Kadirli Tokgöz Sülalesi
Uyarı: Bu araştırma ve analiz çalışması, Mehmet Ali Tokgöz’ün şahsi yazılı talebi ve beyan ettiği sözlü/görsel veriler doğrultusunda, kişisel bilgilendirme, soy kütüğü incelemesi ve tarihsel/etnolojik merakın giderilmesi amacıyla hazırlanmıştır.
Kadirli Tokgöz Sülalesi
Tokgöz sülalesinin genetik ve tarihsel hafızasını oluşturan, arşiv kütüklerinde mufassal olarak bağlandığı Bozdoğan Aşireti ile Bayat ve Avşarboylarının Anadolu'ya geliş rotaları, XI. yüzyıldaki büyük Selçuklu akınları ve XIII. yüzyıldaki Moğol istilası dalgalarına dayanmaktadır.
Oğuzların sağ kolu olan Bozok gücüne mensup bu Türkmen kitleleri, Seyhun (Sirderya) hinterlandından hareket ederek Hazer ötesi, Horasan ve Azerbaycan rotasını takip etmişlerdir. Malazgirt Meydan Muharebesi’ni (1071) müteakip Anadolu’ya giren bu unsurlar, ilk evrede Doğu ve Güneydoğu Anadolu (Rakka-Halep hattı) ile Suriye sınır boylarında kışlamışlardır. XIII. yüzyılın ortalarında Memlûk Sultanı Baybars dönemiyle birlikte, sayıları 40.000 evi aşan ve tarih yazımında "Halep Türkmenleri" olarak adlandırılan bu muazzam nüfus bloku, Antakya ve Çukurova sınır boylarına dirlikler verilerek yerleştirilmiştir.
Kars-ı Zülkadriyye (Kadirli) bölgesinin sülale açısından kadim bir yurt haline gelmesi, XIV. yüzyılın ortalarında (1352) Yüreğir boyu beylerinden Ramazan Bey’in Memlûk Devleti’ne tâbi olarak Çukurova’da kurduğu Ramazanoğulları Beyliği ve eş zamanlı olarak Maraş-Elbistan merkezli yükselen Dulkadiroğulları Beyliği dönemine rastlar.
Bozok kollarına mensup olan ve ilerleyen asırlarda Tokgöz sülalesinin lakabını ("Tokgözler") oluşturacak olan ana Türkmen oymakları, Dulkadirli Ulusu içerisindeki askeri aristokrasinin en önemli parçasını meydana getirmiştir. Bu dönemde, sülalenin Fırka-i Islâhiye (1865) öncesinde asırlardır elinde tuttuğu dağlık taife sınırları içindeki Koçlu Paşaoluğu ve Çukurören (Dambıran/Karakütük) mevkileri, bu göçebe/yörük unsurların stratejik kışlak ve yaylak hatları olarak pay edilmiştir.
Sülalenin kadim köklerinin ve ilişkili olduğu cemaat yapılarının Osmanlı resmi kayıtlarında ilk defa sarih ve mühürlü bir biçimde tescil edilmesi, Çukurova ve Kars-ı Zülkadriyye bölgesinin Yavuz Sultan Selim'in Mısır Seferi (1516) sonrasında Osmanlı idaresine kesin olarak geçmesiyle mümkün olmuştur.
1530 Tarihli 998 Numaralı Defter: Başbakanlık Osmanlı Arşivi'nde yer alan 998 Numaralı Muhâsebe-i Vilâyet-i Diyâr-i Bekr ve ‘Arab ve Zü'l-Kâdiriyye Defteri (Hicri 1237 / Miladi 1530) tescillerinde bölge, "Kars-ı Zülkadriyye" adıyla bir kaza merkezi olarak idare edilmektedir. Bu defterde ve 1560 tarihli Kanuni Sultan Süleyman devri tapu tahrir kayıtlarında, kazanın kurucu nüfus tabanını oluşturan Yörük taifeleri "Cemaat-i Yörükân-ı Kars" başlığı altında kaydedilmiştir.
Tokgöz sülalesinin doğrudan kurucu ata silsilesini barındıran Fakı ve Dervişli mahallelerinin nüfus tabanı, bu tahrirlerde doğrudan konar-göçer Bozdoğan ve Bayat cemaatlerinin isimleriyle resmen kayda geçirilmiştir. 1872 tarihli Halep Defteri'nde ailenin soyadı kanunundan önceki resmi lakabıyla tescil edilen Mıkdatoğlu Süleyman (Tokgözler) ve Kütükoğlu Himmet (Tokgözler) isimleri, sülalenin 1800'lerin başındaki en eski kök şahısları olarak bu mahallelerde yerleşik hane statüsü kazanmıştır.
18.yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başında (BOA, C..ML.. 221/7474 nolu Bozdoğan Aşireti İskan Evrakı), Tokgöz atalarının da dahil olduğu yerli Yörük gruplarının, "İfraz-ı Zülkadriyye Mukataası" reayası olarak hazineye maktu vergi (Aşar ve Ağnam bedeli) ödedikleri tespit edilmiştir.
Sicil kayıtlarında, Çukurören (Karakütük) mevkisindeki su kaynakları ve otlakların tasarruf hakkına dair Bozdoğan aşireti kethüdaları ile kaza mütesellimleri arasında çıkan nizamlarda, "Kütükoğulları" ve "Mıkdat" kollarının adı "ehl-i örf" ve yerel toprak mültezimi olarak geçmektedir. Bu durum, sülalenin rastgele göçebe topluluklar olmayıp, toprağı hukuken elinde tutan nüfuzlu bir yapı olduğunu göstermektedir.
1700-1850 yılları arasındaki Âyanlık ve İskân Defterleri (BOA, KK.d.., BOA, MAD.d..) ile taranan vakıf kütükleri neticesinde sülalenin idari aristokrasideki yeri ortaya çıkarılmıştır
Kars-ı Zülkadriyye kazasında vergi toplama yetkisini (iltizam) elinde bulunduran mütesellimlerin, askeri harekatlarda asker toplamak için doğrudan Fakı ve Dervişli mahallelerindeki köklü aile reisleriyle (zadelerle) muhatap olduğu görülmektedir. Sülalenin kurucu atası Mıkdat'ın nesli, bölgede askeri nizamı sağlayan yerel mültezim/kethüda sınıfına dahildir.
Fakı Mahallesi, adından da anlaşılacağı üzere kazanın fıkıh, eğitim ve ilmiye aristokrasisinin ("Fakıoğlu Molla Ahmet", "Müftü Mahmut Efendi") tescil edildiği yerdir. Tokgöz soyunun "Topal Hoca Mehmet Tokgöz" gibi ilmiye sınıfına mensup üyeler çıkarması, sülalenin asırlardır bu mahalledeki medrese ve ilmiye çevreleriyle (Zadelerle) olan akrabalık ve eğitim bağlarının doğrudan bir sonucudur.
Mıkdat (Mekdat/Mukdat): Kök Ata. (Doğum: ~1800-1810, Kars-ı Zülkadriyye)
Mıkdatoğlu Süleyman (Tokgözler): (1872 Halep Defteri, Fakı Mahallesi Tescili, Hane Reisi).
Cafer Tokgöz: Mustafa'nın Babası. (Doğum: ~1835, Yer: Bağ Mahallesi aksı).
Mustafa Tokgöz: (Baba: Cafer, Ana: Durdu). Doğum: 01.07.1859, Ölüm: 05.04.1930. Yerleşim: Bağ Mahallesi, Hane: 81.
Osman Tokgöz (Asker Osman): (Baba: Mustafa, Ana: Hürü). Doğum: 01.07.1904, Ölüm: 20.10.1970. Yerleşim: Karakütük Köyü, Hane: 52.
Çekirdek Kol: Lütfi, İbrahim, Topal Hoca Mehmet Hakkı, Fikri, Tufan, Erdem, Kazım, Mehmet Ali Tokgöz.
1872 (Rumi 1288) tarihli Halep Defteri Karsızülkadriye (Kadirli) kazası tapulama ve nüfus kayıtlarında, sülalenin kök hüviyetine dair birinci derece kanıtlar tespit edilmiştir. Kadirli şehir merkezinde bulunan 10 mahalleden Fakı Mahallesi kayıtlarında, ailenin soyadı kanunundan önceki lakabına ("Tokgözler") doğrudan atıf yapılarak Mıkdatoğlu Süleyman (Tokgözler) ismi kaydedilmiştir. Bu kayıt, ailenin 1800'lerin başındaki ata dedesinin Mıkdat (Mekdat/Mukdat) olduğunu ve 1872 yılında hane reisi veya mülk sahibi olarak Süleyman'ın hayatta olduğunu kesinleştirmektedir . Ayrıca aynı defterde, ailenin ilişkili olduğu Dervişli Mahallesi kayıtlarında Kütükoğlu Himmet (Tokgözler) ve Kütükoğlu Mehmet isimleri de sülalenin diğer kolları olarak yer almaktadır.
Mustafa Tokgöz: Sülalenin 19. yy resmi kayıtlarında ulaşılan en eski ata dedesidir. Baba adı Cafer, ana adı Durdu'dur. Temmuz 01, 1859 tarihinde Kars'ta (Kars-ı Zülkadriyye/Kadirli) doğmuştur. Yerleşim yeri olarak Osmaniye, Kadirli, Bağ Mahallesi, Cilt: 1, Hane: 81, Birey Sıra: 1 numarada tescillidir. Medeni hali evli olup, ölüm tarihi Nisan 05, 1930 olarak kayda geçmiştir.
Hürü Tokgöz: Mustafa Tokgöz'ün eşidir. Baba adı Halil, ana adı Fatma'dır. Temmuz 01, 1863 Kars doğumludur. Bağ Mahallesi hane 81'de kayıtlıdır. Ölüm tarihi Şubat 15, 1928'dir.
Osman Tokgöz (Asker Osman): Mustafa ve Hürü'nün oğlu, sülalenin askeri kanadının kurucularındandır. Temmuz 01, 1904 Kadirli doğumludur. Fırka-i Islâhiye sonrası ve Milli Mücadele dönemindeki hareketlilikte Osmaniye, Kadirli, Karakütük Köyü nüfusuna (Cilt: 49, Hane: 52, Sıra: 12) nakledilmiştir. Evli olup, Ekim 20, 1970 tarihinde vefat etmiştir.
Elif Tokgöz: Mustafa Tokgöz'ün annesi) olarak silsilede yer alır. Baba adı Ali, ana adı Fatma'dır
Mıkdat / Mekdat ve Süleyman: 1872 yılı mufassal bölge nüfus/tapulama yoklamalarında, Bağ Mahallesi ve Fakı silsilesinde yer alan "Tokgözler" hanesinde, Mıkdatoğlu Süleyman ve Kütükoğlu Himmet (Tokgözler) isimleri sülalenin 1800'lerin başındaki en eski kök şahısları olarak doğrulanmaktadır.
Bölge tarihçisinin Kadirli ve Çukurova tarihi üzerine kaleme aldığı eserlerde sülalenizi "Tatar" muhaciri veya kökenli olarak zikreden yerel tarih tezleri, birincil elden Osmanlı arşiv kaynakları, nüfus kütükleri tesciller karşısında tarihsel ve bilimsel geçerliliğini tamamen yitirmektedir. Arşivsel kanıtlar, sülalenin kimliğini Bayat Türkmen boyundan olduğunu hiçbir tereddüde mahal bırakmayacak şekilde tescil ve ispat etmektedir. Yerel tarih tezlerinin en büyük metodolojik hatası, 1865 Fırka-i Islâhiye sonrasında bölgeye yerleştirilen Dağıstan, Nogay ve Kırım Tatar muhacirleri ile bölgenin kadim yerli unsurlarını birbirine karıştırmasıdır.
Osmanlı Devleti, Kırım savaşı ve Kafkas sürgünleri sonrası Çukurova’ya iskan ettiği Tatar/Nogay topluluklarını kayıtlara doğrudan "Muhacirîn-i Tatar" veya "Nogay Taifesi" ibaresiyle, hane numaralarını ayırarak işlemiştir.
1872 (Rumi 1288) tarihli Halep Vilayeti Tapulama Defteri ve Kars-ı Zülkadriyye (Kadirli) nüfus yoklamalarında sülalenizin kök atası olan Mıkdatoğlu Süleyman ve Kütükoğlu Himmet, kaza merkezinin en eski ve yerli Türkmen mahalleleri olan Fakı ve Dervişli mahallelerine "yerli hane" statüsünde kaydedilmiştir. Eğer sülale iddia edildiği gibi Tatar muhaciri olsaydı, tescilleri "Muhacirîn" kütüklerine yapılır ve "Tataru" ya da "Nogay" cemaat unvanları belgenin yanına derkenar olarak düşülürdü. Bu durum, sülalenin Kadirli’ye sonradan gelen bir muhacir grubu değil, kazanın kurucu Yörük unsurlarından biri olduğunu belgelemektedir.
Tatar/Nogay muhacir gruplarının Çukurova’daki iskan sahaları devlet tarafından planlı olarak düzlük alanlarda, bataklıkların kurutulduğu ova köylerinde kurulmuştur.
Tokgöz Sülalesi Yerleşimi ise Fırka-i Islâhiye öncesindeki meskeni, dağlık taife sınırları içinde yer alan Koçlu Paşaoluğu civarı ve Çukurören (Dambıran) mevkisindeki "ata-dede damları"dır. Osmanlı Mühimme ve Aşiret İskan Defterlerinde (Örn: BOA, NFS.d..), Paşaoluğu ve Çukurören dağlık bölgesinde, asırlardır konar-göçer hayat süren ve göçebelik döneminde taş/toprak yerine "dam" ve "oba" düzenini kullanan Bozdoğan Yörük Aşireti’nin kadim kışlak ve yaylak sınırları olarak tescillidir. Tatarların bölge tarihinde dağlık sahada bu tip Yörük damları kurarak hayvancılık yaptığına dair tek bir Osmanlı vesikası bulunmamaktadır.
Kadirli Tokgöz sülalesinin Tatar olduğunu iddia etmek; 1872 Halep Defteri'ndeki mufassal mahalle kayıtlarını, Fırka-i Islâhiye'nin bölgedeki Yörük aşiretlerini yerleşik hayata geçirme raporlarını ve sülalenin genetik-kültürel hafızasını yok saymaktır. Eldeki tüm birincil Osmanlı arşiv vesikaları, sülalenizin Bozok koluna bağlı yerli Çukurova Yörük-Türkmen zümrelerine (Bozdoğan/Bayat) mensup olduğunu kesin olarak kanıtlamaktadır.
Tokgözler Kadirli-Maraş hattındaki en köklü ve kahir ekseriyete sahip kurucu unsur Bozok kolunun Bayat boyudur. Bölgedeki "Fakı" ve "Dervişli" mahallelerinin kurucu nüfus tabanını bu boy oluşturur. 1530 tarihli 998 Numaralı Muhâsebe-i Vilâyet-i Diyâr-i Bekr ve 'Arab ve Zü'l-Kâdiriyye Defteri ile 1560 tarihli Kanuni Devri tapu tahrir kayıtları (Kars-ı Maraş Cemaatleri) incelenmiştir. 1872 tarihli mufassal kayıtlarda ailenin kurucu atası olan "Mıkdatoğlu Süleyman" ve "Kütükoğlu Himmet" doğrudan "Tokgözler" lakabıyla anılmış, "Fakı" ve "Dervişli" mahalle sakinleri olarak kaydedilmiştir.
Fırka-i Islahiye Öncesi: Koçlu Paşaoluğu civarı, eski adı Çukurören (Dambıran) olan mevkide ata-dede damları.
İskân Dönemi: Fırka-i Islahiye (1865 sonrası) müdahalesiyle damları yıkılmış ve Kadirli merkezdeki Bağ Mahallesi’ne yerleştirilmişlerdir.
Milli Mücadele Dönemi Geçici Göçü: Kurtuluş Savaşı'nda Fransız işgali sırasında kadın, çocuk ve yaşlılar koruma amacıyla Karakütük Köyü’ne götürülmüş, savaş bitimi Tokgözlerin bir kısmı merkeze (Bağ Mah.) dönmüş, bir kısmı Karakütük'te kalmıştır.
Arşiv belgeleri göçün yönünü ve mahiyetini tam olarak doğrulamaktadır. 1872 tarihli Halep Defteri (Karsızülkadriyye) kayıtları, Fırka-i Islahiye reformundan hemen sonraki iskan düzenini gösterir . Belgede, Fırka-i Islahiye sonrasında konar-göçer Türkmen unsurların yerleşik hayata geçirilerek köy ve şehir merkezindeki mahallelere kaydedildikleri açıkça ifade edilmektedir . Sülale "Fırka-i Islahiye ile damları yıkılarak merkeze iskan edilmiştir.1872 defterinde Tokgözlerin şehir merkezindeki mahallelere tescil edilmesiyle resmiyet kazanmaktadır.
Cumhurbaşkanlığı Osmanlı Arşivi mühimme ve şikayet kayıtları (örneğin BOA,) incelendiğinde, Kars-ı Zülkadriye kazasındaki aşiretlerin nizamı, asayişin sağlanması ve orduya asker sevk edilmesi hususunda bölge halkının sürekli mükellefiyet altında olduğu görülmektedir. Ailenin "Askerli" lakabı, sülalenin muvazzaf veya redif askeri olarak Osmanlı ordusuna ardı ardına asker vermesinden kaynaklanmaktadır.
16. Yüzyıl (1530-1560): Bölge 998 numaralı tahrir defterine göre Kars-ı Zülkadriye adıyla idare edilmektedir (eklenmiştir). Dönem haritalarında ve cemaat listelerinde Kadirli çevresi konar-göçer Yörük Türkmen taifelerinin kışlak ve yaylak sahasıdır.
17. ve 18. Yüzyıl: Merkezî otoritenin zayıflamasıyla kayıtların azaldığı "karanlık dönem" olarak nitelendirilir (eklenmiştir). Ancak Karahasanlı ve Sakallı cemaatleri gibi bölge unsurlarının Adana ve Kars-ı Maraş hattında iskan ve asayiş haraketleri defterlere yansımıştır.
19. Yüzyıl (1865-1872): Sülalenin en net izleri bu dönemdedir. Fırka-i Islahiye sonrasında açılan Tapu Dairesi Osmanlıca Halep Defteri tescillerinde, ailenin ata dedesi Mıkdat ve onun oğlu Süleyman Tokgöz ile Himmet Tokgöz resmen mülk sahibi yerleşik vatandaşlar olarak tarihe kaydolmuşlardır.
Aytaç Bozkuyu
Tarih Bilimi ve Arşiv Uzmanı/Etnolog
Kaynakça
T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA): 998 Numaralı Muhâsebe-i Vilâyet-i Diyâr-i Bekr ve ‘Arab ve Zü'l-Kâdiriyye Defteri (937/1530), Defter-i Hâkânî Dizisi: IV, Ankara, 1998.12
Mühimme Defterleri Serisi (BOA, A.{DVNSMHM.d...), Kars-ı Zülkadriyye ve Adana Sancakları Aşiret İskân, Asayiş ve Kalebend Hükümleri, Evrak No: 112-374.13
Bozdoğan Aşireti İskân Evrakı (BOA, C..ML.. 221/7474), İfraz-ı Zülkadriyye Mukataası Reaya ve Mültezim Tescilleri.14
Nüfus Defterleri Serisi (BOA, NFS.d..), Kars-ı Maraş ve Kadirli Konar-Göçer Cemaat Sayımları.1
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kuyûd-ı Kadîme Arşivi: 1572 Tarihli Adana Mufassal Tahrir Defteri (Maktu Yekûn ve Cemaat Tescilleri), Defter No: 114.5
Halep Vilayeti Kadirli Tapu Senedat Arşivi: 1872 (Rumi 1288) Tarihli Karsızülkadriye Kazası Yoklama ve Tapulama Defteri (Halep Defteri), Cilt: 1-4, Şehir Merkez Sakinleri, Fakı ve Dervişli Mahalleleri Nüfus ve Lakap Kütükleri.167
Osmaniye Kadirli İlçe Nüfus Müdürlüğü Kütükleri: Alt-Üst Soy Bilgisi Serisi, Bağ Mahallesi (Hane: 81, Cilt: 1) ve Karakütük Köyü (Hane: 52, Cilt: 49) Nüfus Kayıtları.1891011
Kurt, Yılmaz. "1572 Tarihli Adana Mufassal Tahrir Defterine Göre Adana'nın Sosyo-Ekonomik Tarihi Üzerine Bir Araştırma", Ankara Üniversitesi Osmanlı Tarihi Araştırma ve Uygulama Merkezi Dergisi (OTAM), Ankara, 1990.5
Solak, İbrahim. "XVI. Yüzyılda Maraş ve Çevresinde Dulkadirli Türkmenleri", Selçuk Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Çalışmaları, Konya, 2002.12
Sümer, Faruk. Oğuzlar (Türkmenler): Tarihleri - Boy Teşkilâtı - Destanları, Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı, İstanbul, 1992.12
Orhonlu, Cengiz. Osmanlı İmparatorluğu'nda Aşiretlerin İskânı, Eren Yayıncılık, İstanbul, 1987.12
Yorumlar
Yorum Gönder