Vehneli Paşaoğlu / Paşalar Sülalesi
Vehneli Paşaoğlu / Paşalar Sülalesi
Uyarı: Bu araştırma ve analiz çalışması, Emre Taş'ın şahsi yazılı talebi ve beyan ettiği sözlü/görsel veriler doğrultusunda, kişisel bilgilendirme, soy kütüğü incelemesi ve tarihsel/etnolojik merakın giderilmesi amacıyla hazırlanmıştır.
Çukurova, Kadirli, Andırın, Geben, Elbistan ve Maraş çevresinde şekillenen geniş bir tarihî coğrafya içerisinde takip edilmektedir. Sülalenin geçmişine ilişkin arşiv kayıtları, nüfus bilgileri, yerleşim verileri ve aile hafızası birlikte değerlendirildiğinde, ailenin tarihî seyri tek bir köy veya tek bir idarî bölge ile sınırlı kalmayan uzun süreli bir yerleşim ve nüfus hareketliliği içerisinde ortaya çıkmaktadır.
Bu tarihî sürecin en eski arşivsel zemini XVI. yüzyıl Kars-ı Maraş Sancağı kayıtlarına dayanmaktadır. 1563 tarihli Kars-ı Maraş Sancağı Mufassal Tahrir Defteri, bölgenin XVI. yüzyıldaki yerleşim yapısını, nüfusunu, üretim düzenini ve idarî teşkilatını ortaya koyan temel kaynaklardan biridir. Yılmaz Kurt tarafından yayımlanan bu defter, bugün Türk Tarih Kurumu kaynakları arasında yer alan kapsamlı bir arşiv çalışmasıdır.
Bu dönemde Kars-ı Maraş ve çevresi, yalnızca köylerde yaşayan yerleşik nüfusun bulunduğu bir saha değildir. Dulkadirli siyasî ve idarî mirasının şekillendirdiği bölgede Avşar, Cerid, Bozdoğan ve Kürtül gibi Türkmen toplulukları ile farklı cemaat ve oymaklar aynı coğrafi sistem içerisinde yaşamaktadır. Yerleşik köyler ile yaylak-kışlak düzeninde hareket eden topluluklar arasındaki ilişki, bölgenin sosyal ve ekonomik yapısının temel özelliklerinden birini meydana getirmektedir.
arşiv kaynaklarına (1563 tarihli Kars-ı Maraş Mufassal Tahrir Defteri, 1844-1845 Temettüat Defterleri vb.) göre Paşaoğlu Sülalesi Oğuz / Türkmen etnik unsuruna bağlıdır.Paşaoğlu Sülalesi'nin Oğuz-Türkmen soyuna mensup olduğunu ve 16. yüzyıl Kars-ı Maraş tahrirlerinden 20. yüzyıl Kahramanmaraş Divanlı Mahallesi'ne uzanan süreçte kesintisiz bir yerleşim ve kimlik sürekliliğine sahip bulunduğunu arşiv kayıtları doğrulamaktadır.Kadirli – Andırın – Geben – Elbistan hattı, 16-19. yüzyıllar arasında Çukurova Avşarları'nın (özellikle Sevinçli, Deliler, Kırıklı, Karamanlı, Akça-Avşarlı obalarının) birincil yaylak-kışlak güzergâhıdır.
1563 ve 1572 Mufassal Tahrir kayıtlarında Haruniye, Geben ve Kars-ı Maraş genelinde meskûn/konar-göçer olan cemaatlerin kahir ekseriyeti Avşar boyuna tescillidir. 1846 tarihli belgede Elbistan ve Vehne çevresinde hâkim unsur olarak Kuldur (Kürtül) Aşireti ve Boybeyi Osman tescillidir. Ekinözü/Vehne bölgesindeki Kürtül Aşireti'dir. Kürtül Aşireti ise Dulkadirli Türkmen birliği içerisindeki Varsak/Avşar kökenli ana boylardan biridir.
Paşaoğulları (Paşalar) Sülalesi; etnik bakımdan Oğuzlar'ın Avşar (Afşar) boyuna dayanan, Dulkadirli eyalet düzeni içerisinde Kürtül (Kuldur) Aşireti konfederasyonuna dâhil olarak Kadirli-Andırın-Geben hattından Vehne (Gaziler / Ekinözü) köyüne yerleşmiş köklü bir Türkmen hanesidir.
Paşaoğlu Sülalesinin tarihî geçmişi de bu geniş coğrafi yapı içerisinde değerlendirilmelidir. Sülalenin sonraki yüzyıllarda ortaya çıkan yerleşim merkezleri, XVI. yüzyıldan itibaren Kars-ı Maraş, Çukurova ve Toroslar arasında görülen nüfus hareketlerinin devam ettiği tarihî saha içerisinde bulunmaktadır.
XVI. yüzyıldan itibaren Kars-ı Maraş ile Çukurova arasında uzanan saha, Türkmen topluluklarının yaylak ve kışlak düzeninde hareket ettiği geniş bir coğrafi alan meydana getirmiştir. Kadirli ve Çukurova ovaları kışlak özelliği taşırken, Andırın, Geben ve Maraş-Elbistan çevresindeki yüksek sahalar yaylak düzeninin önemli merkezleri arasında yer almıştır. Bu hareketlilik yalnızca hayvancılıkla sınırlı kalmamış, zaman içerisinde konar-göçer toplulukların belirli yerleşimlerde kalıcılaşmasına, hanelerin çoğalmasına ve yeni köy nüfuslarının meydana gelmesine yol açmıştır.
Kadirli–Andırın–Geben hattı bu bakımdan Çukurova ile Maraş-Elbistan havzasını birbirine bağlayan önemli bir tarihî geçiş alanıdır. Bölgenin tarihî kaynaklarında görülen aşiret ve cemaat hareketleri, Çukurova ovaları ile Toroslar ve Maraş havzası arasında sürekli bir nüfus bağlantısı bulunduğunu ortaya koymaktadır. Bu bağlantı, daha sonraki dönemlerde ortaya çıkan yerleşimlerin ve ailelerin tarihî geçmişinin anlaşılması bakımından büyük önem taşımaktadır.
Paşaoğlu Sülalesinin tarihî izleri de bu geniş hareketlilik içerisinde ortaya çıkmaktadır. Sülale hafızasında yer alan Andırın ve Geben bağlantısı, bölgenin tarihî yerleşim ve göç düzeniyle örtüşmektedir. Geben, Andırın ve Kadirli hattının tarih boyunca Çukurova ile Maraş havzası arasındaki geçişi sağlaması, Paşalar ailesinin daha sonraki dönemlerde Maraş-Elbistan sahasında görülmesinin tarihî zeminini oluşturmaktadır.
Bu tarihî güzergâhın önemli duraklarından biri de Vehne'dir. Günümüzde Kahramanmaraş'ın Ekinözü ilçesine bağlı Gaziler yerleşimiyle özdeşleşen Vehne adı, bölgenin tarihî hafızasında eski yer adı olarak yaşamaya devam etmektedir. Yerleşimin Vehne adıyla bilinmesi, aile araştırmasında da önemli bir coğrafi anahtar meydana getirmektedir.
Vehne'nin tarihî önemi yalnızca XIX. yüzyılda ortaya çıkan bir yerleşim merkezi olmasından kaynaklanmamaktadır. XVI. yüzyıl Kars-ı Maraş kayıtları içerisinde bölgenin yerleşim yapısının bulunması, Vehne çevresinin daha erken dönemlerden itibaren insan yerleşimine ve tarımsal faaliyete sahne olduğunu göstermektedir. Bu nedenle XIX. yüzyıldaki gelişmeler, tamamen yeni bir yerleşimin kurulmasından ziyade mevcut yerleşim sahasının nüfus yapısının genişlemesi ve çevredeki toplulukların buraya dâhil olması şeklinde değerlendirilmiştir.
XVII. ve XVIII. yüzyıllarda Çukurova ile Toroslar arasındaki yaylak-kışlak düzeninin devam etmesi, Kadirli, Andırın ve Geben hattı ile Maraş-Elbistan havzası arasındaki insan hareketliliğini daha da güçlendirmiştir. Bu dönem, Paşaoğlu Sülalesinin daha sonraki yerleşim coğrafyasını meydana getiren tarihî zeminin oluştuğu dönemdir. Kadirli ve Çukurova çevresinden Andırın ve Geben üzerinden Maraş ve Elbistan taraflarına uzanan hareketlilik, ailenin XIX. yüzyılda Vehne'de ortaya çıkan yerleşik yapısının tarihî arka planını oluşturmaktadır.
XIX. yüzyıla gelindiğinde Paşaoğlu Sülalesinin arşivlerde takip edilebildiği en belirgin aile çekirdeği ortaya çıkmaktadır. Bu çekirdeğin başında Paso ve eşi Elif bulunmaktadır. Paso, XIX. yüzyılın başlarında yaşayan ve Vehne'de ikamet eden ailenin erkek hane reisidir. Böylece Paşaoğlu Sülalesinin tarihî araştırması, XIX. yüzyılın ilk yarısında belirli bir şahıs, belirli bir aile ve belirli bir yerleşim üzerinden somut bir nitelik kazanmıştır.
Paso ve Elif'in Vehne'de yaşaması, sülalenin bu dönemde artık yerleşik köy nüfusu içerisinde bulunduğunu göstermektedir. Osmanlı Devleti'nin XIX. yüzyılda gerçekleştirdiği nüfus ve ekonomik kayıt çalışmaları sayesinde haneler yalnızca isimleriyle değil, ekonomik faaliyetleriyle de izlenebilir hâle gelmiştir. 1844-1845 yıllarındaki temettüat kayıtları bu bakımdan Paşaoğlu Sülalesi için özel önem taşımaktadır. Hane reislerinin sahip olduğu tarım arazileri, hayvanları, üretim faaliyetleri ve gelirleri üzerinden düzenlenen bu kayıtlar, Paso'nun Vehne'de sıradan bir geçici nüfus unsuru olmadığını, ekonomik faaliyetleri bulunan yerleşik bir hane reisini temsil ettiğini ortaya koymaktadır.
Bu dönemden itibaren Paşaoğlu Sülalesinin tarihî varlığı yalnızca aile hafızasına dayanan bir anlatı olmaktan çıkmakta, Osmanlı'nın nüfus ve ekonomik kayıt düzeni içerisinde takip edilebilen bir aile yapısına dönüşmektedir. Paso'nun ardından gelen kuşaklar, aynı yerleşim çevresindeki nüfus kayıtları üzerinden takip edilebilmekte; böylece aile yapısının XIX. yüzyıl boyunca devamlılığı ortaya çıkmaktadır. Yüklenen araştırma metninde de Paso'nun XIX. yüzyılın ilk yarısında Vehne'de hane reisi olarak izlenebildiği ve bunun sonraki nüfus kayıtlarıyla birlikte ailenin yerleşim sürekliliğini ortaya koyduğu belirtilmektedir.
Paşaoğlu Sülalesinin tarihindeki önemli unsurlardan biri de "Paşalar" adıdır. Ailenin tarihî hafızasında bu ad, sülalenin ayırt edici adı olarak korunmuştur. Paso, Paşo ve Paşa adları arasındaki tarihî ve dilsel bağlantı da bu bakımdan önem taşımaktadır. Osmanlı döneminde ailelerin bugünkü anlamda soyadı yerine baba adı, lakap, meslek, unvan veya aileyi tanımlayan başka bir adla kaydedildiği bilinmektedir. Bu nedenle Paşalar adının aile içerisinde geçmişten gelen bir isim zinciriyle bağlantısı, sülalenin tarihî kimliğinin önemli unsurlarından birini meydana getirmektedir.
Paşalar adının tarihî kökeni, ailenin sosyal konumuyla da birlikte değerlendirilmelidir. Bölgede kethüdalar, cemaat temsilcileri, vergi ve iskân işlerinde görev alan kişiler ile askerî ve idarî hizmetlerde bulunan aileler bulunmaktaydı. Kars-ı Maraş tahrirleri bu sosyal ve idarî yapının ayrıntılarını ortaya koymaktadır. Nitekim XVI. yüzyıl Kars-ı Maraş kayıtları üzerinde yapılan çalışmalarda kethüdaların köy veya cemaatlerin devletle ilişkilerini yürüten temsilciler olarak kaydedildiği görülmektedir.
XIX. yüzyılın ortalarına doğru bölgenin sosyal yapısında yeni bir dönem başlamıştır. 1865'te Fırka-i İslâhiyye'nin Çukurova ve Toroslar'da gerçekleştirdiği askerî ve idarî faaliyetler, konar-göçer toplulukların yerleşik hayata geçirilmesi ve bölgedeki merkezî devlet otoritesinin güçlendirilmesi açısından önemli bir dönüm noktası meydana getirmiştir. Kadirli, Andırın, Kozan ve Maraş çevresindeki idarî yapı bu süreçte yeniden düzenlenmiş, aşiret ve cemaatlerin devlet teşkilatıyla ilişkileri daha sıkı bir hâle gelmiştir.
Ancak Paşaoğlu Sülalesinin Vehne'deki varlığı bu tarihten sonra başlamamıştır. Ailenin Paso dönemindeki varlığı ve Vehne'nin daha eski tarihî yerleşim geçmişi birlikte değerlendirildiğinde, Fırka-i İslâhiyye'nin aileyi bölgeye getiren başlangıç noktası olmadığı görülmektedir. 1865 sonrasında gerçekleşen gelişmeler, mevcut yerleşim düzeninin idarî olarak yeniden şekillendiği ve bölgedeki nüfusun devlet kayıtlarına daha düzenli biçimde dâhil edildiği yeni bir dönem meydana getirmiştir.
Böylece Paşaoğlu Sülalesi XIX. yüzyıl boyunca Vehne'de kökleşmiş, aile yapısını genişletmiş ve yerleşik hayat içerisindeki konumunu sürdürmüştür. Daha sonraki dönemde bölgedeki ekonomik ve sosyal şartların değişmesiyle birlikte aile içerisinde yeni bir hareketlilik başlamış ve sülalenin bir kolu Vehne'den Kahramanmaraş şehir merkezine yönelmiştir.
Bu göçün şehirdeki önemli durağı Divanlı Mahallesi olmuştur. Vehne'deki haneler ile Kahramanmaraş Divanlı Mahallesi'ndeki nüfus kayıtları karşılaştırıldığında aile fertlerinin isimleri, baba adları ve akrabalık ilişkileri üzerinden köyden şehre uzanan aile bağlantısı ortaya çıkmaktadır. Böylece Paşaoğlu Sülalesinin tarihî seyri kırsal bir yerleşimden şehir hayatına geçişle yeni bir aşamaya ulaşmıştır. Bu geçiş, Osmanlı'nın son döneminde Anadolu'da görülen köy-kasaba-şehir hareketliliğinin aile ölçeğindeki örneklerinden biridir. Yüklenen çalışmada da Vehne'den Kahramanmaraş'a ve özellikle Divanlı Mahallesi'ne gerçekleşen bu yerleşim süreci aile kayıtları üzerinden ortaya konulmaktadır.
Bölgedeki birçok soy araştırmasının 1800'lerin ortasından geriye gitmesini engelleyen en büyük yapısal sorun Andırın Nüfus Müdürlüğü'nde geçmişte yaşanan yangın ve I. Dünya Savaşı/Milli Mücadele dönemi kargaşasında kayıtların imha olması gerçeğidir.16. yüzyılda modern manada soyadı olmadığı için şahıslar baba adları veya fiziksel/sosyal lakaplarıyla kaydedilirdi. 1563 defterinin Geben (Kese-i Geben) Nahiyesi ve mülhakı olan yerleşimlerin (Savrun, Sunbas, Andırın) nefer listelerinde "Taş" kelimesi etnik bir isimden ziyade şahıs adı veya lakap olarak aranır. Bu dönemde bölgede yoğun bir şekilde yer alan Türkmen boyları ve oymak cemaatleri taranırken, "Taş" lakaplı (örneğin Taş Ali, Taşoğlu Velî) şahısların Geben’deki dirlik ve timar kayıtlarındaki varlığı, sülalenizin kök saldığı oymak çekirdeğini (Boy/Cemaat bağını) tespit etmemizi sağlar.
XX. yüzyılın başında Maraş ve çevresinin içine girdiği savaş ve işgal yılları, bölgedeki bütün toplumsal yapıları olduğu gibi Paşaoğlu ailesinin yaşadığı çevreyi de doğrudan etkilemiştir. I. Dünya Savaşı'nın ardından Maraş'ın işgali ve Millî Mücadele yıllarında şehir ile çevre köyler arasında güçlü bir insan hareketliliği meydana gelmiştir. Vehne, Ekinözü, Geben, Kürtül ve çevre yerleşimlerde yaşayan topluluklar Maraş havzasıyla tarihî bağlarını bu dönemde de sürdürmüştür.
Bu tarihî süreç içerisinde Paşaoğlu Sülalesinin geçmişi, birbiriyle bağlantılı dört temel coğrafi alan üzerinden okunmaktadır: Çukurova ve Kadirli sahası, Andırın ve Geben hattı, Elbistan-Cela-Vehne bölgesi ve nihayet Kahramanmaraş şehir merkezi. Bu dört saha birbirinden kopuk yerleşimler değil, yüzyıllar boyunca nüfus, ticaret, yaylak-kışlak hareketleri, iskân ve idarî ilişkiler aracılığıyla birbirine bağlanmış tarihî alanlardır.
Paşaoğlu Sülalesinin tarihî seyri, XVI. yüzyıldan XX. yüzyıla kadar uzanan geniş bir coğrafi ve tarihî bütünlük içerisinde ortaya çıkmaktadır. Sülalenin tarihî geçmişinin ilk zemini Kars-ı Maraş ve Çukurova çevresinde şekillenen Türkmen yerleşim ve hareketlilik düzeni içerisinde görülmektedir. 1563 tarihli Kars-ı Maraş Mufassal Tahrir Defteri, bu coğrafyanın XVI. yüzyıldaki idarî, ekonomik ve sosyal yapısını ortaya koyan temel arşiv kaynaklarından biridir ve bölgenin daha sonraki yüzyıllarda yaşayacağı nüfus hareketlerinin tarihî zeminini göstermektedir.
Bu tarihî yapı içerisinde Kadirli, Andırın ve Geben hattı, Çukurova ile Maraş-Elbistan havzasını birbirine bağlayan önemli bir geçiş sahası oluşturmuştur. Yüzyıllar boyunca devam eden yaylak-kışlak hareketleri, aşiret ve cemaatlerin yer değiştirmesi ve zaman içerisinde yerleşik hayata geçişleri, bu coğrafyada ailelerin farklı merkezlerde ortaya çıkmasına ve yeni yerleşim alanlarında kökleşmesine zemin hazırlamıştır.
Paşaoğlu Sülalesinin XIX. yüzyıldaki tarihî varlığı ise Vehne'de açık biçimde ortaya çıkmaktadır. Sülalenin tespit edilebilen en eski erkek atası Paso, eşi Elif ile birlikte XIX. yüzyılın ilk yarısında Vehne'de yaşamış ve burada bir hane meydana getirmiştir. Temettüat kayıtlarıyla görülen hane yapısı, ailenin yerleşik ekonomik hayat içerisindeki konumunu ortaya koymaktadır.
Böylece Paşaoğlu Sülalesinin tarihî güzergâhı, geniş tarihî coğrafya içerisinde şu çizgide ortaya çıkmaktadır:
Kars-ı Maraş ve Çukurova sahası → Kadirli → Andırın/Geben hattı → Maraş-Elbistan havzası → Cela/Vehne → Kahramanmaraş/Divanlı.
Bu güzergâh, sülalenin yüzyıllar içerisinde yerleşim alanlarını değiştiren, ancak tarihî coğrafyanın aynı ana kuşağı içerisinde kalan sürekliliğini göstermektedir.
Paşalar adı da bu tarihî devamlılığın aile hafızasındaki en önemli unsurlarından biridir. Paso, Paşo, Paşa ve Paşalar adları etrafında şekillenen isim zinciri, XIX. yüzyılda Vehne'de yaşayan aile ile daha sonraki kuşaklar arasında kimlik devamlılığını sağlayan başlıca unsurlardan biri olmuştur.
XIX. yüzyılın ikinci yarısındaki Fırka-i İslâhiyye ve idarî düzenlemeler ise ailenin ortaya çıkışını değil, içinde yaşadığı bölgenin idarî ve demografik yapısının yeniden düzenlenmesini ifade etmektedir. Paşaoğlu Sülalesi bu dönüşümden önce Vehne'de yerleşik bir aile olarak bulunmaktadır. Bu nedenle ailenin Vehne'deki tarihi, 1865 sonrasında başlayan bir iskân hadisesiyle açıklanamaz; daha eski bir yerleşim ve aile sürekliliği içerisinde değerlendirilmelidir.
XX. yüzyılın başında Vehne'den Kahramanmaraş'a yönelen aile hareketiyle birlikte Paşaoğlu Sülalesinin tarihî seyri yeni bir aşamaya geçmiştir. Divanlı Mahallesi'ne yerleşen aile, kırsal yerleşim düzeninden şehir hayatına geçerek Maraş'ın sosyal dokusuna dâhil olmuştur. Böylece yüzyıllar boyunca Çukurova, Toroslar ve Maraş-Elbistan havzasında şekillenen aile tarihi, XX. yüzyılda Kahramanmaraş şehir merkezinde devam etmiştir.
Sonuç olarak Paşaoğlu Sülalesinin tarihi, yalnızca bir aile şeceresinin geçmişe doğru sıralanmasından ibaret değildir. Bu tarih, Dulkadirli coğrafyasının siyasî ve sosyal mirası, Türkmen topluluklarının hareketliliği, Kadirli–Andırın–Geben hattının tarihî geçiş özelliği, Elbistan-Cela-Vehne yerleşim düzeni ve nihayet Kahramanmaraş şehirleşmesiyle birlikte şekillenen çok katmanlı bir tarihî sürecin parçasıdır.
Sülalenin arşivlere yansıyan tarihî seyri, Çukurova ve Kadirli çevresinden başlayan, Andırın ve Geben hattından Maraş-Elbistan havzasına uzanan, XIX. yüzyılda Vehne'de yerleşik bir aile yapısına dönüşen ve XX. yüzyılın başlarında Kahramanmaraş Divanlı Mahallesi'ne taşınarak şehir hayatında devam eden kesintisiz bir tarihî çizgi içerisinde ortaya çıkmaktadır.
Bu çizginin merkezinde ise XIX. yüzyılın başlarında Vehne'de yaşayan Paso ve Elif bulunmaktadır. Onların oluşturduğu aile çekirdeği, Paşaoğlu Sülalesinin sonraki kuşaklarının takip edilebildiği tarihî başlangıç noktasını meydana getirmiş; Vehne'den Maraş'a uzanan aile hareketiyle birlikte sülalenin tarihî hafızası bugüne kadar taşınmıştır.
Aytaç Bozkuyu
Tarih Bilimi ve Arşiv Uzmanı/Etnolog
Kaynakça
T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA), H. 937 / M. 1530 Tarihli Dulkadir Eyaleti Toplu Tahrir Cetvelleri.
T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA), H. 971 / M. 1563 Tarihli Kars-ı Mar’aş Sancağı Mufassal Tahrir Defteri.
T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA), H. 1260-1261 / M. 1844-1845 Tarihli Elbistan Kazası, Cela Nahiyesi, Vehne (Gaziler) Karyesi Hane Reisleri ve Temettüat Tahrir Cetvelleri.
T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA), 1262 / M. 20 Ekim 1846 Tarihli Divan Fermanı.
T.C. Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri Başkanlığı Osmanlı Arşivi (BOA), H. 1282 / M. 1865 Tarihli Fırka-i İslâhiyye Harekâtı, Cebel-i Bereket Sancağı İskân ve Tapu Tahrir Belgeleri.
Arslan, H. (2020). "Osmanlı Hâkimiyetinde Maraş'ın İdari Yapısı/Taksimatı I: (Maraş/Dulkadir Eyaleti Dönemi 1531-1848)". İ. Solak (Ed.), Maraş Araştırmaları I içinde (s. 25-112). Palet Yayınları.
Gökbel, A. (2007). Anadolu'da Varsak Türkmenleri. Atatürk Kültür Merkezi Yayınları (Yayın No: 349).
Halaçoğlu, Y. (2009). Anadolu'da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (1453-1650) (Cilt 1-6). Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Kurt, Y. (2011). Çukurova Tarihinin Kaynakları V: 1563 Tarihli Kars-ı Maraş Sancağı Mufassal Tahrir Defteri. Türk Tarih Kurumu Yayınları.
Sümer, F. (1972). Oğuzlar (Türkmenler): Tarihleri - Boy Teşkilâtı - Destanları (2. Baskı). Ankara Üniversitesi Basımevi.
Yorumlar
Yorum Gönder