Sumbas Mehmetli Köyü

 

Sumbas Mehmetli Köyü

Mehmetli köyünün tarihî mülkiyet sınırlarını oluşturan Kavşı ile Gökçebel Yaylası arası hat, antik çağda Kilikya’yı Kapadokya’ya bağlayan en emniyetli "alternatif ve gizli dağ geçidi" (Ağyol şebekesi) üzerinde yer almaktadır. Gülek Boğazı’nın tıkandığı kriz dönemlerinde orduların düşman gözünden uzak, tamamen orman örtüsü altına sığınarak Toroslar’ı aşmasını sağlayan bu rotada; Mehmetli ormanlık sahasının sarp kayalıkları arasına gizlenmiş tescilsiz Roma ve Bizans gözetleme kuleleri ile küçük ölçekli askerî karakol kalıntıları mevcuttur. Bu yapılar, havzanın kadim çağlarda yüksek güvenlikli bir devlet yolu stratejisiyle yönetildiğini doğrulamaktadır. Konumu itibariyle antik çağlardan itibaren Savrun ve Sumbas çaylarının ikmal sahasında olduğu saptanmıştır.

Köyün kuruluşu 1865 Fırka-i İslâhiye (Derviş Paşa) döneminden çok daha eskiye, köklü bir geçmişe dayanmaktadır. Dulkadirli ve Memlûk döneminden itibaren Çukurova-Toroslar aksında hareket eden Türkmenlerin kadim kışlak sahasıdır. 16 hanelik ilk çekirdek sülale yapısı, göçerlikten yerleşik hayata geçen akraba obaların kalıcı mesken kurmasıyla köy kimliği kazanmıştır. Bölgeye iskân kaydı için gelen Osmanlı memurlarının, hane reislerinin çoğunun adının "Mehmet" olduğunu görmesi üzerine "Siz de Mehmetli olun" dedikleri rivayeti aktarılmaktadır. Nüfusun "Mehmet" ismini yoğun seçmesi, bölgede saygı duyulan bir hoca/şeyhin ismine dayandırılmaktadır. Ancak yapılan arşiv incelemesi sonucunda yerleşim adının tekil kişilerden ziyade, Bozdoğan Türkmen Ulusu içerisinde yer alan "Mehmedli / Mahmudlu Cemaati" sülale kütüğünden mülhem olduğu saptanmıştır. Sözlü tarihteki "devlet memurlarının isim verme" anlatısı, 1865 Fırka-i İslâhiye zorunlu iskân sürecinde konar-göçer cemaat adının resmî nüfus kütüğüne tescil edilmesi anındaki mülki bürokratik karşılaşmayı ifade etmektedir. Dolayısıyla yerleşim adı doğrudan kurucu oymak kimliğine dayanmaktadır.

1865 yılında Derviş Paşa komutasındaki Fırka-i İslâhiye, bölgedeki asi feodal aşiretleri (Kozanoğulları nüfuzundaki kolları) zorunlu iskâna tabi tutmuştur. Bu süreçte aşiretler, merkezî bürokrasinin takibatından ve cezai vergilendirmelerinden kaçınmak amacıyla kendi kadim oymak adlarını gizlemişlerdir. Köydeki saygın dini liderlerin (Molla Mehmet soyunun) ağırlığı kullanılarak nüfus kütüklerine yoğun şekilde "Mehmetli cemaati" olarak yazılmaları, aslında devletin cezalandırıcı mekanizmalarına karşı geliştirilmiş kolektif bir Yörük-Türkmen savunma ve maskeleme stratejisidir. 18. ve 19. yüzyıllarda Çukurova’yı sarsan feodal çekişmelerde Sumbas ve Kadirli havzası, Kozanoğulları ve Menemencioğulları ayanlık hanedanlarının nüfuz mücadele sahası olmuştur. Mehmetli köyü, coğrafi olarak sarp geçitlerin eşiğinde yer aldığından, mültezimlerin ve ayanların vergi toplama (iltizam) ihalelerinde stratejik bir tampon bölge işlevi görmüştür.

Danişmendli Türkmen beyliği hükümdarlarından "Yağbasan" şöhretli kolların bir kısmı, zamanla Çukurova sahasına (Haçin ve Sumbas yöresine) inerek yerleşmiştir. Bu unsur, havzadaki ana Bozdoğan Türkmen Ulusu ve Avşar teşekkülleriyle eklemlenerek Mehmetli’nin etnik omurgasını oluşturmuştur. Ayrıca bu kollar, Kilikya Ermeni Krallığı toprakları içinde bulunan Haçin (Saimbeyli) ve Sumbas yöresine yerleşerek buraları kendilerine yurt yapmışlardır. Tapu Tahrir Defterleri (TD Serisi) incelemelerinde 16. yüzyıl Adana ve Sis Sancağı tahrirlerinde, Sumbas nehir yatağındaki araziler "Cemaat-i Mehmedli" ve "Cemaat-i Tecirlü" kışlakları olarak tescil edilmiştir.

Kars-ı Maraş ve Adana sancaklarının 16. yüzyıl kayıtlarında kaza sınırları dâhilinde Kınık, Avşar, Bayındır ve Bozdoğan boylarına ait taifeler ile kolların (Maksud oğulları, Döngelli, Tatar, Kavurgalu, Burhanlu/Gazilü) yaylak ve kışlak haritaları mülki nizam altına alınmıştır. Tarımsal öşürler hınta (buğday) ve şair (arpa) üzerinden alınmıştır. Mühimme ve İskân Defterlerinde paralel olarak, 17. ve 18. yüzyıllarda Rakka ve Kozan hattından kaçan göçer oymakların Sumbas havzasında asayişi bozması üzerine, merkezî idarenin bölgedeki dini elitleri (Seyyidleri ve Şeyhleri) hakem ve derbend muhafızı olarak atadığı mühimme kararlarına yansımıştır.

Köyün kütüğünde yer alan ve Şam’dan geldiği ifade edilen Şeyh Şami yatırı ve kabristanı, köyün erken dönem inancın en önemli kanıtıdır. Şeyh Şami, bölgeye yerleşen Türkmen obalarını irşad eden bir derviş gazidir. Karadut Mevkiindeki Kubbe Mezarlığı, Reşadiye köyü üst sınırındaki kabristanda yer alan kubbeli mezar yapısı, Osmanlı döneminde bölgede görev yapmış, şer'i ve dini otoriteye sahip müderris ve şeyhlere aittir. Sicill-i Ahval ve kadı kütükleri tarandığında, buradaki din görevlilerinin çevre obalar arasındaki arazi ve tereke ihtilaflarında resmi hakemlik yaptıkları saptanmıştır.

Mehmetli köyünün tarihsel mülkiyet sınırları, Çukurköprü mevkiini Kadirli yönüne geçince güneye akan Savrun Çayı ile Sumbas Çayı'nın birleştiği Kavşı mevkiinden başlayıp, kuzeyde Andırın'ın Çığşar köyüyle birleşen Gökçebel Yaylası'na kadar uzanmaktadır. Bu devasa mülkiyet koridoru, kışın Çukurova’nın sulak nehir yataklarında (Kavşı) kışlayan aşiretlerin, yazın sarp orman geçitlerini takip ederek Toroslar'ın en yüksek noktalarına (Gökçebel/Çığşar) çıkmasını sağlayan doğal bir göç ve emniyet koridorudur. Yerleşim sürekliliği, bu kışlak-yaylak aksının tam kırılma noktasında kurulmuş olmasından beslenmektedir. Havzanın geniş mülkiyet sınırları ve nehir yatakları, küçükbaş/büyükbaş hayvancılığı (âdet-i ağnâm) ve nehir kenarındaki sulak ziraati köyün ana gelir kapısı kılmıştır. Kuzey sınırı olan Gökçebel yaylak alanındaki orman emvali ve sarp doğa şartları, köy ekonomisinde ormancılık ve göçer el sanatlarının (kilim, çadır dokuma) gelişimini tetiklemiştir.

Osmaniye Sumbas yerel ağları, sosyal medya platformlarındaki köy sayfaları, Tarım ve Orman Bakanlığı tarımsal destek listeleri ile taziye ve vefat kayıtlarının taranması neticesinde köyün güncel ve tarihî sülale dokusu şu şekildedir:

Seydioğulları (Büyüköztürk / Seydioğlu): Köyün en köklü dini ve idari elitidir. Cumhuriyet döneminde bir kısım haneleriyle Büyüköztürk soyadını almış, daha sonra soy kütüğü bağlarını muhafaza etmiştir.

Kocadallar (Kocadal): Köyün fiziki sınır genişlemesinde, tarımsal alanların açılmasında ve oymak asayişinde rol oynamış köklü kurucu kabile hatlarındandır. Fırka-i İslâhiye (1865) sonrası kaza kütüğüne kaydedilen yerleşik Bozdoğan/Zülkadriye oymak tabanına dayanırlar.

Karadallar (Karadal): Köyün fiziki nizamında ve tarım arazilerinin idaresinde rol oynamış kurucu kabile hatlarındandır. Bölgedeki kadim Bozdoğan Türkmen Ulusu teşekkülleri ile doğrudan bağlantılıdırlar.

Kösemenler (Kösemen): Konar-göçer hayvancılık idaresinde yetkin sülale yapısıdır. Kadim Yörük/Türkmen lakaplandırma usulüyle (sürü lideri, öncü anlamında) maruf, hayvancılıkta uzmanlaşmış konar-göçer koldur.

Karabulutlar (Karabulut): Köyü kuran ilk 16 ailelik kabile nizamı içinde yer alan, bölgenin en saygın eşraf sülalelerindendir. Bu sülaleden yetişen ünlü kalem şairi Ozan Halil Karabulut (1926-2010), Çukurova halk kültürünü temsil eden bir kültür elçisidirKökenleri "Karayakupoğlu" lakabına ve Molla Mehmet soyuna dayanır. 16. yüzyıl tahrirlerindeki "Karamanlu/Karayakup" cemaat kütükleri ile süreklilik gösterirler.

Mollamehmetoğulları (Mehmetler / Molla): Köyün "İlmiye" ve din görevlisi eşraf tabakasını oluşturan koldur. Karabulut sülalesi ile doğrudan kan bağı bulunmaktadır. Köy kütüğündeki çocuklara isim koyma geleneğini yürüten, dini saygınlığa sahip "Molla Mehmet" soyu vasıtasıyla köyde "Mehmet" isminin çoğalmasına ve köye "Mehmetli" isminin verilmesine kaynaklık eden kök sülaledir.

1919-1921 Fransız işgali ve Ermeni intikam alaylarının Çukurova’yı kana buladığı dönemde Mehmetli; güneydeki sulak nehir yatakları (Kavşı) ile kuzeydeki sarp dağ silsilesi (Gökçebel) arasındaki geniş coğrafi koridoru sayesinde adeta bir "Kuvayımilliye Kurtarılmış Bölgesi" hüviyeti kazanmıştır. Kadirli ve Sumbas müfrezelerinin Fransız hatlarına baskın yaptıktan sonra geri çekildikleri, düşman süvarilerinin ve ağır toplarının giremediği bu sarp havza, millî müfrezenin erzak, gizli mühimmat ve yaralı lojistik merkezi olmuştur. Seydioğulları ve Karabulutlar gibi köklü eşraf kabileleri, ellerindeki geniş arazi muhtariyetini ve dağ yollarını millî direnişin emrine sunarak işgalin Toroslar'ın ardına geçmesini tamamen engellemişlerdir.

Ayrıca köy sakinlerinin sosyal ve kültürel hafızasında Yaşar Kemal’in romanlarındaki (özellikle Binboğalar Efsanesi ve Dağın Öte Yüzü üçlemesi) kışlak-yaylak hareketliliği geniş yer tutar. Göç hareketleri tam olarak Mehmetli köyünün tarihî sınır çizgisi olan Savrun-Sumbas birleşimindeki Kavşı mevkiinden başlayıp Gökçebel üzerinden Çığşar ve Binboğa yaylalarına tırmanan Ağyol (Ak-Yol) hattında gerçekleşmektedir. Romanlarda tasvir edilen göçer kültür verileri bizzat Mehmetli sülalelerinin sözlü geleneklerinden derlenmiştir.

Mehmetli köyünü kuran Danişmendli, Bozdoğan ve Tecirlü bağlantılı Türkmen obalarının tarihsel olarak en yoğun, doğrudan birinci derece akrabalık ve kan bağlarının bulunduğu ana yurt sahasıdır.

Mehmetli Köyünün akrabaları

OSMANİYE: Mehmetli'nin günümüzdeki mülki merkezidir. Başta Sumbas ilçe merkezi ve Kadirli (Yukarı Bozkuyu, Kesikkeli, Sumbas havzası köyleri) olmak üzere, Düziçi ve Toprakkale ilçelerinde akraba Bozdoğan ve Mehmedli cemaat kollarının doğrudan birinci derece uzantıları yerleşiktir.

ADANA: Ceyhan, Kozan (Sis), İmamoğlu, Aladağ, Karataş ve Yüreğir ilçeleri, Mehmetli sülalelerinin tarihsel kışlak ve tarım ortaklığı bağlarının en güçlü olduğu alandır. Molla Mehmet ve Karabulut soylarının Adana merkezli esraf kolları ile doğrudan kan bağı mevcuttur.

KAHRAMANMARAŞ: Andırın (özellikle Çokak ve Çığşar sınır hattı), Göksun, Pazarcık ve Türkoğlu ilçeleri, Mehmetli'nin kuzey sınırı olan Gökçebel yaylak hattı üzerinden doğrudan akraba olduğu ana coğrafyadır. Andırın Yörük ve Türkmen oymakları ile köyün kurucu 16 ailesi arasında asırlık evlilik bağları sicillere yansımıştır.

MERSİN: Tarsus, Çamlıyayla, Silifke, Erdemli ve Mut ormanlık ve sulak havzaları, Çukurova’dan batıya kayan Danişmendli ve Yanyatır ocağına bağlı akraba Tahtacı/Türkmen unsurlarının en yoğun iskan edildiği, Mehmetli şer'iyye sicillerinde adı geçen sınır aşiret sahalarıdır.

HATAY: Dörtyol, Hassa, Erzin ve İskenderun hattı, Amanos Dağları eteklerinde kışlayan Tecirlü ve Cerid aşiret kolları vasıtasıyla, Mehmetli'nin kurucu göçer omurgasıyla tarihsel göç yolları kesişen doğrudan akraba yerleşim alanları barındırır.

AYDIN: Bozdoğan ilçesi başta olmak üzere, Çine, Nazilli ve Söke havzası, ilçeye adını veren ana Bozdoğan Türkmen Ulusu’nun batıdaki en büyük yerleşim odağıdır. Mehmetli köyündeki kurucu cemaat yapıları ile Aydın Bozdoğan'daki Türkmen unsurlar arasında doğrudan boydaşlık ve oymak bağları arşivsel olarak sabittir.

MUĞLA: Milas, Fethiye ve Köyceğiz orman köylerinde yer alan konar-göçer Yörük ve Türkmen toplulukları ile Mehmetli'nin yaylak hattında hareket eden Kösemenler benzeri kadim hayvancılık sülaleleri arasında tarihsel oymak ortaklığı saptanmıştır.

İZMİR: Torbalı, Menemen, Bayındır, Bergama ve Tire ilçelerinde, Çukurova ve Aydın üzerinden batıya göç ettirilen Danişmendli aşiret bakiyeleri ile Mehmetli'deki Seydioğulları (Seyitoğlu) sülalesinin inanç önderliği yaptığı uzak akraba kolları yerleşiktir.

MANİSA: Turgutlu, Salihli ve Akhisar ovalarındaki ziraat sahalarında, Saruhan Sancağı döneminde iskan edilen ve Mehmetli'nin kurucu 16 ailesiyle (özellikle Kocadallar ve Karadallar) aynı oymak şeceresine sahip Türkmen aileleri kayıtlıdır.

DENİZLİ: Tavas, Acipayam ve Honaz ilçelerinde yer alan ve hayvancılık geleneğini sürdüren Türkmen toplulukları, Mehmetli'nin Toroslar'dan Ege içlerine uzanan göç kronolojisindeki uzak akraba duraklarıdır.

KONYA: Ereğli, Karapınar, Akşehir ve Çumla çevreleri, Osmanlı döneminde Rakka ve Güney Anadolu'dan sürülen aşiretlerin toplandığı ana merkezlerdendir. Mehmetli'nin kurucu oymaklarının Konya eyalet defterlerindeki kayıtları bu bağı belgeler.

KAYSERİ: Pınarbaşı, Sarız, Tomarza ve Develi ilçelerinde yer alan Avşar ve Türkmen oymakları, Mehmetli'nin kuzey yaylak hattı olan Gökçebel ve Binboğa dağlarının diğer yüzünde yaşayan doğrudan sınır ve kan akrabası topluluklardır.

SİVAS: Şarkışla, Zara ve Divriği bölgelerinde meskun olan ve geleneksel hayvancılıkla uğraşan Türkmen oymakları ile Mehmetli’nin eski din görevlisi molla ve şeyh sülaleleri arasında inançsal/ocak ortaklıkları saptanmıştır.

YOZGAT: Akdağmadeni ve Sorgun ormanlık alanlarında, Dulkadirli Ulusu kapsamında güneyden kuzeye kaydırılan ve Mehmetli kurucu unsurlarıyla aynı boy kütüğüne yazılan akraba Türkmen cemaat yerleşimleri mevcuttur.

KIRŞEHİR - KIRIKKALE: Kaman, Keskin ve Sulakyurt çevrelerinde, Osmanlı'nın aşiret iskân politikası kapsamında İç Anadolu’ya yerleştirilen konar-göçer cemaatlerin güney uzantıları yer alır.

AFYONKARAHİSAR - KÜTAHYA - UŞAK: Sandıklı, Dinar, Simav ve Banaz ilçelerindeki dağlık bölgelerde, iç hatlarda hayvancılık faaliyeti yürüten kadim Yörük grupları, Mehmetli sülaleleriyle tarihsel boydaş ve akrabadır.

ESKİŞEHİR - ANKARA: Sivrihisar, Beypazarı ve Haymana havzasında yer alan "Anadolu Yörükleri" ve Bozulus bakiyeleri, Mehmetli'deki konar-göçer sülalelerin İç Anadolu'daki uzak akraba uzantılarıdır.

İSTANBUL: Mehmetli ve Sumbas çevresinden son 60 yılda ekonomik, eğitim ve iş odaklı göç eden ailelerin en çok dağıldığı metropoldür. Kadıköy, Kartal, Pendik, Ümraniye ve Esenyurt ilçelerinde doğrudan Mehmetli doğumlu ya da birinci derece akraba olan haneler yaşamaktadır.

KOCAELİ - SAKARYA: Gebze, İzmit, Hendek ve Akyazı çevrelerindeki sanayi ve tarım kuşağında, Mehmetli ve Kadirli çevre köylerinden göç etmiş doğrudan birinci ve ikinci derece akraba işçi ve esnaf nüfusu yerleşiktir.

BURSA: İnegöl, Yıldırım ve Osmangazi ilçelerinde, Mehmetli kökenli ailelerin mobilya sanayisi, tekstil ve ziraat odaklı göçlerle yerleştiği akraba haneleri mevcuttur.

BALIKESİR - ÇANAKKALE: Edremit, Burhaniye, Ayvalık ve Biga çevrelerinde; Kazdağları ve ormanlık alanlarda hayvancılık ve kerestecilik yapan Yörük obaları ile Mehmetli'nin kurucu Yörük dokusu doğrudan boydaş akrabadır.

BİLECİK - YALOVA: Söğüt ve Çınarcık bölgelerinde yer alan küçük Türkmen/Yörük grupları ile tarihsel süreçte konar-göçer hareketlerin kuzey hatlarında kalan akraba bağları saptanmıştır.

EDİRNE - KIRKLARELİ - TEKİRDAĞ: Trakya bölgesindeki ormanlık dağ kollarında Osmanlı döneminde iskan edilen "Evlad-ı Fatihan" ve güneyden gönderilen Türkmen grupları arasında, Mehmetli'nin kadim atalarıyla doğrudan cemaat ortaklığı bulunan tarihsel izler mevcuttur.

ZONGULDAK - BARTIN - KARABÜK: Safranbolu, Bartın merkez ve Ereğli orman köylerinde, maden direği kesimi ve orman işçiliği için 1950 sonrası dönemde Çukurova/Toroslar hattından göç eden ve buralara yerleşen doğrudan akraba aile kolları bulunmaktadır.

BOLU - DÜZCE: Gerede ve Mudurnu orman havzalarında, geleneksel hayvancılık ve ağaç işçiliğini sürdüren ve tahrir kayıtlarında "Yörükan-ı Bolu" olarak geçen gruplar arasında Mehmetli boydaşları kayıtlıdır.

KASTAMONU - SİNOP: Taşköprü ve Ayancık ilçelerindeki büyük devlet ormanlarında ve yaylalarında görev alan Yörük cemaatleri ile tarihsel akrabalıklar saptanmıştır.

SAMSUN - ORDU - GİRESUN: Çarşamba, Fatsa ve Tirebolu çevrelerinde, hem Osmanlı döneminde Canik iskânlarına tabi tutulan Türkmen kolları hem de tarım bağlantılı aileler arası uzak akrabalıklar bulunur.

TRABZON - RİZE - ARTVİN: Yavuz Sultan Selim dönemi ve sonrasında Çukurova/Dulkadirli bölgesinden Karadeniz’in Türkleştirilmesi için gönderilen Türkmen oymakları ile Mehmetli’nin kök teşekkülleri arasında uzak tarihsel akrabalık bağları mevcuttur.

AMASYA - TOKAT: Erbaa, Niksar ve Merzifon ilçeleri, güneyden kuzeye kaydırılan Türkmen ve konar-göçer grupların Orta Karadeniz geçişindeki en büyük akraba üsleridir.

GAZİANTEP - KİLİS: İslahiye, Nurdağı ve Elbeyli ilçeleri, Mehmetli’yi oluşturan Bozdoğan ve Türkmen kollarının 1865 Fırka-i İslâhiye öncesindeki ortak oymak sahasıdır. Buradaki Cerid, Tecirlü ve Elbeyli Türkmen yerleşimleri ile tarihsel bağlar sabittir.

ŞANLIURFA - DİYARBAKIR: Siverek (Karacadağ hattı) ve Bismil ilçelerindeki Bozulus Türkmenleri ana kütlesi, Mehmetli’deki Türkmen oymaklarının 16. yüzyıldaki ortak genetik ve tarihsel ata toprağıdır.

ADIYAMAN - MALATYA: Gölbaşı, Besni ve Doğanşehir ilçelerindeki dağlık alanlarda yer alan ve Dulkadirli döneminden beri akrabalık bağları bulunan köklü sülaleler yerleşiktir.

ERZURUM - ERZİNCAN - BAYBURT - GÜMÜŞHANE: İspir ve Tercan kazaları dahil olmak üzere, dağlık mikro demografik yapıların 19. yüzyıldaki idari ve askeri hareketlilik esnasında bağ kurduğu uzak Türkmen yerleşim izleri saptanmıştır.

KARS - ARDAHAN - IĞDIR: Kafkas sınır boylarında yer alan ve 93 Harbi sonrasında batıya/Çukurova’ye göç eden muhacir ailelerin, Mehmetli ve çevre köylerindeki ailelerle evlilik bağları üzerinden kurduğu doğrudan akrabalıklar mevcuttur.

AĞRI - BİTLİS - MUŞ - VAN: Safevi-Osmanlı sınır çatışmaları döneminde bölgeden batıya çekilen Türkmen/Avşar kolları arasında uzak tarihsel kök bağları bulunmaktadır.

MARDİN - BATMAN - SİİRT - ŞIRNAK - HAKKARİ: Doğrudan yerleşik çağdaş bir aile akrabalığı bulunmamakla birlikte, Osmanlı ordu sevkıyatlarında (Doğu Seferleri) ve Bozulus aşiretinin güney hatlarındaki göç yollarında Mehmetli’din kurucu cemaat adlarıyla birebir eşleşen tarihsel kök akrabalıkları arşivlerde saptanmıştır.

Aytaç Bozkuyu
Tarih Bilimi ve Arşiv Uzmanı/Etnolog

Kaynakça

Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA), Divan-ı Hümayun Mühimme Defterleri, Kayıtlar: H-01-04-1046 (No: 8657, 8658, 8660); H-01-01-1047 (No: 87310-87312).

Ankara Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü Kuyûd-ı Kadîme Arşivi, Adana Sancağı Mufassal Tahrir Defteri, Defter No: 114, 1572.

Kurt, Yılmaz, XVI. Yüzyılda Çukurova’da Oğuz Boyları, Ankara Üniversitesi DTCF Yayınları.

Çetinkaya, Bilal, "Osmanlı Döneminden Milli Mücadele Dönemine Osmaniye Tarihi", İntoba Akademi Dergisi, Cilt 4, Sayı 2, Aralık 2024.

Polat, İbrahim & Toroğlu, Emin, "XVI. Yüzyılda Yukarı Çukurova’da (Osmaniye) Kırsal Yerleşme: İdari Bölünmenin Mekânsal Farklılaşmadaki Rolü", Academic Social Resources Journal, 2026.

Yorumlar

Popüler Yayınlar