Kadirli Sofular/Durmuşsofular Köyü
Kadirli Sofular/Durmuşsofular Köyü
Kadirli’nin doğusunda, Aslantaş Barajı’nın kıyısında stratejik bir mevkide yer alan Durmuşsofular ve Sofular köyleri; Şirleğen, Yaşkeçeli ve Batı derelerinin suladığı bereketli bir havzada yer alır. Bölgedeki Hitit dönemine ait yer altı zenginlikleri ve antik yerleşim izleri, bu coğrafyanın sadece Türkmen dönemiyle sınırlı olmadığını, tarih öncesi devirlerden beri bir cazibe merkezi olduğunu kanıtlar. Şirleğen Mezarlığı’nın iki köy tarafından ortak kullanımı, antropolojik açıdan "tek bir kökten dallanma" gerçeğini (Sofular ve Durmuş kardeşler rivayeti) bilimsel bir kanıta dönüştürmektedir. Kadirli topoğrafya haritasında ve kültür envanteri kütüklerinde Sofular yerleşim birimi ile Durmuşsofular gibi bölge detaylarının mekansal sürekliliği açıkça belgelenmiştir.
1526 ve 1563 numaralı defterlerde mühürlü olan Dulkadir Eyaleti ve Maraş Tahrir kayıtlarında bölge, konar-göçer Türkmenlerin ana kışlak ve yaylak hatları arasında zikredilir. Sofular cemaati, bu dönemde Recepli Avşarları konfederasyonu içerisinde "müstakil bir oba" olarak kurumsallaşmıştır. Kanuni Sultan Süleyman devri tapu tahrir defteri kayıtlarında kaza genelindeki konar-göçer Yörükân taifesinin kışlak sınır hatları belirlenirken, bu sulak havzanın mülkiyet ve otlakiyye hakları aşiret aristokrasisine maktu vergiler karşılığında tahsis edilmiştir.
İçel Sancağı numaralı 1699 yılı kayıtlarında İç-El Yörükleri arasında görülen Sofulu cemaati, hareketli ve savaşçı yapısıyla dikkat çeker. 1701'deki Yahyalı hadisesi sonrası Rişvanoğlu Halil Paşa ve Adana Beylerbeyi Mustafa Paşa marifetiyle tedip edilmek istenmeleri, cemaatin bölgedeki nüfuzunu ve merkezi otoriteyle olan dinamik ilişkisini gösterir. 1703 sonrası Belih Nehri boylarına iskan edilen Recepli obaları arasında yer alan Sofular, zorunlu iskana direnerek bir koluyla Kars-Çıldır hattına, bir koluyla Sivas-Kangal (1764 kayıtlarında 500 çadır) hattına dağılmıştır. Kadirli'deki yerleşim, bu büyük dağılımın Çukurova ve Sis sancağına geri dönen köklü bir bakiyesidir. 1865 yılındaki Fırka-i İslâhiye iskan reformları sürecinde Ahmet Cevdet Paşa ve Derviş Paşa tarafından yürütülen cebri yerleşik hayat nizamı ile cemaat unsurları Şirleğen havzasında kalıcı mülk sahibi hanelere dönüştürülmüşlerdir.
Köyün etnik omurgasını Avşarların Recepli oymağı oluştursa da, antropolojik açıdan en dikkat çekici unsur Hayta Avşarlarıdır. Hayta (Asker) Unsuru, Osmanlı askeri teşkilatında "Hayta" (düzensiz ama seçkin süvari) olarak görev yapan bu grup, Maraş Sancağı'nın asayişinden somut olarak sorumlu profesyonel bir savaşçı sınıfı temsil eder. Dokuzlu (Dokuzoğlu) taifesine mensubiyetleri, cemaatin aristokratik ve hiyerarşik yapısını simgeler. Faruk Sümer'in Oğuzlar şecere çalışmalarında ve tahrir kütüklerinde Recepli Avşarları konfederasyonunun hiyerarşik yapılanmasında Sofular cemaati, askeri nizamı koruyan ve yaylak koridorlarının güvenliğini elinde tutan seçkin ehl-i örf kollarından biri olarak mühürlenmiştir.
Kocacık Yörükleri ekseninde yapılan antropolojik incelemelerde, Mustafa Kemal Atatürk’ün anne tarafı olan Sofu-zade (Sofi-zade) Feyzullah Efendi’nin mensup olduğu "Sofulu/Sofular" obası ile Kadirli Durmuşsofular’daki "Aşiret-i Sofular" aynı ontolojik kaynağa (Bozulus ve Recepli Avşarı bağlamına) dayanmaktadır. Kırgızistan Kökeni hakkındaki arşiv verileri ve Peter B. Golden gibi uluslararası otoritelerin Türk halkları tarihi üzerine çalışmaları, bu cemaatin köklerini 4000 yıl ötesindeki Kırgız bozkırlarına kadar izlemeyi mümkün kılmaktadır. Bu durum, köyün etnolojik değerini yerellikten evrenselliğe taşır.
Sofular cemaatinin tarihi göç döngüsü, Anadolu'nun ve Balkanların siyasi ve askeri kırılma noktalarıyla doğrudan ilişkilidir. 1703 yılındaki büyük Rakka iskan fermanına karşı direnen ve Suriye çöllerinden Anadolu'ya firar eden Recepli obaları, kadim kışlakları olan Çukurova ve Kadirli doğu hattına sığınmışlardır. Fırka-i İslâhiye (1865) askeri müdahalesiyle dağ damlarının yıkılması ve cebri yerleşik hayata geçiş sürecinde, Şirleğen ve Yaşkeçeli havzasında iki kardeş kol şeklinde Durmuşsofular ve Sofular idari birimleri teşkil edilmiştir. 19. yüzyıl mufassal yoklama ve nüfus kütüklerinde çevre yerleşimlere sarkan kolların kök kayıtlarının bütünüyle bu iki ana kütüğe mühürlü olduğu saptanmıştır.
Koluçolak Sülalesi: Köyün idari ve köklü ailelerindendir. Recepli Avşarı konfederasyonunun Sofulu obasından süzülüp gelen, 19. yüzyıl nüfus kütüklerinde ve temettuat defterlerinde mülk mühürleri sabit olan kurucu kollardandır.
Tapsız Sülalesi: Köyün ekonomik ve tarımsal yapısında etkin koldur. Durmuşsofular kütüğüne mühürlü olup, Fırka-i İslâhiye sonrası ovada yerleşiklik kazanan kadim Avşar ailelerindendir.
Cömert Sülalesi: Şirleğen havzasının eski sakinlerindendir.Kök kayıtları Recepli Avşarı nefer defterlerindeki askeri sınıfa dayanan köklü bir koldur.
Toprak Sülalesi: Köyün ziraat ve mülkiyet haklarında yer tutan ailesidir. Temettuat defterlerindeki hayvancılık ve arazi kayıtlarıyla çapraz doğrulanan Yörükân koludur.
Durmuşoğlu Sülalesi: Sülale yapılanmasında Durmuşsofular köyünün isim babası olan kurucu kolu temsil eder. Sofular obasının idari önderliğini yürüten, kethüda ve zade sınıfına mensup bir silsiledir.
Bağceci Sülalesi: Köyün yerleşik iktisadi nizamında rol oynayan sülaledir. Tarımsal mülk kayıtları 19. asır kaza kütüklerinde tescilli Avşar bakiyelerindendir.
Kargıoğlu Sülalesi: Köyün asayiş ve muharip sınıfına mühürlü köklü ailesidir. Maraş ve Sis sancakları arasındaki lojistik hatların muhafazasında görev almış askeri aristokrasi uzantısıdır.
Yüce Sülalesi: Şirleğen havzasında meskun bir diğer cemaat unsurudur. Soyadı kanunu öncesi yerel lakaplarıyla tescilli konar-göçer Sofulu obası bakiyesidir.
Ahrazoğlu Sülalesi: Köyün idari ve sosyal yapısında belirgin izleri olan sülaledir.Recepli Avşarları ve Bozulus defterlerindeki transit nakliye ve kervancılık kollarından süzülerek yerleşik hayata geçen idari gruptur.
Mondros Mütarekesi’ni müteakip Çukurova ve Cebel-i Bereket Sancağı'nın Fransız birlikleri ve Ermeni intikam alaylarınca işgal edilmesi karşısında, Sofular ve Durmuşsofular köyleri sarsılmaz birer Kuva-yı Milliye lojistik menzili haline gelmiştir. Haytaoğulları'nın askeri disiplini ile Sofular'ın manevi bilgeliği (Atatürk'ün dedesinin "Hafız" ve "Sofu" sıfatları gibi), bu cemaatin hem kılıç hem de kalem ehli olduğunu kanıtlar. Aslantaş barajı kıyısındaki sarp topoğrafik yapı ve Şirleğen havzasının sağladığı stratejik koruma, milli müfrezelerin işgal kuvvetlerine karşı yürüttüğü gerilla harbinde doğal bir sığınak ve üs vazifesi görmüştür. Köyün seçkin süvari unsurları (Hayta kolları), Savrun doğu hattının müdafaasında ve Fransız lojistik hatlarının kesilmesinde destansı başarılar göstererek Kadirli'nin kurtuluşuna doğrudan muharip katkı sunmuşlardır.
Sofular ve Durmuşsofular cemaat kollarının tarihi iskan siyasetiyle dağıldığı akraba coğrafyaları ve iller
Osmaniye (Kadirli): Sofular ve Durmuşsofular köyleri ana yerleşim merkezidir. Buradaki Haytaoğulları, Durmuşoğlu, Ahrazoğlu ve Kargıoğlu gibi sülaleler, cemaatin bölgedeki sarsılmaz çekirdeğidir.
Adana (Ceyhan, Yumurtalık, Kozan): 1863-1865 Fırka-i İslâhiye sonrası bölgeye dağılan Recepli obaları içinde Sofular yoğun olarak bulunur.
Mersin (İçel, Mut, Gülnar): 1699 tarihli arşiv kayıtlarında zikredilen "İç-El Yörükleri" arasındaki Sofulu cemaati, buradaki yerel sülalelerin atasıdır.
Hatay (Kırıkhan, Hassa): Suriye sınır hattındaki Recepli Avşarları ile Durmuşsofular arasında doğrudan bir "Rakka İskanı" akrabalığı mevcuttur.
Kayseri (Sarıoğlan, Zamantı, Pınarbaşı): Sarıoğlan Sofumahmut köyü doğrudan bu obadandır. Kayseri hattındaki Sofular, 1764'te Niebuhr'un saydığı 500 çadırlık büyük grubun bakiyesidir.
Sivas (Kangal, Ulaş, Gürün): 1729 yılında Alaca Han ve Ulaş mevkisine iskan edilen 75 hanelik Sofular grubu, bugün Sivas'taki pek çok "Sofu" kökenli ailenin köküdür.
Yozgat & Kırşehir: Bozulus Türkmenleri içinde dağılan "Sofulu" obaları, Kadirli’deki sülalelerle aynı nefer defterlerine kayıtlıdır.
Konya & Karaman (Taşkale, Yeşildere): Atatürk’ün atalarının da bulunduğu Kızıllar ve Sofular hattı, Kümbet ve Durmuşsofular sülalelerinin Anadolu'daki en eski "ana ocağı"dır.
Aydın & Saruhan (Manisa): 1702 yılında İçel’e geri gönderilmeden önce Ege’ye sarkan ve burada kalan Sofular kolları mevcuttur.
Afyonkarahisar (Emirdağ): "Emirdağı" kayıtlarında Sofulu/Kerimli adıyla tescil edilen gruplar, Durmuşsofular ile doğrudan kan bağı taşır.
Kuzey Makedonya (Kocacık, Jupa): Mustafa Kemal Atatürk’ün dedesi Sofu-zade Feyzullah Efendi’nin mensup olduğu grup, Karaman ve Kadirli hattından Rumeli’ye sevk edilen Sofular obasıdır.
Koluçolak, Tapsız, Cömert, Toprak, Durmuşoğlu, Bağceci ve Ahrazoğlu gibi sülaleler; aslında Sivas'tan Aydın'a, Makedonya'dan Rakka'ya kadar uzanan bu devasa "Sofu" ağacının Kadirli kolundaki yapraklarıdır.
Kaynakça
Cevdet Paşa, Tezâkir 21-39, (Haz. Cavit Baysun), Türk Tarih Kurumu Yayınları, Ankara, 1991.
Golden, Peter B., An Introduction to the History of the Turkic Peoples, Otto Harrassowitz, Wiesbaden, 1992.
Orhonlu, Cengiz, Osmanlı İmparatorluğu'nda Aşiretlerin İskânı, Eren Yayıncılık, İstanbul, 1963.
Sümer, Faruk, Oğuzlar (Türkmenler): Tarihleri - Boy Teşkilatı - Destanları, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, İstanbul, 1980.
Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Tapu Tahrir Defterleri, Dulkadir Eyaleti Mufassal Kayıtları, Defter No: 69 (1526) ve Defter No: 387 (1563).
Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), İçel Sancağı Ahkâm Defterleri, Defter No: 1065 (1699).
Başbakanlık Osmanlı Arşivi (BOA), Bozulus Türkmenleri İcmal Defteri, Defter No: 969 (16. Yüzyıl).
Yorumlar
Yorum Gönder