteklerinde kurulan yerleşim, antik çağlardan itibaren Savrun Çayı havzasının sulak ve verimli yapısı nedeniyle nüfus toplanma merkezi olmuştur.
Bölgenin Selçuklu ve Osmanlı idari sistemine kesin geçişi, Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi (1516) sonrasına rastlamaktadır. 1530 tarihli 998 Numaralı Muhâsebe-i Vilâyet-i Diyâr-i Bekr ve ‘Arab ve Zü'l-Kâdiriyye Defteri kayıtlarında kaza statüsünde olan Kars-ı Zülkadriyye bölgesinde kurucu nüfus tabanı "Cemaat-i Yörükân-ı Kars" başlığı altında toplanmıştır. Kümbet köyü, antropolojik açıdan "tek bir kökten türeyen" bir yerleşim değil; aksine stratejik bir noktada (Savrun havzası ve höyük çevresi) farklı Türkmen kollarının "kız alıp verme" ve "ekonomik iş birliği" (özellikle Camuz besiciliği) yoluyla bütünleştiği bir konfederasyon yerleşimi modelidir. Fırka-i İslâhiye’nin (1865) bölgedeki konar-göçer aşiretleri yerleşik hayata geçirme hamlesi neticesinde, Kümbet ovası kalıcı mülkiyet ve toprağa bağlanma sürecinin kalbi haline gelmiştir.
Kümbet halkının çekirdeğini, Oğuzların Avşar boyuna mensup Gündüzlü oymağı oluşturur. 15. ve 16. Yüzyıl Dinamiği incelendiğinde; TD 69 (1526) ve TD 151 (Halep Türkmenleri) kayıtlarına göre Gündüzlüler; Osmanlı, Memluk ve Dulkadirli üçgeninde askeri ve idari bir güç odağıdır. Moğolların Kösedağ Savaşı (1243) sonrasında Selçukluları yenmesiyle Suriye sahillerine sığınan 40.000 çadır nüfuslu muazzam Türkmen bloku içerisinde Bozokların en önemli parçasını Afşarlar oluşturmaktaydı. Bu topluluk Amik ovasında yerleşik "Gündüz-Oğulları", Halep'te "Kutbeği-Oğulları" ve Antep'te "Köpek-Oğulları" olmak üzere üç ana askeri aristokrasi obasına bölünmüştü. Sis (Kozan) Kalesi'nin 1375'teki fethinde, Amik Ovası ve Cebel-i Bereket hattındaki Gündüzoğulları'nın 12.000 kişilik askeri varlığı belirleyici olmuştur. Kanuni Sultan Süleyman devri kayıtlarında Halep Türkmenleri arasındaki Afşarların Köpekli, Gündüzlü ve Avşar olmak üzere üç ana koldan meydana geldiği, Gündüzlülerin ise kendi içinde Avşar, Pekmezli, Boynu Kısalı, Çorapoğlu, Döneklili, Hemenli, Ulamışlı ve Yıvacıklar gibi alt obalardan oluştuğu sarih biçimde tescillidir.
Kümbet köyü sakinlerinin en önemli göç kırılması 15. yüzyıl sonlarında gerçekleşmiştir. 1482'de Gündüz Oğlu Mehmet Bey'in Osmanlı ile girdiği mücadele sonrası topluluğun bir kısmı Safevi coğrafyasına (İran) intikal etmiştir (Sümer, 1972). Liderleri Mansur Bey Afşar idaresinde İran'a giden bu grup Kuh-Giluye ve Huzistan'da yaşarken, oymak bakiyeleri Gavurdağı, Menteşe ve Kıcı arasına yerleşmiştir. Ancak TD 387 (1563) kayıtları, oymak bakiyelerinin bölgedeki varlığını (Avşar, Pekmezli, Boynu Kısalı obaları dahil) tescil etmektedir. Gündüzlülerin bir kısmı daha sonra Yeni-İl Türkmenleri içine karışıp buradaki Gündüz Avşarı’nı oluşturmuş, bu cemaatten bazı bölükler ise Kayseri sahasına ve batıya yayılmıştır.
Köyün kurucu iradesi, arşivlerde "Gündüzlü Avşarı" (TD 151 ve TD 387) olarak mühürlenen yapıya dayanır. Sülale hafızasında Urfa Birecik üzerinden gelen Ortoşoğlu (Ortouşağı) kolu, aslında 16. yüzyıl kayıtlarındaki Gündüzlü bey ailesinin (İbrahim Bey ve Hasan Bey oğlu Mustafa Bey silsilesi) bir uzantısıdır. Konya-Karaman üzerinden Birecik’e, oradan "husumet" nedeniyle Kadirli’ye (Kars) intikal etmeleri, Türkmenlerdeki "beylik rekabeti" neticesinde yaşanan tipik bir uç göçüdür. 1950 yılında Balkanlar'dan (Bulgaristan/Deliorman) gelen soydaşlarımızın Kümbet'e yerleştirilmesi, köyün etnolojik yapısına yeni bir katman eklemiştir. Türkmen geleneğindeki "misafirperverlik" ve "soy birliği" bilinci sayesinde, bu grup kısa sürede yerli Türkmen kabileleriyle bütünleşmiş, köyün demografik ve ekonomik gücünü artırmıştır.
Ortoşoğulları (Ortolu / Ortoşoğlu) Sülalesi: Köyün kurucu ve idari omurgasıdır. Ortouşağı ismi, "Orta-Oymak" veya "Merkez Kol" tabirinden evrilmiş olup, köyün idari ve mülki temelini alan gruptur. 16. asır kayıtlarındaki Gündüzlü bey ailesinin (İbrahim Bey ve Hasan Bey oğlu Mustafa Bey silsilesi) bakiyesidir.
Ayaslar Sülalesi: Köyün saygın idari kollarındandır. "Ayas" soyadı doğrudan beylik kökenine ve "Pınarbaşı" soyadı ise Kayseri hattına işaret eden tarihsel mühürlerdir. Ayaslar kolu doğrudan Avşar Beylerine dayanmaktadır. Kayseri Kemer yaylası ile olan bağlantıları, Avşar boyunun "Yaylak-Kışlak" (Pınarbaşı/Sarız - Kadirli) hattının tarihsel kanıtıdır.
Karakuşlar Sülalesi: "Karakuş" soyadı konar-göçer mera kültürüne işaret eden köklü bir mühürdür. Bu kol, köyün sadece merkezinde değil, çevredeki (Zeytinbeli gibi) meralarda da etkin olan, hayvancılık kültürü baskın bir Türkmen grubudur.
Öcalan ve Topalhan Sülaleleri: Köyün yerleşik dokusuna eklemlenmiş ailelerdir. 1860’lardaki Fırka-i İslâhiye iskanı sırasında Kümbet’e yerleştirilen veya bölgedeki diğer Avşar obalarından (Pekmezli, Boynu Kısalı, Hemenli) buraya eklemlenen yapılardır.
Mondros Mütarekesi sonrası Çukurova ve Cebel-i Bereket Sancağı'nın Fransız ordusu ile Ermeni intikam alayları tarafından işgali sırasında, Kümbet köyü sarsılmaz bir Kuva-yı Milliye kalesi vazifesi görmüştür. Yaşar Kemal'in etnografik vesika niteliğindeki derlemelerinde (özellikle Binboğalar Efsanesi ve İnce Memed serisi) tasvir ettiği üzere Kümbet, Çukurova'nın "kadim Türkmen ruhunun sönmeyen ocağı"dır. Köy sakinleri, Fransız askeri karargahlarının Savrun havzasındaki yayılımını engellemek amacıyla kurulan yerel müfrezelere muharip güç sağlamıştır. Kümbet’in sahip olduğu geniş meralar ve bataklık ekonomisiyle şekillenen sulak alan savunma avantajı, çete harplerinde kuva-yı milliyeciler için lojistik bir sığınak ve üs alanı temin etmiştir. Köy halkı, ağalık nizamına ve işgal idaresine karşı duruşunu milli bir direnişe dönüştürerek Kadirli'nin kurtuluşunda cansiperane faaliyet göstermiştir.
Kümbet köyü sülalelerinin göç, iskan ve akrabalık bağları
Şanlıurfa (Birecik): Sülale hafızasında yer alan "Birecik'ten geliş" anlatısı, Gündüzlü Avşarlarının 16. yüzyılda bu bölgedeki (Derbsak/Gündüzlü nahiyesi) varlığıyla arşivsel olarak %100 örtüşür. Birecik'teki Avşar bakiyeleri doğrudan akrabadır.
Yorumlar
Yorum Gönder